Labels

About Me

Haberi çeşitli kaynaklardan sorgular ve ziyaretcilerine en doğru haberleri paylaşır.Haberi kaynağına soracaksın... Habersor editoru
akp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
akp etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

AKP milletvekilleri "kurşun asker"

| 26 Haziran 2014 Perşembe |

Olmayan aday için boş kağıda imza!

Cumhurbaşkanı adayını 1 Temmuz’da açıklamaya hazırlanan AKP, 6 gün önceden milletvekillerinden boş kağıda imza toplamaya başladı. Olmayan adaya imza, muhalefetten tepki gördü.

 Bunun vekillik değil “askerlik” olduğunu savunan muhalefet, AKP’li vekilleri, “halktan aldıkları yetkiyi yanlış kullanmakla” eleştirdi. Muhalefete göre, “Başbakan millet iradesine ipotek koydu”

Başbakan Erdoğan, Bakanlar Kurulu’nda zaman zaman başvurduğu boş kağıda imza uygulamasını Meclis’e de taşıdı. Cumhurbaşkanı adayını 1 Temmuz’da açıklayacak olan AKP daha aday belli olmadan imza için milletvekillerine boş kağıt dağıttı.

VEKİLLERİ KUL OLARAK GÖRÜYORLAR

Adı belli olmayan cumhurbaşkanı adayı için imza toplanması muhalefet partilerinin tepkisine yol açtı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Erdoğan Toprak, “AKP’de demokrasi yok, onlar kul olarak görüyor vekilleri. Sadece imzaları alıp gönderiyorlar” dedi.

VEKİLLİK DEĞİL ASKERLİK

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay da boş kağıda imza olayını şöyle yorumladı: “Bu milletvekilliği değil, askerlik. Emir komuta zinciri gibi imza olmaz. Biz adayımızı imzaya açtık. Hiçbir milletvekiline imza atılacak bile demiyoruz. Milletvekilleri gelecek özgür iradeleriyle imza atacaklar. AKP’nin yaptığı demokrasilerde olmaz. Komik bir durum. Adayın adını bile bilmeden imza atan milletvekili halktan aldığı yetkiyi yanlış kullanıyordur.”

BASINDAN ÖĞRENECEKLER

MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, bu uygulamanın AKP’de biat kültürünün sonucu olduğunu belirterek, “ Biz MHP milletvekilleri olarak kime imza verdiğimizi biliyoruz. AKP’nin bu uygulaması beni şaşırtmadı. Sayın Başbakanın bu imza dilekçelerine kimin ismini yazacağını milletvekilleri de basından öğrenecektir. Bu ilginç bir uygulama. Milletin iradesiyle buraya gelmiş milletvekili kime imza verdiğini bilmek zorunda” dedi.

YETERİNCE ABSÜRD

HDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder ise boş kağıda imzayı “Yeterince absürd, tuhaf bir durum “ sözleriyle değerlendirdi.

ADAYLIK İÇİN EN AZ 20 İMZA

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için en az 20 milletvekilinin yazılı teklifinin olması gerekiyor. Her milletvekili ancak bir aday için imza verebiliyor. CHP ve MHP, ortak aday Ekmeleddin İhsanoğlu ismini hafta içinde milletvekillerinin imzasına açmıştı.

GÜLER YILMAZ
TARAF


Tayyip Erdoğan Irak konusunda Kılıçdaroğluna çatmakla yetindi

| 17 Haziran 2014 Salı |

Erdoğan IŞİD elinde rehine olarak tutulan vatandaşlarımızın nasıl sağ salim kurtulacağına pek fazla değinmezken her zamanki gibi yine CHP'ye yüklenmeyi tercih etti. 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Ortadoğu için bataklık benzetmesi yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu ırkçılıkla suçladı. Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun sözleri için, "Bu apaçık cehalettir. Ortadoğu'ya, milyonlarca insanın yaşadığı, vatanlarının olduğu bir bölgeye bataklık demek ırkçılıktır, ayrımcılıktır, faşizmin ortaya çıkmasıdır. Zannedersiniz ki CHP'nin genel müdürü Paris'te, Londra'da doğdu. Tunceli'de doğacak, orada büyüyecek, sonra Ortadoğu'ya bataklık diyeceksin. Bu hem ırkçılıktır hem de aslını, özünü inkardır." dedi.

Başbakan Erdoğan, TBMM'deki AK Parti Grup Toplantısı'nda Irak'ta yaşananlar ve Ortadoğu'ya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, konuşmasının başında, dün vefat eden senarist yazar Ayşe Şasa'yı andı, kendisi için Allah'tan rahmet diledi. Erdoğan, ardından Musul'da yaşanan olaylar etrafında Ortadoğu'ya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, başka bir konuya değinmeden de konuşmasını bitirdi.

Muhalefetin, cumhurbaşkanlığı için aday gösterdiği Ekmeleddin İhsanoğlu'na hiç değinmeyen Erdoğan'ın, bu haftaki konuşması daha önceki haftalara nazaran kısa sürdü. Aynı şekilde grup salonunu dolduran partililerin Erdoğan'a daha önceki haftalara nazaran daha az tezahürat yaptıkları görüldü.


Irak'ta yaşananlarla ilgili, "Bölgemizde bir kez daha çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Türkiye, doğrudan-dolaylı olarak bu gelişmelerden etkileniyor." diyen Erdoğan, Musul'a, IŞİD adı verilen örgüt tarafından saldırı düzenlendiğini ve kentin örgüt elemanlarının kontrolüne geçtiğini dile getirdi. Türk konsolosluğunda yaşananlara değinen Erdoğan, "Konsolosluktakilere kapıları açma çağrısı yapıldı. Irak Kuvvetleri şehri terk ettiği için can güvenliği bakımından çatışmaya girmemekten başka seçeneği bulunmuyordu. Başkonsolos, ailesi ve personelden oluşan 49 vatandaşımız başka bir yere götürüldüler." diye konuştu.

Dün Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Türk TIR şoförlerinin başka bir örgüt tarafından alıkonulduğunu söylemişti. Ancak Erdoğan, "Ayrıca o bölgede çalışmakta olan 31 TIR şoförümüz de IŞİD tarafından alıkonuluyor. Çok yoğun bir gayret içerisindeyiz. Dışişleri'nde bir kriz masası oluşturuldu. Gelişmeler an be an kontrol ediliyor." diye ifade etti. 



Bayrak indirme reklamdı gerçek oldu.

| 10 Haziran 2014 Salı |

Diyarbakır'da PKK sempatizanı bir gösterici tarafından Türk Bayrağı'nın indirilmesi tüm yurtta protesto edildi.

Diyarbakır'da bir göstericinin önceki gün 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk Bayrağı'nı indirmesi tüm yurtta protesto edildi. İstanbul'daki gösterilerde Ülkücü bir grup genç, AK Parti'nin 30 Mart seçimlerinde kullandığı reklam filmine gönderme yaparak, etten duvar örüp bayrak dikti.

