Labels

About Me

Haberi çeşitli kaynaklardan sorgular ve ziyaretcilerine en doğru haberleri paylaşır.Haberi kaynağına soracaksın... Habersor editoru
çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
çocuk istismarı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Silvanda tutuklanan çocuğun babası isyan etti.

| 10 Haziran 2014 Salı |



Silvan’da tutuklanan çocuğun babası isyan etti

Diyarbakır’ın Silvan ilçesinde Lice’de yaşanan olayları protesto etmek amacıyla düzenlenen eylemlere katıldıkları gerekçesiyle polis tarafından gözaltına alınan 3 kişiden küçük yaştaki B.M (14), Ş.T (17) savcılık tarafından tutuklandı. Tutuklanan Ş.T.’nin babası salih T., BDP’yi suçlayarak, “Bu çocukları yönlendiren BDP’nin ta kendisidir. Okul okuyacağına gelip buradadır. Buradan Ertuğrul Kürkçü’ye, Başbakan’a sesleniyorum. Gelin bu sorunları çözün” dedi.


Ormana götürdüğü kız arkadaşının zorla elbiselerini çıkardı.

Davanın ilk duruşmasında savunması alınan tutuklu sanık R.C., suçlamaları reddetti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre; 24 yaşındaki R.C., 2 yıldan bu yana görüştüğü kız arkadaşı N.G.’yi gezme bahanesiyle ıssız bir yere götürdü. Burada genç kızı öpmeye çalışan şüpheli R.C., N.G.’nin karşı koyması üzerine önce tokat atarak yere düşürdü.

 Mağdurun yere düşmesi üzerine saldıran şüphelinin, "Ben buraya bunun için geldim. Yoksa burada ne işim var?" dedi. Mağduru döverek üzerindeki kıyafetleri zorla çıkaran ve tecavüz ettiği öne sürülen şüpheli R.C.’nin cinsel saldırıdan sonra, "Ben istediğimi aldım" diyerek hakaret ettiği kaydedildi. Daha sonra mağdur N.G.’yi bir taksiye bindirerek şehir merkezine bırakan şüphelinin, araçta ağlayan kızın durumunu soran taksi şoförüne de, özel sorunları olduğunu söyleyip, karışmamasını istediği dile getiriliyor.

14 YIL HAPİS CEZASI İSTENDİ

İddianamede olaydan sonra mağdurun polis merkezine giderek şikayetçi olduğu ve sevk edildiği hastanede boynunda, yanağında, sol gözünde, başında ve boyun bölgesinde çok sayıda sıyrık ve morarma tespit edildiği ifade edildi. İddianamede, mağdurun şikayeti üzerine tutuklanan şüphelinin eylemlerinin ’Nitelikli cinsel saldırı’ ve ’Alenen hakaret’ suçlarını oluşturduğu belirtilerek, R.C.’nin 14 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Mağdurun suç atımında bulunmak için bir nedeni olmadığını vurgulayan Savcı, adli raporlarla doğrulanan ifadelerinin samimi bulunduğunu kaydetti.

TAKSİDE BİLE BOĞAZIMI SIKIP BENİ DÖVÜYORDU

İddianamenin kabul edilmesinin ardından tutuklu sanık R.C.’nin yargılanmasına Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davanın ilk celsesinde ifadesi alınan mağdur N.G., sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, "Olay yerine taksi ile gitmiştik. Taksi şoförü bizi bıraktıktan sonra ayrıldı. Oradayken bana saldırıp tecavüz etti. Olay yerinden ayrılırken sanık telefonla yeni bir taksi çağırdı. Bu taksi geldiğinde taksi şoförüne nişanlı olduğumuzu, aramızdaki meseleye karışmaması gerektiğini söyledi. Çünkü taksi içerisinde bile boğazımı sıkıp beni dövüyordu" diye konuştu.

CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEK İSTEDİ

Daha sonra ifadesi alınan sanık R.C., kendisine iftira atıldığını belirterek, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Mağduru 2 yıldır tanıyorum. Kendisi ile sevgiliydik. Diyarbakır’a geldiğimde yüzyüze görüştük. Olay günü buluştuktan sonra bir taksiye binip gittik. Gideceğimiz yeri kendisi seçti. Kendisini kaçırmamı, yoksa intihar edeceğini söyledi. Hatta köprüden atlamaya çalışırken engel oldum. Kendisine engel olmak için 2-3 tokat attım. Sonra olay yerinden ayrıldık. Kesinlikle cinsel saldırıda bulunmadım. Evlenmek istemediğim için bana iftira attı. Olay yerine gittiğimizde kendisi cinsel ilişkiye girmeyi teklif etti. Benden ayrıldıktan sonra aile büyükleri arayarak, evlenmek için kızı almamı, aksi halde şikayet edeceklerini söylediler" dedi.

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, mağdur N.G.’nin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti için Dicle Üniversitesi’ne sevk edilmesine hükmetti. Duruşma eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.


Henüz 14 yaşında 3. kez hamile!


Bu çocuk annenin adı Erlen-Brezilyada yaşıyor: 
14 yaşındaki Erlen, üçüncü kez hamile. Genellikle yerde uyuyan Erlen, gebeliğinin ilerleyen aşamalarında yatakta uyumak zorunda kaldı. Daha önce 3 kez bebeğini kaybeden Erlen, yeni bir bebek hayata getirirse çalışmaya başlayacak.


Erkek yeğenlerine tecavüz etmiş.

| |

 ''İçiniz rahat mı? Küfür etmeyeceğim'' 

ERZURUM’da yaşları küçük 2 erkek yeğenine tecavüz ettiği suçlamasıyla tutuklu yargılanan 34 yaşındaki Suat D., Yargıtay’ın bozma kararının ardından tekrar yargılandığı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yine 56.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar sonrası Suat D. mahkeme heyetine ''İçiniz rahat mı? Küfür etmeyeceğim'' dedi.

Merkez Aziziye İlçesi’nde 2009 yılında Suat D.’nin, o dönem 8 ve 10 yaşlarında olan yeğenleri R.D. ile S.D.’ye tecavüz ettiği iddia edildi. Suat D.’nin 3 yıl boyunca da yeğenlerine zaman zaman tecavüz ettiği öne sürüldü. Şikayet üzerine gözaltına alınan SUat D., 11 Mayıs 2013 günü tutuklanarak Erzurum E Tipi Cezaevi’ne konuldu. Suçlamaları kabul etmeyen ve kendisine iftira atıldığını söyleyen amca Suat D., 15 Ocak 2013 tarihinde Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada, yeğenleri R.D. ve S.D.’ye yönelik olarak yaptığı ’Çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan’ 41.5 yıl, her iki yeğeninine karşı ’kişi hürriyetinden yoksun bırakmak’ suçundan ise 15 yıl olmak üzere toplam 56.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Temyiz edilmesi sonrası Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi tarafından karar bozuldu. Yargıtay, mağdur çocukların çelişkili ifadelerde bulunmalarını ve ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin zamanında yapılmamasını gerekçe göstererek bozma kararı aldığını açıkladı.

Bozma kararı üzerine, sanık Suat D., Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmaya başlandı. Aldırılan yeni raporda da çocukların ruh ve beden sağlığının bozulduğu belirlendi. Geçen duruşmada raporun aleyhine gelmesine sinirlenen Suat D. mahkeme heyetine küfür etti. Suat D., bugün yeniden görülmeye başlanan davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı.

Mahkeme heyeti, Suat D.’yi yine aynı suçlardan toplam 56.5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Suat D. karar sonrası mahkeme heyetine, "İçiniz rahat mı? Yaptığınız adalet mi? Küfür etmeyeceğim" dedi.


9 yaşındaki kızlara cinsel istismara 45 yıl ceza

| 6 Haziran 2014 Cuma |

Hatay'da, 9 yaşında iki kız çocuğunu "saklambaç oynayalım" diye kandırıp ellerini bağlayarak cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla tutuksuz yargılandığı mahkemece 45 yıl 8 ay 22 gün hapis cezası alan şahıs, Adana'da yakalandı. 

Edinilen bilgiye göre, olay, merkez Yüreğir ilçesine bağlı Güneşli Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, 2010 yılında Hatay'ın İskenderun ilçesinde sokakta oynayan 9 yaşında iki kız çocuğunu "saklambaç oynayalım" diye kandıran Ozan Ö. (30), çocukları ıssız bir yere götürdükten sonra ellerini bağlayıp ağızlarını kapattıktan sonra cinsel istismarda bulundu.