Türkiye dün geceyi ayakta geçirdi! Diyarbakır'da bir göstericinin Türk Bayrağı'nı indirmesiyle başlayan gerginlik sürüyor. Devletin zirvesinden ardarda sert açıklamalar gelirken Ülkü Ocakları, tüm yurtta bir dizi protesto gösterisi gerçekleştirdi. Ankara'da Kızılay'da yürüyüş yapılırken İstanbul'da da Mecidiyeköy'de toplanan gençler, Diyarbakır'da yaşanan olayları protesto etti.

AK PARTİ REKLAMINA GÖNDERME

İstanbul'daki gösterilerde binlerce genç Mecidiyeköy meydanında toplanırken bir grup gösterici de AK Parti'nin 30 Mart yerel seçimlerinde kullandığı reklam filmine gönderme yaptı. Yön tabelasında etten duvar ören gençler, Türk Bayrağı astı.

POLİS, GRUBUN ÖNÜNÜ KESTİ


Kalabalık grup, dün saat 21.00'de Mecidiyeköy'den Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Ancak yürümek isteyen kalabalık Şişli'ye doğru yürümeye başladı.

Halaskargazi Caddesi üzerinden Şişli Camii önüne kadar gelen grubun önü burada TOMA ve Çevik Kuvvet ekipleri tarafından kesildi.

Polis, toplanan kalabalığın Taksim'e yürüyüşüne izin verilmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine, Şişli Camii önünde biriken kalabalık, önce tekbir getirdi, ardından İstiklal Marşı'nı söyledi.

"ÜLKÜCÜ YEMİNİ"

Ülkü Ocakları İstanbul Şube Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, yüksek bir noktaya çıkarak kalabalığa seslendi.

Konuşma sırasında grup sık sık tekbir getirdi. Yıldırım'ın konuşmasının ardından "Ülkücü Yemini" edildi. Kalabalık grup daha sonra 'Hükümet istifa', 'Hepimiz ölelim, bayrağımız yaşasın' sloganları attı.


Soma komisyonunda Onun oyu şimdiden belli.

| 8 Haziran 2014 Pazar |

Soma'da yaşanan facianın ardından TBMM'de kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna, AKP Manisa milletvekili Muzaffer Yurttaş da üye seçildi. Yurttaş faciadan önce Soma'daki madenlerin incelenmesini ve araştırma komisyonu kurulmasını isteyen CHP önergesine karşı çıkmıştı.

TBMM'de Soma madenleri konusunda biri facia öncesi, diğeri de facia sonrası iki ayrı Meclis Araştırma önergesi verildi. 22 gün arayla verilen veKarşı çıktığı Soma komisyonuna üye olan AKP'li milletvekili biri reddedilip, diğeri kabul edilen her iki Meclis Araştırma önergesi üzerinde de, AKP Manisa milletvekili Yurttaş konuştu.

Kaza öncesi 29 Nisan günü görüşülen CHP'nin önergesi hakkında '' İş sağlığı ve güvenliği konusunda tedbirleri aldık. Soma’daki maden işletmeleri, madencilik sektörü açısından dünyadaki ve Türkiye’deki pek çok madene göre daha iyi konumdadır'' dedi ve Meclis Araştırması açılmasına karşı çıktı.

Yurttaş, 21 Mayıs 2014'de ise ''Madencilik sektörü yeniden ele alınıp, masaya yatırılmalıdır. Gerekli yasal düzenlemeler gözden geçirilmelidir. İş sağlığı ve güvenliği konusunda kömür madenleriyle ilgili özel düzenlemeler yapılmalıdır'' dedi ve bu kez Meclis Araştırması açılmasına onay verdi.

Soma'da 13 Mayıs 2014 günü meydana gelen ve 301 madencinin ölümüyle sonuçlanan kaza ile, madenleri ve iş güvenliğini inceleyecek olan TBMM Komisyonu, 5'i kadın 17 milletvekilinden oluştu. Komisyon başkanlığına AKP Aksaray milletvekili Ali Rıza Alaboyun seçildi. Komisyonda AKP'den Yılmaz Tunç, Canan Çelik, Ali Aydınlıoğlu, Fatoş Gürkan, Nesrin Ulema, Ayşe Türkmenoğlu, Vural Kavuncu, Selçuk Özdağ ve Muzaffer Yurttaş, CHP'den Namık Havutça, Özgür Özel, Hasan Ören, Sakine Öz, MHP'den Necati Özensoy ve Erhan Akçay, HDP'den Faysal Sarıyıldız bulunuyor.


Be ve Ce planı ne ola ki?

| 4 Haziran 2014 Çarşamba |

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklar konusunda hükümetin B ve C planı sorusuna "Bu tür yapılacak şeyler söylendiği zaman buradan netice alınabilir mi? Tüm bu süreç şu anda güvenlik güçlerimiz tarafından takipte, olayın birçok boyutu var. Onların hazırlıkları içerisindeyiz. Hazırlıklarla birlikte hem parlamento hem parlamento dışı bütün adımlar bu noktada atılmış olacak" şeklinde cevap verdi.





Akp Yalova seçimine yine itiraz etti!

| 1 Haziran 2014 Pazar |

Seçimler yine iptal mi edilecek

AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, Yalova sonuçlarına itiraz ettiklerini açıkladı.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Abdulhamit Gül, Yalova'daki belediye başkanlığı seçimine ilişkin, "Bugün Yalova'da şu an kesin olmayan sonuçlar var ama Yalova halkımızın vermiş olduğu karara saygılıyız.

 Şu anda ilgili avukat arkadaşlar, Seçim Kurulunda gerekli itirazları yapıyor. 800-900 civarında oyla ilgili itirazlarımız baki" dedi.


Faiz Başbakan ile bakanların arasını açtı.

| 29 Mayıs 2014 Perşembe |

Zaman gazetesi yazarı Şahin Alpay, yurttaşların Başbakan Erdoğan'ın daha da otoriterleşmesinden kaygı duyduğunu dile getirdiği yazısında, karamsar olmadığını belirtti. Alpay, AK Parti içinde büyük bir huzursuzluk yaşandığını iddia etti.

'TÜRKİYE O KADAR İLKEL DEĞİL'

Alpay, "Türkiye’nin Erdoğan ve kliğinin sandığı kadar ilkel bir toplum olmadığını, Erdoğan’ın gönlünde yatan türden bir rejimi sineye çekemeyecek kadar gelişmiş bir ülke olduğunu, olumsuz gidişe sonunda AKP’nin bile katlanamayacağını" yazdı.

Şahin Alpay'ın 'Yenilmeye mahkûm otokrat' başlıklı yazsının ilgili kısmı şöyle:

Yurttaşların artan bir bölümü ise, Erdoğan’ın başında olduğu hükümetin Türkiye’yi sürüklediği kutuplaşma ve kargaşadan derin kaygı duyuyor. Bunlar arasında yayılan bir endişe ise, bu gidişe dur demenin mümkün olamayacağı. Bu yurttaşlar Erdoğan’ın cumhurbaşkanı seçilip Çankaya’dan partinin ve hükümetin denetimini elinde tutacağından, gelecek yaz yapılacak genel seçimleri de kazanıp anayasayı değiştireceğinden, Rusya benzeri bir otoriter rejimi yerleştirip en az on yıl daha Türkiye’ye hükmedeceğinden kaygı duyuyor.

AKP'DEKİ HUZURSUZLUK BUZDAĞININ GÖRÜNEN UCU

Ben ise hayli zamandır gerek yazılı, gerek sözlü yorumlarımda, karamsarlığa mahal olmadığını, Türkiye’nin Erdoğan ve kliğinin sandığı kadar ilkel bir toplum olmadığını, Erdoğan’ın gönlünde yatan türden bir rejimi sineye çekemeyecek kadar gelişmiş bir ülke olduğunu, olumsuz gidişe sonunda AKP’nin bile katlanamayacağını savunuyorum. Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Merkez Bankası’nın bağımsızlığıyla ilgili çıkışları, AKP’deki huzursuzluk buzdağının sadece görünen ucu.


Tayyip gider Ak Parti biter!

| |

Başbakan Erdoğan'ın Köşk'e çıkması halinde partinin başına kimin geçeceği tartışılırken geçmişte yaşanan benzer hadiseler endişe yaratıyor.

30 Mart erel seçimleri öncesi Ak Parti'de Başbakan Erdoğan'ın aday olup olmayacağı belirsizliğini korumaya devam ediyor. Başkent kulislerinde farklı iddialar gündeme gelse de parti kanadından bu konuyla ilgili yapılmış net bir açıklama yok. Anap'ın başına gelenler ve Demirel'in Tansu Çiller modelinin başarısız olması AK Partilileri kara kara düşündürüyor.

KARŞI ÇIKAN DA VAR DESTEKLEYEN DE

Parti içerisinde Erdoğan'ın Köşk'e çıkmasını isteyenler kadar, buna karşı çıkanlar da var. Bazı isimler bunu açık açık dile getirmese de Erdoğan'ın Köşk'e çıkması halinde partinin dağılacağını düşünüyor. 4 dönemdir Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı yapan Melih Gökçek de dün yaptığı açıklamada "Bizim gönlümüzden geçen Başbakan'ın Köşk için bir dönem daha beklemesi yönünde" diyerek parti içindeki görüşleri dışa vurdu.

AK PARTİ, Anap GİBİ OLUR MU?

AK Parti’nin akıbetinin de Turgut Özal sonrası Anap gibi olması, Erdoğan sonrası gerileme devrine girmesi endişesi parti kademelerinde yayılırken Abdullah Gül konusundaki belirsizlik de devam ediyor. Cumhurbaşkanı Gül'ün "Ben yokum, bugünkü koşullarda. Ben emanetçi başbakan, parti başkanı olmam" sözlerinin ardından Başbakan Erdoğan da farklı alternatifleri gündemine aldı. Erdoğan için Cumhurbaşkanı olarak hem hükümeti hem partiyi fiilen idareye devam etmek istediği iddiaları da dillendirilmeye başlandı.

DEMİREL TAKTİĞİ İŞE YARAR MI?

Erdoğan'ın Köşk'e Cumhurbaşkanı Gül'ün de Başbakanlık koltuğuna oturması durumunda bir başka senaryo daha gündeme geliyor. 1993 yılı yazında Başbakanlık koltuğuna oturan Süleyman Demirel daha sonra koltuğunu Tansu Çiller'e bırakarak Köşk'ün yolunu tutmuştu. Bu andan itibaren yavaş yavaş gücünü yitirmeye başlayan DYP zamanla unutulup gitti.


2014 de sağlık'ta büyük zamlar geldi.

| 28 Mayıs 2014 Çarşamba |

TÜİK verilerine dayanarak yapılan araştırmaya göre, 17 sağlık madde fiyatının tamamında artış yaşandı. Sağlık madde fiyatlarında en dikkat çeken artışlar yüzde 6,71 artışla sezaryen ücretlerinde oldu.


Artık Parası olmayana sağlık hizmeti de yok

2014 yılı Ocak ayında 989,37 TL olan sezaryen doğum ücretleri 2014 yılı Nisan ayında 1055,78 TL'ye çıktı. Yüzde 5,86 artışla ameliyat ücreti oransal değerlendirmede ikinci en fazla artan sağlık madde fiyatı oldu. Diş dolgu ücreti 2014 yılı Ocak ayında 86,58 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 90,66 TL'ye yükselerek yüzde 4,71 arttı. Diş çekme ücreti 2014 yılı Ocak ayında 55,20 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 58,13 TL'ye yükselerek yüzde 5,30 arttı.

 Normal doğum ücreti 2014 yılı Ocak ayında 809,37 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 851,55 TL'ye yükselerek yüzde 5,21 arttı. Hastane yatak ücreti 2014 yılı Ocak 118,10 TL iken 2014 Nisan ayında 119,78 TL'ye yükselerek yüzde 1,42 arttı. İlaç ücretleri 2014 Ocak ayında 9,88 TL iken bu rakam 2014 yılı Nisan ayında 9,92 TL'ye yükselerek yüzde 0,46 arttı.

"MAAŞLARA YAPILAN ZAMLAR 4 AYDA YOK OLMA NOKTASINA GELDİ"

Türk Sağlık-Sen Genel Başkanı Önder Kahveci, araştırmaya ilişkin ANKA'ya yaptığı değerlendirmede, maaşlara yapılan zamların 4 ayda yok olma noktasına geldiğini belirterek, şöyle konuştu:

"Her şey zamlanıyor; fakat enflasyon farkını istemeyen Memur-Sen'in imzaladığı toplu sözleşme nedeniyle memurun maaşı eriyip gidiyor. Önümüzdeki aylarda da memur maaşları enflasyona yenik düşecek. Ekonomi çevrelerinin yıllık enflasyonun çift haneli rakamlara ulaşacağı sözlerini de değerlendirdiğimizde memurların zammı enflasyon karşısında buharlaşacak."


Kemal Kılıçdaroğlu: "Bi git be adam"

| |

Kemal Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a “Senin defolup gitmen lazım” dedi.

KILIÇDAROĞLU'NDAN ERDOĞAN'A "SENİN DEFOLUP GİTMEN LAZIM"

Partisinin grup toplantısında konuşma yapan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Başbakan Tayyip Erdoğan’a sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu Erdoğan için “3 gün sussa Türkiye’de huzur olur. Her gün konuşuyor her gün kavga. Sürekli bir gerginlik ortamı yaratılıyor ve belli siyasi partiler bunlardan beslenmeye çalışıyor” şeklinde konuştu.

 CHP lideri Kılıçdaroğlu “Toplumu bölüyor, renklere tahammül edemiyor. Senin defolup gitmen lazım” ifadelerini kullandı. Okmeydanı’nda yaşananlara da değinen Kemal Kılıçdaroğlu “Yüzü maskeli elinde silah olayları çıkaranlar kimse bunları çıkarsınlar. Gezi olaylarında TOMA’ya Molotof atan polisleri gördük. Hükümetin bir an önce bunu çıkarması lazım” dedi.