 Daha sonra kız çocuklarını "Ailenize söylerseniz sizi öldürürüm" diye tehdit ettikten sonra bıraktı. Eve giden çocukların durumunda farklılık olduğunu anlayan aileler çocuklarına ne olduğunu sordu. Bir süre bir şey olmadığını söyleyen çocuklar daha sonra ağlayarak yaşadıkları olayı anlattı.Bunun üzerine aileler polise başvurdu. Çocuklardan alınan eşkal doğrultusunda Ozan Ö. yakalandı.

Çıkarıldığı mahkemece tutuklanan sanık, aradan 2 yıl geçtikten sonra tutuksuz yargılanmaya başlandı.2013 yılında yerel mahkeme Ozan Ö.'ye cinsel istismar ve kişi hürriyetinden yoksun bırakmak suçlarından 45 yıl 8 ay 22 gün hapis cezası verdi. Ancak Ozan Ö. bu kararı Yargıtay'a götürerek temyiz etmek istedi. Yargıtay da kararı Mayıs 2014'te onadı.

Bunun üzerine Ozan Ö. hakkında yakalama emri çıktı. Ancak İskenderun polisi Ozan Ö.'yü İskenderun'da bulamadı. Aranan Ozan Ö.'nün Adana'da olduğu tespit edilirken, bunun üzerine Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı İnfaz Büro Amirliği ekipleri, hükümlünün Güneşli Mahallesi'ndeki bir evde olduğunu tespit etti. Eve yapılan baskında yakalanan Ozan Ö. işlemleri tamamlandıktan sonra cezaevine gönderildi.


Be ve Ce planı ne ola ki?

| 4 Haziran 2014 Çarşamba |

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklar konusunda hükümetin B ve C planı sorusuna "Bu tür yapılacak şeyler söylendiği zaman buradan netice alınabilir mi? Tüm bu süreç şu anda güvenlik güçlerimiz tarafından takipte, olayın birçok boyutu var. Onların hazırlıkları içerisindeyiz. Hazırlıklarla birlikte hem parlamento hem parlamento dışı bütün adımlar bu noktada atılmış olacak" şeklinde cevap verdi.





7 kişinin tecavüz ettiği kız doğum yaptı!

| 3 Haziran 2014 Salı |

Bingöl'de 5 yıl boyunca 7 kişinin tecavüzüne uğrayan ve fazla kilo aldığı gerekçesiyle ailesi tarafından hastaneye götürüldüğünde hamile olduğu anlaşılan 17 yaşındaki Ç.Y, tecavüz bebeğini dünyaya getirdi. 

Hamile olduğu anlaşıldıktan sonra "Çocuğu içimden çıkarsınlar, çocukluğuma devam edeyim" diyen Ç.Y, Özgür adını verdiği bebeği bir daha geri almamak kabulüyle yetiştirme yurduna bıraktı. Ç.Y, şu an bir yetiştirme yurdunda, bebeği ise bir diğer yetiştirme yurdunda tutuluyor.

Milliyet'ten Damla Yur'un haberine göre, Bingöl'de 17 yaşındaki Ç.Y., 2 ay önce fazla kilo aldığı gerekçesiyle ablası tarafından hastaneye götürülmüş, hastanede yapılan muayenede 7,5 aylık hamile olduğu ortaya çıkmıştı. Ç.Y, 12 yaşından beri K.T'nin kendisine tecavüz ettiğini ve bunu bilen 6 kişinin de kendisiyle zorla birlikte olduğunu anlatmıştı. Ç.'yle rızasıyla birlikte olduğunu iddia eden K.T tutuklanmış, tecavüz iddiasını kabul etmeyen 6 kişi ise serbest bırakılmıştı. eğitimine ara veren ve başka bir şehirde yetiştirme yurduna yerleştirilen Ç.Y'nin ise kürtaj için geç kalması nedeniyle çocuğu doğurmayı bekliyordu.