​Huzur istiyoruz ama huzurlum bir Türkiye yok. Bu kötü günler arasında bize bir armağan hediye edildi. Nuri Bilge Ceylan Cannes’da Altın Palmiye aldı. Onunla gurur duyuyoruz. Onun filmlerinin her karesi bir sanat eseri gibidir. İzlerken duygulanırsınız. Fazla konuşma yoktur ama kendinizi filmin içinde hissedersiniz. O bir sinema bilgesidir. Tekrar yürekten kutluyorum bize armağan ettiği ödül için.

Taşeron işçiliğin kaldırılmasını isteyen tek parti CHP’dir. Taşeron işçilik döneminin bitmesi lazım. Defalarca bütün mitinglerde bunu dile getirdim. TBMM binası dahil bütün kamu kurumlarında taşeron işçi çalıştırılıyor. Sendikalara sesleniyorum. Taşeronluğa karşıysanız adresiniz CHP’dir. Taşeronluğu Türkiye’ye bela eden bu düzeni savunacak mısınız savunmayacak mısınız? Soma eylem yapan bütün işçi kardeşlerimizi yürekten kutluyorum. Sizin emeğinizi satan sendikacılara sakın güvenmeyin. Her zaman sizin yanınızda olacağız.

İKİ MİLYON TAŞERON İŞÇİYE SESLENİYORUM

Ama hala gidip de sizin emeğinizi sömüren, örgütlenmenize engel olan bir siyasal partiye destek verirseniz başınıza daha çok şey gelecek. Hep beraber ağlayacağız ama ağlamak çözüm değil. Çözümü beraber üreteceğiz. AB’de, ABD’de, Japonya’da hangi haklar varsa Türkiye’de de o haklar olsun diyoruz biz. 2 milyon taşeron işçiye tekrar sesleniyorum. Kimse kusura bakmasın. Sizin yeriniz, sizin ocağınız CHP’dir. Siz halktan birisiniz. Sizin haklarınızı arıyoruz. Ne arıyorsunuz sağda solda. Umut mu bekliyorsunuz. Onlardan size umut yok. onların kendisi köşeyi dönmeyi istiyor.

Ölen kardeşlerinizin mücadelesini yapmak zorundasınız. Onlar da işçiydi siz de işçisiniz. Onlar da çalışıyorsunuz siz de çalışıyorsunuz ama emeğinizi sömürtmeden. Yeriniz artık bellidir. Geleceksizin. eliniz mahkum. Ya sömürülmeye katlanacaksınız ya da ben de emeğimin hakkını almak istiyorum diyeceksiniz.
Türkiye riskli bir sürecin içine girdi. Gerginlik yaşanıyor ülkede. Kullanılan dil gerginliği besliyor. Tekerlek kırıldıktan sonra yol gösteren çok olur ama biz tekerlek kırılmadan önce yol gösteriyoruz. Siyasetçinin sorumluluğu aydınlardan biraz daha fazladır. Çünkü temsil yetkimiz var. Halktan oy almışız. Kendisi sorun olan iktidara karşı çözüm üretmeliyiz.

“ÜÇ GÜN SUSSA ÜLKEDE HUZUR OLUR”

Emin olun 3 gün sussa Türkiye’de huzur olur. Her gün konuşuyor her gün kavga. Sürekli bir gerginlik ortamı yaratılıyor ve belli siyasi partiler bunlardan beslenmeye çalışıyor. Biz muhalefete görevimizi yapıyoruz. Hükümet ülkeyi akılla yönetmeli öfkeyle değil. Kendisiyle kavga eden bir siyasal anlayış olabilir mi?

“GERGİNLİK OLMASIN DİYE BAZI HATALARI GÖRMÜYORUZ”

Toplumda kutuplaşma gerginlik omasın diye çok hassas davranıyoruz. Bazı hataları toplumda fazla kutuplaşma olmasın diye görmüyoruz. Soma olaylarında Gezi olaylarında toplumda kutuplaşma olmasın diye çok hassas davrandık.
Biber gazını copları bizim milletvekillerimiz yedi. Neden? Vatandaşın çocuğu dövülmesin biber gazı yemesin diye. Yanlış mı yapıyoruz biz acaba.

Yüzü maskeli elinde silah olayları çıkaranlar kimse bunlar bunları çıkarsınlar. Biz bunlara karşıyız. Her zaman söyledim yine söylüyorum. O kişiler acaba kim? Gezi olaylarında TOMA’ya Molotof atan polisleri gördük. Şimdi toplumda bu kutuplaşmayı yaratanlar kimler. Hükümetin bir an önce bunu çıkarması lazım.
Ben 68 kuşağındanım. Hep ülkemin bağımsızlığını savundum, huzuru savundum. 1960 ihtilali sonrası üç siyasetçiyi darağacına gönderdik. o dönem belki birileri alkışladı ama bugün siyasetçilerin idam edilmesinin ne kadar yanlış olduğunu hepimiz görüyoruz.

Daha sonra üç gencimizi idame gönderdik. Neden? İntikam hırsıyla.
Biz yaşananlardan ders çıkarmak zorundayız. Uygar dünya yaşadığı acıları bir toplumsal kazanıma dönüştürdü.
Biz tarihten ders almadık. O acıları toplumsal kazanıma dönüştüremedik. birileri geldi bizi geçti biz toplumu ayrıştırarak yeni fay hatları yaratarak toplumu bölüyoruz.
Bugün cumhuriyet tarihinin en büyük kırılmasıyla karşı karşıyayız. Toplum ayrışmış durumda. Ayrıştıran bölen halkı kullanan halkı kendisine köle haline getiren siyasetçiler.

Eğer siz karşınızdaki insanı insan yerine koyup onun derdini acısını bilirseniz, acısını paylaşabilirseniz toplumsal kazanım yakalarsanız. Ama onu ötekileştirirseniz yakalayamazsanız. Siz düşünebiliyor musunuz empati kuramayan bir siyasetçi? Onu oy makinesi olarak gören bir siyasetçi. Onun sorunlarına çözüm üreten değil. Türkiye onları aşmak zorundadır.. Yeni bir Türkiye’yi yaratacağız. Farklılıklarımız var mı elbette var. Ama onları zenginlik olarak göreceğiz. Eğer siz birisini ötekileştirirseniz, yaptığınız tüm haksızlıkları meşrulaştırmış olursunuz.
İnanç açısından, mezhep açısından ötekileştirir ve ondan sonra söyleyeceklerine meşruluk kazandırmaya çalışır. Bakın tarihe. Biz bunlardan ders çıkardık mı? Hayır ders çıkarmadık. Her seferinde başa dönüyoruz. Biz kalkınamıyoruz, büyüyemiyoruz.

Kendi iç sorunlarıyla sürekli kavga eden bir siyaset anlayışını bir tarafa bırakmak zorundayız. Bizde güzel bir laf var “Susma sustukça sıra sana gelecek” işçilerimizin söylediği.
Sadece sizin sorunlarınızı değil Türkiye’deki bütün işçilerin sorunlarını çözmeye talibiz. Emeklinin sorunu, çiftçinin sorunu, işçinin sorunu, ev hanımlarının sorunu hepsini çözmeye kararlıyız.
Ama bu slogan ne zaman atılıyor? Sıra onlara geldiği zaman atılıyor. Oysa bizim inancımızda haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır deniyor. Haksızlıklara karşı susmayacaksın.

“BU SENDİKA DÜZENİNİ, SENDİKA AĞALIĞINI YIKACAĞIZ”

Ben isterdim ki TEKEL işçileri Kızılay’da dövüldüğü zaman Türkiye’nin bütün işçileri Ankara’da olsun. ben isterdim ki Soma’da 301 işçi hayatını kaybederken bütün sendikalar orada olsun. Ama bunlar olmuyor. İşçi kardeşim size sözüm var, bu sendika düzenini, sendika ağalığını yıkacağız ve onlardan da hesap soracağız.
Ayrışmadan söz ettik, kamplaşmadan söz ettik. Siz kamplaştırırsanız renkleri yok edersiniz. Bir siyah kalır bir beyaz kalır. Oysa güneş bile yedi renkli. Neden politikacı sert bir dil kullanıyor? Neden umut vaat etmiyoruz. Neden hep kavga ediyoruz. Neden ağzını açtığı zaman tepeden tırnağa hakaretlerle bu insanı maruz kalıyor. Bakın 301 işçi hayatını kaybetti. Ben de Soma’ya gittim. Bir kadıncağız bize sitemini yaptı. Yanımdakine de bu kadıncağız haklı dedim.

“ÖRNEK VERDİĞİ TARİHTE DAHA AMPUL İCAT EDİLMEMİŞTİ”

Sonra bir de bu ülkenin başbakanlık koltuğunda oturan zatta gitti. Evet gitmesi gerekir. Gayet güzel, bakın 301 kişi hayatını kaybetmiş. Yaş ortalaması 10 olan 432 çocuk yetim kalmış. Eşler yok, evlatlar yok. Büyük acı yaşanıyor. Bu gidiyor, sanki miting meydanı gibi kürsüyü koyuyor, başlıyor konuşmaya. Doğal bir ölüm kabul ediyor. Madenciliğin fıtratında doğasında böyle ölümler var diyor ve 1870’in 60’ın İngiltere’sinden örnek veriyor. 1860’da Abdülmecit tahtta ve ampul icat edilmemiş. Sen nasıl bu örneği verirsin. Bundan sonra Soma ayağa kalıyor. Herkes itiraz ediyor, yuh çekiyor. Efelenerek vatandaşın üzerine yürüyor. Yuh çekersen tokadı yersin diyor.

“SENİ TOKATLAYAN ADAMIN HALA ARKASINDAYSAN ORAYA BEN ÜÇ NOKTA KOYUYORUM”

“Yahudi dölü” diye ona hakaret ediyor. Sonra 4 bin polisle gidiyor ve de markete sığınmak zorunda kalıyor. Sonra marketteki bir vatandaşı da tokatlıyor. İlk kez bizim tarihimizde, bir ülkenin başbakanı kendi vatandaşını tokatlıyor. Bu ülkenin insanlarının 76 milyonun vicdanına sesleniyorum. Seni tokatlayan adamın hala arkasındaysan oraya ben üç nokta koyuyorum. Kimse kusura bakmasın.
Böyle bir şey olabilir mi? Bu şu demek, gidiyorsunuz cenaze evine başsağlığı dilemeye. Cenaze sahibine hakaret ediyorsunuz, bir de dövüyorsunuz. Biz oraya acıları paylaşmak için gittik. Onlar itiraz eder elbette eder. Düne kadar kim dinledi onları? Adam yerine bile koymadılar. Gideceksiniz çalışacaksınız dediler.


Çatı adayı Erdoğan'ı üzecek.

| |

"ÇATI ADAY" ERDOĞAN'A İLK MAĞLUBİYETİNİ TATTIRACAK

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın 'Çatı aday' konusuyla ilgili yaptığı "Aslında Pensilvanya'daki zat uyuyor ama onun da üniversite diploması yok" sözlerine tepki gösterdi.'

Hamzaçebi, "O otursun kendisine baksın. Kendisi Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Olmanın hesaplarını yapıyor, müzakerelerini yapıyor, ittifaklar arıyor. Ama Recep Tayyip Erdoğan ilk büyük yenilgisini bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde alacaktır" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hamzaçebi, 'Çatı aday' konusunu değerlendirdi. Hamzaçebi, "Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi adayı olarak da bakmamak gerekir buna. Bu aday başka bir partiden de olabilir. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partili bir adayı tarif etmiyoruz. Böyle bir tarifimiz yok. Milliyetçi Hareket Partisiyle buluştuğumuz çok temel bir nokta var; Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı olmamalıdır" dedi.

Hamzaçebi, "Cumhurbaşkanı bütün toplumun birliğini temsil eden bir kişidir, bir partinin adayı değildir" diyerek, şöyle devam etti:

"Şüphesiz bir partiye mensup olabilir ama seçildiği andan itibaren Cumhurbaşkanı Anayasamıza göre tarafsız olmak zorundadır. Biz tarafsız cumhurbaşkanını tarif etmeye çalışıyoruz. Seçildiği anda partisiyle bir bağı varsa bu kesilecek ve toplumu temsil edecek. Çatı direkler, sütunlar üzerine yükselir. Direklerden herhangi biri olmaz veya eksik olursa sadece bir partinin oyuyla seçilip de ve o partiyi temsil eden bir kişi olarak hareket ederse bunun adı cumhurbaşkanı olmaz, partili bir cumhurbaşkanı olur, bu çatıda ayakta kalmaz çöker. Dolayısıyla aday bu şekilde olmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisi adayı olarak da bakmamak gerekir buna. Bu aday başka bir partiden de olabilir. Cumhuriyet halk Partili ve Milliyetçi Hareket partili bir adayı tarif etmiyoruz. Böyle bir tarifimiz yok. Milliyetçi Hareket Partisiyle buluştuğumuz çok temel bir nokta var Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı olmamalıdır. Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhurbaşkanı olduğu Bir Türkiye, özgürlüklerden uzaklaşmış, insan hak ve özgürlüklerini kilitlemiş, bunların önüne engel koymuş tutsak bir Türkiye demektir. Bu kadar yolsuzluğa, şaibeye bulaşmış bir kişi Türkiye'de Cumhurbaşkanlığı makamına layık değildir."

'MHP İLE ÖNEMLİ OLAN İLKELERDE MUTABIK KALMAK'

"MHP ile bir temas başladı mı?" sorusuna Hamzaçebi, "Temas, bir şekilde olur. Önemli Olan ilkelerde mutabık kalmak" diye cevapladı.

Hamzaçebi, Başbakan Erdoğan'ın 'Çatı aday' öneriyle ilgili yaptığı "Aslında Pensilvanya'daki zat uyuyor ama onun da üniversite diploması yok" sözlerinin hatırlatılması üzerine ise şöyle konuştu:

"Kendisi mi düşünüyordu acaba, herhalde espri yapmıştır. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. O otursun kendisine baksın. Kendisi Cumhurbaşkanı olamayacaktır. Olmanın hesaplarını yapıyor, müzakerelerini yapıyor, ittifaklar arıyor. Ama Recep Tayyip Erdoğan ilk büyük yenilgisini bu Cumhurbaşkanlığı seçiminde alacaktır. Ben buna inanıyorum."