Ç.Y'nin avukatı Nuran Aydın'dan edinilen bilgiye göre, "Çocuğu çıkarsınlar da çocukluğuma döneyim" diyen Ç.Y'nin bebeği 10 gün önce doğdu. Ç.Y, bebeğe 'Özgür' ismini koyarak bir daha geri almamak kabulüyle yetiştirme yurduna bıraktı. 12 haftalık yasal süreyi doldurduğu için kürtaj olamayıp çocuk yaşta çocuk doğuran Ç., psikolojik tedavi desteğiyle yaşama geri kazandırılmaya çalışıyor. Avukat Aydın, Ç.Y'nin psikolojisinde tamir edilmesi zor bir yaranın olduğunu belirterek, "Hem onun psikolojisi hem de yasal yoldaki mücadelemize devam ediyoruz. Keşke bu şekilde olmasaydı ancak yapacak bir şey yok. Umarız Ç. bir an önce iyi olur ve önümüzdeki yıl eğitim hayatına kaldığı yerden devam edebilir" diye konuştu.


"Ç.'yi korumak için köyden uzaklaştırdık"

Avukat Aydın, ailesinin de Ç.Y'ye destek olduğunu belirterek, "Yetiştirme yurduna yerleştirmelerinin sebebi serbest kalan 6 şüphelinin ve ailesinin köyde Ç.'ye zarar verebileceği endişesi. Ablası ve eniştesi de yanına almadılar çünkü burada da onu rahatsız edebilirlerdi. Ç. için en güvenlisi yurtta kalmaktı. Aile de kızlarından ayrı oldukları için çok üzgün. Ancak bu anlamda yapabilecek bir şey yok. Fakat aile de ben de sık sık kendisini ziyaret ediyor, ona destek olmaya çalışıyoruz."
Ç. ile devlet yurdunda görüşen bir akrabası da Ç.'nin durumunu şöyle anlattı: "Ç. her şeyin bitip kısa süre sonra köyüne geri döneceğini sanıyor. Çocuk doğmadan 'Çocuğu içimden çıkarsınlar da çocukluğuma devam edeyim' diyordu, şimdi de köyüne dönmeyi bekliyor. İçimiz parçalanıyor ancak kendine gelmesi zor. Çünkü Ç. hala çocuk ve yaşadıklarını hala kavrayamıyor."

6 kişi adli kontrolle serbest


Ç.'nin verdiği ifadelere göre, Ç.'ye 12 yaşından 17 yaşına kadar sistematik olarak tecavüz eden K.T. tutuklu iken, "K. ile birlikte olmuşsun, benimle de birlikte olacaksın, yoksa ailene söylerim. Sana para veririm, istediğin her şeyi alırım" diyerek Ç.'ye cinsel istismarda bulunan K.T.'nin ağabeyi B.T. ve K.T'nin 5 arkadaşı tecavüz iddiasını reddederek adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı.


Kız kardeşine tecavüzle suçlanan imam rezil oldum dedi.

| 29 Mayıs 2014 Perşembe |

Erzurum'da kız kardeşleri 23 yaşındaki H.B.'ye tecavüz ettikleri iddiasıyla tutuklu yargılanan köy imamı 29 yaşındaki A.B. ile 27 yaşındaki M.B., Erzurum 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde ikinci kez hakim karşısına çıktı.

Kız kardeşinin iftira attığını söyleyen imam A.B., "Din görevlisiyim. Yüzlerce kız öğrenci okuttum. Bu güne kadar tek bir şikayet olmadı" dedi.

Merkez Yakutiye İlçesi'nde oturan H.B., geçen kasım ayında polise başvurarak iki ağabeyinin kendisine tecavüz ettiğini ileri sürdü.

Annesi İ.'yi 7, babası A.'yı ise 1 yıl önce kaybettiğini belirten H.B., Kars'ın bir köyünde imam olan ağabeyi A.B.'den hamile kaldığını ve Ankara'da kürtaj olduğunu iddia etti.

Son olarak küçük ağabeyi M.B.'nin de tecavüzüne uğradığını ileri süren H.B.'nin şikayeti üzerine iki erkek kardeş tutuklandı.

Kardeşler hakkında 18 yıla kadar hapis cezası istendi.

Bugün yapılan ikinci duruşmada ağabeyler A.B., M.B. ile mağdur ve sanık avukatları hazır bulundu.