Başbakan Erdoğan'ın 'Cadı avı' açıklamasına yönelik Hamzaçebi, "Amerika'da bir dönem 50'li yıllarda McCarthy dönemi vardı. O döneme benziyor. Yapsın bakalım. Türkiye hukuk devletidir. Bugün hukuku, egemenliği gücü altına almaya çalışan bir Tayyip Erdoğan vardır. Ama Türkiye'de hukuku milleti teslim alamayacaktır. Bu o kadar kolay değildir. Hukuk vardır. Kanunlarla kamu görevlilerinin görevlerine son verebilir, bunları yapıyor HSYK'da yaptı, başka kurumlarda yaptı. Bunların döneceği yerler vardır. En son milletten dönecektir. Sanmasın ki Bu yüzde 43 oy, onun antidemokratik otoriter uygulamalarına destektir. Hayır, hala 43 oyu yanlış yorumlayan bir Başbakan vardır."


Erdoğan kurmaylarına kızdı köpürdü: "Tembel tembel oturmayın."

| 27 Mayıs 2014 Salı |

AK Parti'nin anketinde Erdoğan'a büyük şok

Soma faciasının ardından AKP’nin yaptığı anketler, hükümetin oylarının düştüğünü gösterdi. Köşk seçimi yapılan ankette de Gül’ün önde olması Erdoğan’ı çok kızdırdı. Kurmaylarına 'tembel tembel oturmayın' dedi.

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yenilenmesine karar verilen Yalova ve Ağrı seçimlerine kısa bir süre kala Ankara’da tansiyon yükseldi.

 Başbakan Erdoğan’ın masasında iki ille ilgili seçim anketleri bulunuyor. Anketlerde, AKP’nin oylarının iki ilde de düşük çıktığı öğrenildi. Bu nedenle Başbakan Erdoğan’ın, kurmaylarını fırçaladığı ve “Ankara’da tembel tembel oturmayın” diyerek parti yöneticilerini fırçaladığı bildirildi.

Türkiye, Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi açıdan kritik bir haftaya girdi. 1 Haziran’da iki ilde yenilecek olan seçimler Cumhurbaşkanlığı seçimleri için de gösterge olacak. Bu nedenle Başbakan Erdoğan, Ağrı ile Yalova’da yapılacak seçimlere büyük önem veriyor.

Taraf gazetesinden Hüseyin Özay'nın haberine göre; Soma’da yaşanan facianın ardından çeşitli anketler yapıldı. Bu anketlerle Cumhurbaşkanlığı ve iki ildeki seçim eğilimleri ölçülmeye çalışıldı. AKP yöneticilerinden edinilen bilgiye göre, Soma faciasının ardından oylarda belirli oranda bir düşüş yaşandığı görüldü. Hatta seçim yapılacak iki ilde de, AKP’nin oylarının 30 Mart’ın da altına düştüğü tespit edildi. Bunun üzerine, Başbakan Erdoğan yakın kurmaylarını iki ile gitmelerini istedi. Hatta kulislerde, Başbakan Erdoğan’ın kurmaylarını Ankara’da oturduğu için fırçaladığı “Tembel tembel Ankara’da oturmayın. O iki ili de istiyorum” dediği konuşuluyor. Erdoğan, hafta sonu Yalova’da miting yaparak, partisine oy istemişti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de, seçimi yenilenecek illerde çalışmalar yürütüyor.

YERKEL “GÖREVDEN ALINDI” İDDİASI
Öte yandan yine, Soma faciasının siyasi sonuçlarını araştıran AKP, faciadan çok Başbakanlık Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel’in, bir madenciye tekme atmasının toplum üzerinde büyük bir tepkiye yol açtığını belirledi. Bunun üzerine, Yerkel’in Başbakanlık makamından uzaklaştırıldığına yönelik haberler basına servis edildi. Ancak Başbakanlık’ın resmi sitesinde Yusuf Yerkel’in ismi halen özel kalem müdür yardımcısı olarak geçiyor. Bu durum kafaları karıştırdı.

GÜL ÖNDE
Öte yandan AKP içinde, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin yapılan bir anket de konuşuluyor. Kısa bir süre önce AKP, isim belirtmeden, “Cumhurbaşkanlığı’na kim aday olsun” sorusu yöneltildi. Anket, büyükşehirlerde yapıldı. Ankette, yüzde 25 Cumhurbaşkanı Gül, yüzde 24 Başbakan Erdoğan, yüzde 18 Meral Akşener, yüzde 17’de Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç çıktı. Bu durum parti yönetiminde de rahatsızlığa yol açtı.


İnce: "Başbakan'dan 3 yalova palavrası."

| 26 Mayıs 2014 Pazartesi |

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Yalova mitinginde söyledikleri CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin tepkisine neden oldu.
Sözcü’ye konuşan İnce şunları söyledi;
Başbakan Erdoğan Yalova’daki konuşmasında palavralarını sıraladı.
Birinci palavrası hiçbir zaman AKP bir oy fark ile seçimi kazanmadı. Tek bir mazbata verildi o da CHP’li Vefa Salman’a…
İkinci palavrası hile yapıldı diyor. Aslında söylediği doğru ancak hileyi yapan biz değil onlardı. Kendilerinin sandık görevlisini de biz belirleyecek değiliz. Zihinsel engelli kişi oy kullandı diye iptal edildi. Bir diğeri de meclis üyesinin yeğeninin kullandığı oy iptal gerekçesi oldu…
Üçüncü palavrası ‘Yalova’yı deprem enkazının altından biz kurtardık’ diyor. Buna inanan bir Yalovalı varsa cumhuriyet meydanında takla atacağım. Bu kadar büyük palavra ayıptır günahtır. Depremin üzerinden üç sene geçmiştir ne yapmıştır? Hiçbir şey. Bir şey yaptılar o da  deprem vergilerini almaya devam ettiler.
Bir başbakanın alt-üst geçit sözü vermesini, pazar yerinin üstünü kapatacağız demesini, ağız diş sağlığı için bina kiraladıklarını bile söylemesini anlamak mümkün değil. Bir başbakanın bu kadar küçüldüğünü ilk kez görüyorum. Bu kadar küçülen Cumhuriyet tarihindeki ilk başbakandır.
Bu seçimde hiç itiraz olmayacak çünkü açık ara alacağız.
Başbakanın mitingini yüksek bir binadan izledim. Bursa ve Kocaeli’nden gelen otobüslere özel park alanı yaptılar. 500 otobüslük park alanı yaptılar. İstanbul’dan gelen büyük tekneler kuyrukta bekledi iskeleye yanaşmak için…Yalovalılar aşırı insan geleceği için sokağa çıkmamıştı.


Soma Holding'e devletten resmen ihale yağmış

| 19 Mayıs 2014 Pazartesi |

Uçan kuşa borçlu

Soma’da 301 madenciye mezar olan madenin işletmecisi Soma Holding, 1984’te kuruldu. İzmir ve Manisa çevresinde küçük çaplı madenler işletti. 2004 yılına kadar borç batağındaydı. Holdingin kaderi Türkiye

Kömür İşletmeleri’nden (TKİ) 2005’te alınan ilk ihale ile değişmeye başladı. Bu tarihten beri şirket devletten 60-70 milyar liralık ihale aldı. İhalelerden bazıları şöyle:
İhalesiz verildi
SOMA GEVENTEPE:
8 Eylül 2005’te TKİ ile sözleşme imzalayarak madenin işlemesini aldı. Yıllık 1 milyon ton kömür üretilmesi öngörüldü ve 2016’ya kadar yetki verildi.
MERKEZ OCAK:
TKİ, ihalesiz olarak Geventepe’nin yanındaki sahaları da şirkete vermeye başladı. 2012’de 6 milyon ton rezervi bulunan Merkez Ocağı şirkete verildi.
IŞIKLAR SAHASI:
Soma’daki Işıklar Sahası aynı dönemde Soma Holding’e ihalesiz tahsis edildi.
EYNEZ BÖLGESİ:
Facianın yaşandığı bu sahayı Ciner Grubu işletiyordu. 2009’da Soma Holding’e devretti.
Yürü ya kulum!..
ZONGULDAK SAHASI:
2011’de şirket madencilik ihalesinde adeta kadrolu hale geldi. Zonguldak Bağlık-İnağzı’ndaki kömür sahasının 36 yıllık işletme hakkını kazandı.
YENİ ÇELTEK SAHASI:
2013’te ise Amasya Merzifon’daki maden sahasının işetme hakkı 35 yıllığına Soma Holding’e devredildi. Yıllık 1.2 milyon ton maden üretilmesi öngörülüyor. Aynı bölgede 405 megavat gücünde bir de santral kurulacak. TKİ ise Soma A.Ş.’den ihalesiz bir şekilde kömür temin ediyor. TKİ’nin ihale yaparak aldığı kömürden çok daha fazla para ödediği belirtiliyor.


Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız.

| 17 Mayıs 2014 Cumartesi |

Hürriyet yazarı Ahmet Hakan AKP'nin “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesinde olduğunu yazdı...

Ahmet Hakan: Hükümet'in tek endişesi, bu işten nasıl yırtarız... Hürriyet gazetesi yazarı Ahmet Hakan, bugünkü yazısında hükümete karşı algı operasyonunu olmadığını kendi talihsiz açıklamalarıyla kötü algı oluşturduklarını ve hükümetin tek derdinin bu işten ''nasıl sıyrılırız'' olduğunu yazdı.

İşte Ahmet Hakan'ın bugünkü yazısı...

Konuştukça infiali körüklüyorsunuz

EY devletliler!

Ey hükümet yetkilileri!
Kimsenin size algı operasyonu çekmesine gerek yok.
Algı operasyonunu siz kendi kendinize çekiyorsunuz.
Algıyı kızıştıran sizsiniz.

*

Ayırmışsınız kendi kaderinizi, vatandaşın kaderinden.
“Aman hükümetimize bir şey olacak, aman başımıza bir hal gelecek, aman bu işler büyüyecek” endişesiyle hata üstüne hata yapıyorsunuz.
Tezleriniz, kıyaslamalarınız, edanız, tavrınız, üslubunuz, yaklaşımınız... Bir felaket!

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
Hiçbir kusur kabul etmiyorsunuz.
Hiçbir yanlışı üzerinize almıyorsunuz.
Yaptığınız açıklamalar, bu boyutta büyük bir faciaya uygun düşecek açıklamalar değil.
Açıklamalarınızda “insan” yok, “vicdan” yok, “mahcubiyet” yok, “mantık” yok, “tutarlılık” yok.
Bir tek şey var: “Biz bu işten nasıl daha az zarar görürüz” endişesi.
Bu endişeniz ölümler karşısındaki üzüntünüzün bile önüne geçmiş durumda.
En azından böyle hissediliyor, böyle hissettiriyorsunuz.

*

Bıktık Uzakdoğu’dan örnek vermeye ama daha dün gemi battı diye Güney Kore’de başbakan istifa etti.
Hadi siz o kadar büyük davranmayın.
Bir küçük özür, bir minik mahcubiyet bile yeter.

*

Bırakın şu “biz her durumda kuyruğu dik tutarız” tavrını.
Bırakın laf yarıştırmayı, polemik yapmayı, kusur kabul etmeyen tutumu...
Siz laf yarıştırdıkça, siz polemiklere daldıkça, siz kusur kabul etmedikçe...
Galeyan halinin ortaya çıktığını unutmayın.

*

Ey devletliler!
Ey hükümet yetkilileri!
En iyi algı operasyonu vicdani ve insani şeyler söylemektir.
Vicdani ve insani bir duruş sergileyin.
Vicdani ve insani duruş sergileyene...
Yeryüzünün bütün çakalları algı operasyonu çekse bile sökmez.

Yazının tamamını okumak için TIKLAYINIZ!


Madenci yakınlarından Ak Parti Soma İlçe Binasına protesto.

| 14 Mayıs 2014 Çarşamba |

Soma’da meydana gelen maden faciasının ardından ilçede hava gerildi...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın belediye çıkışı protesto edilmesinin ardından protestolarını sürdüren çoğunluğunu liseli gençlerin oluşturduğu yaklaşık 200 kişilik grup, ilçenin caddelerinde protesto yürüyüşü yaptı, hükümeti istifaya çağırdı.

Kendilerini uyaran polise de tepki gösteren protestocular, daha sonra Gaziosmanpaşa Caddesi’nde bulunan Ak Parti’nin Soma İlçe binasına saldırdı. Ellerindeki ve söktükleri kaldırım taşlarıyla ilçe başkanlığının camlarının tamamını kıran göstericiler, daha sonra içeri girip eşyaları tahrip etti.

Binada asılı olan Başbakan Erdoğan’ın posterini de yırtan göstericilere polis biber gazı ile müdahale etti. Polis müdahalesi karşısında binadan ayrılan göstericiler, Soma Belediyesi önünde toplanıp oturma eylemi yaptı.


Akp özel kalem Soma'da vatandaşı tekmeledi.

| |

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Özel Kalem Müdür Yardımcısı Yusuf Yerkel, Soma’da Erdoğan’ı protesto eden bir vatandaşı tekmeledi. Bu davranış büyük tepki çekerken Yerkel’i AK Parti’nin Twitter fenomenlerinden Esat Ç. savundu.

Soma Belediyesi’nde basın toplantısı düzenleyen Erdoğan, çıkışta da vatandaşlara hitaben bir konuşma yaptı. Erdoğan’ın konuşması sırasında bir grup, “Hükümet istifa, Erdoğan istifa” sloganları attı. Başbakan Erdoğan da gerginleşen ortamda protestocularla karşılıklı diyaloğa girdikten sonra sinirlenerek arabasına binip uzaklaştı.

 Konvoy hareket ettikten sonra Yerkel de en arkadaki aracına binmek üzere hareketlendi. Bu sırada bir protestocu koruma araçlarından birine tekme attı. Bu hareket üzerine özel hareket polisleri protestocuyu yere yatırdı.O sırada arabasına binmek üzere olan Yerkel, protestocuya 3-4 kez tekme attı. Yerkel daha sonra bir koruma aracına binerek Başbakan Erdoğan’ın konvoyuna katıldı.