"Tecavüz ettiğini detaylı şekilde anlattı"

Duruşmada tanık olarak dinlenen H.B.'nin kaldığı Aile ve Sosyal Politikalar Kadın Konukevi Müdiresi Şükran Göktaş şunları anlattı:

"Kuruma gelen kadınlarla rehberlik görüşmesi yapıyoruz. H.B. ilk iki gelişinde ağabeyi M.B.'den dayak yemişti. Kendi isteği ile ayrıldı. 3'üncü gelişinde ağabeylerinin tecavüz ettiğini detaylı şekilde anlattı. 'Kars'taki ağabeyim gelince diğer abim M.B. evden çıkıyordu' dedi. Zorla birlikte olduklarını anlattı.

Daha sonra sanıkların avukatı kuruma gelip kendisiyle izin alarak görüştü. Dilekçe yazmış ve şikayetçi olmadığını iftira attığını söylemiş. H.B, kurumda kalan diğer kadınlara 'İftira attığımı söyledim, içim rahatladı. Kaç aydır uyuyamıyorum, bu gece rahat uyku uyuyacam' demiş ve o gün çok mutluymuş.

H. hanım kurum içerisinde tutarlı ifadeleri olan biri değil. Kendisi yönlendirmeye açık biri. Kurumda olmayan şeyleri olmuş gibi anlatıyor. Hastaneye götürülünce oradaki erkekleri gösterip 'benim sevgilim' diyormuş. Benim hiç söylemediğim şeyleri olmuş gibi anlatıyor. Bu nedenle kaç kez kendisini uyardık."

İmam: "Temize çıkmak istiyorum"

Kız kardeşi H.B.'nin bahsettiği olay tarihinde Kars'ta görevinin başında olduğunu söyleyen imam A.B., "Kuran kursu yoklama defterinde her gün imzam var. Kız kardeşim telefonunun elinden aldığımızı anlatmış, o telefonu kendisine ben aldım. Elinden neden alayım. Ben bir din görevlisiyim. Yüzlerce kız öğrenci okuttum. Bugüne kadar tek bir şikayet olmadı. İnsanlara rezil oldum. Evim yağmalandı. Eşim bu iftira yüzünden benden ayrıldı. Bu iftiradan kurtulup temize çıkmak istiyorum" dedi.

Mağdur H.B.'nin avukatı ise müvekkilinin yönlendirmelerle ifadesini değiştirdiğini anlattı.

Müvekkilinin ablası R. ile telefon görüştüklerini belirten avukat, "H.'nin ablası 'Abilerimizi içeriden çıkar, onları İstanbul'a göndeririz sen de burada rahat edersin. Aksi halde kadın sığınma evinde kalırsın' demiş. Yönlendiriliyor müvekkilim" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluk durumlarının devamına karar vererek duruşmayı H.B.'nin İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndan alınacak raporun sonucunun beklenmesi için erteledi.


Hindistan: İki kız toplu tecavüze uğradı ve asıldı

Hindistan'da ağaca asılmış iki kızın cesedi bulundu. Polis kızların öldürülmeden önce toplu tecavüze uğradığını açıkladı. Bu olay, Hindistan'da bu yıl içerisinde gerçekleşen ikinci toplu tecavüz vakası oldu.

Hindistan'da ağaca asılmış iki kızın cesedi bulundu. Polis kızların öldürülmeden önce toplu tecavüze uğradığını açıkladı.

Ülkenin kuzeyindeki Uttar Pradeş eyaletinde yaşanan olayın ardından bir kişi gözaltına alınırken, iki polis memuru da "görevlerini yerine getirmedikleri gerekçesiyle" görevden alındı.

Polis memurlarının kızların kayıp olduğuna dair ihbar almasına karşın herhangi bir işlem yapmadığı belirtiliyor.

Çarşamba günü sabahı Badaun bölgesinde ağaca asılı halde bulunan iki kızın 10 ila 15 yaşlarında olduğu tahmin ediliyor.

BBC'ye bilgi veren emniyet görevlileri, saldırıyla ilgili olarak iki kişinin daha arandığını belirtti.

Saldırıda hayatını kaybeden her iki kızın da otopsilerinin dün tamamlandığı ifade edildi.

Emniyet görevlisi Atul Saxena, "Kızların nasıl kaybolduğu ve toplu tecavüz sonrası nasıl ve kimler tarafından asıldığı konusunu hâlâ inceliyoruz" dedi.

Cinsel saldırılara tedbir

2012 yılında Hindistan'ın Delhi şehrinde yaşanan toplu tecavüz olayı sonrasında ülkede cinsel saldırılara karşı önlemler ve cezalar artırılmıştı.