Acı ve endişeye dair her dakika onlarca fotoğraf geliyor.İşte Manisa Soma'da dün gece yarısı 01.00 sularından sabah saat 9'a kadar Soma facaiasından objektiflere yansıyanlar.



Soma faciası hakkında konuşan bu Akp'lilere Twitter'da tepki yağdı.

| |

Soma'daki maden faciasının ardından AK Partili'li Burhan Kuzu ve Şamil Tayyar ile Prof.Orhan Kural'ın sözleri sosyal medyada büyük tepki çekti. Kuzu, maden ocağı için ''Adete köstebek yuvası'' derken, Tayyar CHP'yi Meclis'i tıkamakla suçladı.

 Prof. Orhan Kural ise maden faciasında yaşanan ölümler için ''tatlı ölüm'' gafı yaptı. Gazeteci Fatih Tezcan da attığı tweette Gezi Parkı direnişine gönderme yapması çok konuşuldu.

AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu'nun Twitter'dan maden faciası ile ilgili attığı tweet büyük tepki çekti.

Soma'da yaşanan maden faciasından sonra Belediye Başkanı Cengiz Ergün'ün 157 ölü var açıklaması sonrası bu acı haber sosyal medyada hızla yayıldı. AKP'li Burhan Kuzu yayılan ölüm haberlerine Twitter adresinden tepki gösterirken bu haber üzerine yorum yapanlara hakaret etti.

ADETA KÖSTEBEK YUVASI

Burhan Kuzu "Açıklama getirelim: 2 KM derinlikte 200 kişinin mahsur kaldığı bölgeyi derinlemesine değil yatay olarak algılayalım. Adeta bir köstebek yuvası. Soma kazasında resmi rakamlar dışında bir takım kazmaların verdiği ürkütücü rakamlara inanmayın. Başbakan bugün Somaya gidecek." dedi.

Kuzu'nun bu tweeti sonrası birçok Twitter kullanıcısı Kuzu'ya çok sert tepkilerle yanıt verdi.

GÜZEL ÖLÜMDEN SONRA TATLI ÖLÜM

Prof. Dr. Orhan Kural, CNNTürk’te Cüneyt Özdemir’in sunduğu 5N1K programında Soma’da ölen işçiler hakkında yaptığı gaf tepki çekti. Kural, "Karbonmonoksit oksijenden daha hafiftir, yukarı çıkar. Çok iyi bir intihar yoludur. Çok tatlı bir ölümdür" dedi.

CNN Türk televizyonunda Cüneyt Özdemir'in konuğu Prof. Dr. Orhan Kural'dı. Kural'ın canlı yayında yaptığı açıklamalar sosyal medyada büyük tepki topladı.

CHP MECLİSİ TIKAMAK İSTİYOR

AKP Gaziantep Milletvekili Şamil Tayyar, Beyaz TV’de yayınlanan Son Söz programında Soma’da yaşanan iş cinayetine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tayyar Soma için önerge veren CHP'lileri önergeye sahip çıkmamakla itham etti. Şamil Tayyar işçilerin güvenliği için soru önergesi veren CHP'yi Soma faciası konusunda da suçlu ilan etti.

Tayyar, “Laf olsun torba dolsun diye önerge veriyorlar. CHP böyle bir önerge vermişse, kaç CHP’li bu önergeye oy verdi. Laf olsun diye geliyor, çıkıp gidiyorlar. Araştırma önergelerinin hedefi Meclis’i tıkamak” dedi.

GEZİ'DEN İKİ HAFTA ÖNCE

Gazeteci Fatih Tezcan ise attığı tweet sonucunda büyük tepki çekti. Tezcan, "Gezi yıldönümden 2 hafta önce yaşanan Soma Faciası'na ne sebep oldu, çok merak ediyoruz. Bulunmalı!"dedi.


Madencinin kızı babasını böyle resmetmiş.

| |


O biricik babasınınkaranlık delhizlerde çalışırken evinin yegane ışığı olduğunun farkında.Belki bugün babası toprak altında yaşam savaşı veriyor.Bu sayılarla ifade edilen madenci ölümlerinin altında nice hayat hikayesi nice dram var.

Onlar senin benim gibi insanlardı.Tek gayeleri evlerine bir kaç somun ekmek götürebilmekti.Bu hoyrat çalışma düzeni onların kötü kaderi oldu.

Ölenlere Allah Rahmet eylesin.Umarım bu facia son olur.Ama bu kafalar ile biraz zor gibi...


Akp Maden kazalarının önlenmesi için CHP'nin verdiği önergeyi reddetmiş.

| 13 Mayıs 2014 Salı |

Manisa'nın Soma İlçesi'nde Soma Holding'e ait kömür ocağında meydana gelen trafo patlamasının ardından çıkan yangın ve oluşan göçük sebebiyle 5 işçi hayatını kaybetti, yaklaşık 300 işçi göçük altında kaldı.

CHP’li vekiller geçtiğimiz Ekim ayında Soma’daki madenlerde meydana gelen iş kazalarını Meclis gündeminde taşımış, hazırlanan araştırma önergesi 29 Nisan’da Meclis’te görüşülmüştü.
Soma’da meydana gelen iş cinayetlerinin ve yaşanan ölümlerin sorumluları ile bu ölümlerin nedenlerinin ve ihmal iddialarının araştırılması amacıyla Meclis’te bir komisyon kurulması istemiyle verilen önerge, CHP, MHP ve BDP’nin ‘Evet’ oylarına karşılık AKP’nin ‘Hayır’ oylarıyla reddedilmişti.
AKP’li vekillerin ‘Devletimiz güçlüdür, buna gerek yoktur’ itirazlarıyla önergenin reddedilmesinin sadece 15 gün ardından böyle bir olayın meydana gelmesi üzerine CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, ‘Felaket göz göre göre geliyor’ diye konuştu.

ÖZEL ŞİRKETE KİRALANDI
Konuyla ilgili CNN Türk’te canlı yayında konuşan CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel; “Felaket göz göre göre geliyor Soma’da. Araştırma Komisyonu kurulması AKP oylarıyla reddedildi. Halbuki ayda en az 1 kez böylesi acılar yaşanıyor orada. Bunun sebebi ise eski teknoloji kullanılması ve iş-işçi güvenliğinin hiçe sayılması. Madenler devlet tarafından özel şirketlere kiralanıyor. Ancak şirket “kar” yapmak için, iş-işçi güvenliğinden kesinti yapıyor.

 Şu an CHP’li 8 milletvekili olarak Soma’ya doğru gidiyoruz.”  dedi.
Soma’ya Özgür Özel ile birlikte; Aykut Erdoğdu, Hasan Ören, Sakine Öz, İstanbul Milletvekili Süleyman Çelebi, İzmir Milletvekilleri Musa Çam, Mustafa Moroğlu ve Alaatin Yüksel’in gideceği öğrenildi.
TBMM’nin twitter hesabında 29 Nisan’da önerge görüşmesi böyle duyurulmuştu:



Search

Labels