İki yıl önce yaşanan saldırı sonrası, Hindistan hükümeti yoğun biçimde protesto edilmiş ve geçen yıl talepleri karşılayabilmek için bir dizi yeni yasa çıkarmıştı.

Yapılan yasal düzenlemelerle Hindistan'da birden fazla tecavüz olayına karışanlar idam cezasına çarptırılıyor.

Yine bu yıl içerisinde 20 yaşındaki bir kadın ülkenin doğusundaki Bengal bölgesinde toplu tecavüze uğramıştı.

Yaşanan olayın köyün ileri gelenleri tarafından verilen bir ceza olduğu ve kadının kendisine önerilen eşi reddetmesi sonucu gerçekleştiği iddia edilmişti.


Minübüs bekleyen kız çocuğu tacizciden çığlık atarak kurtuldu.

| |

Tacizciden çığlık atarak kurtuldu
Adana'da durakta minibüs bekleyen çocuğa sözlü tacizde bulunduğu ileri sürülen ve kızın çığlık atması üzerine kaçan şüpheli, kovalama sonucu yakalandı.

Merkez Seyhan ilçesi Şakirpaşa Mahallesi’nde okula gitmek için durakta minibüs bekleyen 12 yaşındaki H.D, yolda duran otomobildeki tanımadığı bir kişinin, "Sevgilim olur musun?" dediğini öne sürdü. Aracından inen kişinin yanına yaklaştığını gören H.D, çığlık atarak yardım istedi.

Durak yakınında bulunan kahvehanedeki vatandaşların kovaladığı şüpheli, ara sokaklara kaçtı. Olayı haber alan polis ekipleri, şüpheli F.Y’yi (23) aynı mahallede yakaladı.

"Hırsızlık, polise direnme, uyuşturucu kullanma ve satma" suçlarından 13 kaydı bulunduğu öğrenilen F.Y, emniyetteki işlemlerinin ardından Adana Devlet Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adliyeye sevk edildi.


Pkk'nın elindeki çocuk sayısı 2350.

| |

Başbakan Erdoğan'ın, "Bırakmazlarsa B ve C planımızı devreye sokarız" dediği PKK'nın elinde 2 bin 350 çocuk olduğu açıklandı.

Çocukları PKK tarafından kaçırılan aileler 10 gündür Diyarbakır’da eylem yapıyor. Kayıtlara göre Diyarbakır’da toplam 21 aile çocuklarının getirilmesi için resmi başvuruda bulunurken istihbarat birimlerinin yaptığı çalışmaya göre Türkiye’de toplam 2 bin 350 çocuk aynı durumda yani PKK’nın elinde bulunuyor. Bu çocukların yüzde 70’i 16 yaş altında.

KAÇIRDIĞI DA VAR KANDIRDIĞI DA

Güvenlik güçlerinin yaptığı çalışmalara göre, Suriye’de çıkan olaylardan sonra PKK terör örgütü insan kaynağını artırabilmek için çocuklara yöneldi. Bir kısmını kaçırarak, bir kısmını da kandırarak kadrosuna kattı.

"YENİ KADRONUN YETİŞTİRİLMESİ GEREKİYOR"

Uzmanlar bu artışın nedenini şöyle açıklıyor: "Suriye’de çıkan olaylardan sonra PKK, Suriye’deki PYD’ye silahlı destek sağladı. Silahlı kuvvetlerinin çoğunluğunu buraya kaydırdı. Bu kaydırma sonucunda ise iki ihtiyaç ortaya çıktı. İlk olarak PYD saflarına katılan örgüt mensuplarının bir kısmı hayatını kaybetti ve ilerleyen dönemde de kaybedecek olanlar var. Dolayısıyla silahlı kanatta ileride doğabilecek ihtiyaçlar için yeni kadronunun yetiştirilmesi gerekiyor. Bunun için çocuklara yönelindi."

"HİZMET EDİYORLAR"

Güvenlik uzmanları ikinci neden olarak özellikle Kandil başta olmak üzere diğer kampların insan gücü ihtiyacını gösteriyor: "Terör örgütü PKK özellikle Kuzey Irak’ta organize bir yapılanmaya sahip. Bu kapsamda kampın belli ihtiyaçlarının sağlanması için insan gücüne gerek duyuluyor. Örneğin temizlik, yemek, barınma gibi ihtiyaçları önceden PYD saflarına kaydırılan gruplar tarafından sağlanıyordu. Şimdi bu ekip Suriye’ye geçince yeni insan kaynağı gerekti ve bu çocuklar ‘hizmet’ amaçlı kullanılıyor."

İstihbarat birimlerinin yaptığı çalışmalara göre örgüte küçük yaşta katılımların en yoğun olduğu il İstanbul. İkinci sırada İzmir, sonra Adana ve dördüncü sırada ise Mersin geliyor.

AİLELERİN ÖNLEMİ ETKİLİ

PKK’nın bu illerde ‘network’ yapılanmasının bulunduğunu, göçlerle birlikte nüfusun da artmasından dolayı bu tablonun ortaya çıktığını ifade ediyor. Diyarbakır, Mardin ve Şırnak ise sıralamada büyük şehirlerin gerisinde yer alıyor. PKK, 2 yıl kadar önce en yüksek katılımı sağladı. Son dönemde ailelerin önlem almasıyla birlikte katılımların sayısı azaldı.

PKK’nın çocuklarıı dağa çıkardığı fakir ailelere para verdiği de belirtiliyor. Çocuk başına 20 bin TL ödeniyor. Ayrıca bu aileler maaşa bağlanıp halka yardım yapıyoruz propagandasına dönüştürülüyor. PKK’nın kaçırdığı çocuklarla ilgili olarak son bir kaç ay içinde ilginç gelişmeler de yaşandı. İstihbarat birimlerinin yaptığı çalışmaya göre İstanbul ve İzmir’den kaçırılan çocukların aileleri devreye girerek çocuklarını PKK kamplarından geri getirmeyi başardı. Toplam 85 aile, 116 çocuğu ya yüksek rakamlar ödeyerek ya da örgüte sözü geçen kişileri araya sokarak evlerine dönmelerini sağladı.


Erdoğan'a çağrı "Hadi gel Kandil'e gidelim."

| 28 Mayıs 2014 Çarşamba |

Başbakan Erdoğan'a çağrı: "Kandil'e gidelim, Mekap'ların bizden"

HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, "BDP, HDP ve AKP, hodri meydan beraber Kandil'e gidelim. Başbakan'ın Mekap'larını da biz alalım. Gidelim sadece o çocukları değil dağdaki bütün çocukları getirelim. Var mısınız?" dedi.

HDP Şırnak Milletvekilleri Faysal Sarıyıldız, Selma Irmak, Van Milletvekili Kemal Aktaş, Mardin Milletvekili Gülser Yıldırım ile Şanlıurfa Milletvekili İbrahim Ayhan, hasta tutuklularla ilgili Meclis'te ortak basın açıklaması yaptı.

Açıklamayı okuyan Sarıyıldız, durumları her geçen gün kritik bir safhaya ulaşan 236'sı ağır 642 hasta tutuklu ve hükümlü konusunda hükümetin "adeta kış uykusuna yattığını" öne sürdü.

Cezaevlerinde hasta tutuklulara karşı "işkence suçu işlendiğini" savunan Sarıyıldız, "Hükümet eğer hasta tutsaklara zulüm etmekten zevk alıyorsa bunun adı siyasi sadistliktir. Hükümeti, hasta bedenler üzerinden intikam alma politikasından vazgeçmeye çağırıyoruz" diye konuştu.

Hasta tutukluların serbest bırakılmasını isteyen Sarıyıldız, "Vicdanlara sesleniyoruz: Bedenleri cezaevlerinde eriyen hasta tutsakları ölümü, insanlığın ölümüdür" dedi.

Hiçbir çocuğun, insanın dağda, buradaki koşullardan farklı yaşamasını, ailesinden kopmasını arzulamadıklarını belirten Aktaş, "Ancak ortada da bir realite var. PKK'nın yaptığı açıklamalar var. Tek yönlü değerlendirirsek doğru olmaz. Şu anda BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ailelerle görüşmeler yapıyor, aileler boş bırakılmış, tek başına bırakılmış değil. Sorundur, ilgilenilecek ama bu sorunu biraz bütünlüklü olarak ele almazsak, palyatif olarak ele alırsak çözümcü bir yaklaşım olmaz" ifadelerini kullandı.

"Mekap'lar da bizden"

HDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak da aynı konuya ilişkin şunları söyledi:

"Çocuklar elbette bir yaz kampına gitmiyor, bir savaş alanı ve savaş alanı çocuklar göre değildir. Bunu en çok söyleyen, talep eden, bunu siyasetini yürüten ve bu konuda en çok acı çeken biziz, Kürt çocukları. O çocukların gitmesi en çok bizi etkiliyor. Başbakan 'HDP ve BDP gitsin çocukları alsın, adresi biliyorlar' diyor. AKP bizden daha iyi biliyor o adresleri, biliyor nerede olduklarını. Tamam, BDP, HDP ve AKP, hodri meydan beraber gidelim. Gidelim sadece o çocukları değil dağdaki bütün çocukları getirelim. Var mısınız? B ve C planı ateşe benzin dökmezse bunun altında herkes kalır, bütün bu ülkenin çocukları yanar ve bunun vebalini Başbakan'ın kendisi taşır. Gelin su götürelim ve bu yangını söndürelim. Kandil'e gidelim, Mekap'lar da bizden. Başbakan'ın Mekap'larını da biz alalım. Birlikte gidelim, sadece bu çocukları değil bütün ailelerin, 30 yıldır, 20 yıldır, 15 yıldır çocuklarını göndermiş ailelerin de yüreğine su serpelim. Gelsinler bu çocuklar, insanlar, burada siyaset yapsın. O çocukların anne babaları bizden bunu soruyor; 'Bir demokratik çözüm süreci başlayacaksa başlasın, bitirilsin ve artık çocuklarımız geri dönsün' diyorlar. Müzakere yasasını çıkarın, düzenlemeleri yapın, hukuksal süreci başlatın, hep birlikte gidelim o dağlarda kamp kuralım ve 'bütün çocukları almadan gelmiyoruz' diyelim, var mısınız?"


Siyasetiniz batsın yazık değil mi bu Annelere.

| 27 Mayıs 2014 Salı |

PKK’NIN ÇOCUKLARINI KAÇIRDIĞI AİLELER BDP’Yİ BASTI
Diyarbakır’da PKK’nın çocuklarını kaçırdığı aileler, bugün BDP il binasını bastı. BDP’lilerle çocukları kaçırılan aileleri arasındaki arbedeyi polis ayırdı,

Buradan çıkan aileler Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlattı. BDP yöneticileri ise PKK’ya katılımlarla ilgileri olmadığını belirterek, ailelerin tahrik edildiğini ileri sürdü.

Diyarbakır’da Endüstri Meslek Lisesi 9’uncu sınıf öğrencisi 15 yaşındaki Ö.Ç. ile berber çırağı olan kuzeni 15 yaşındaki B.Ç.’nin önceki gün PKK tarafından dağa kaçırıldığını söyleyen aileleri, bugün BDP il binasını bastı. İki kuzenin yakınları olan yaklaşık 10 kişilik grup, girdikleri bina içinde BDP’lilerle tartıştı. Çıkan arbedede tartaklandıklarını söyleyen aileler polis çağırdı. BDP binasına gelen çok sayıda polis, ailelerle BDP’lilerin kavgasını ayırıp, aileyi bina önünden uzaklaştırdı. Bu sırada aileler binadan ayrılırken, BDP’lileri alkışla protesto etti.

OTURMA EYLEMİ
BDP binasından ayrıldıktan sonra merkez Sur İlçesi’ndeki Dağkapı Meydanı’na gelen aileler burada oturma eylemi başlattı. Kuzenlerin babaannesi Guli Çetiner, Kürtçe ağıtlar yakarak torunlarının bırakılmasını istedi. Çetiner, "Ben kabul etmiyorum, çocuğumu istiyorum" dedi.
Lise öğrencisi Ö.Ç.’nin annesi Halime Çetiner, gözyaşları içinde oğlunun hasta olduğunu belirterek bırakılması istedi. Halime Çetiner, şunları söyledi:
"Oğlum şeker hastası, aynı zamanda astımı var. Oralarda perişan olur. İlaçlarını almazsa şekeri 300’e çıkar ve orada ölür. Benim oğluma bir şey olursa, sebebi onlardır. Oğlumu okulda aşılamışlar. Onları okullardan gönderiyorlar. Ben çocuğumu istiyorum."
’BEN ONU TÜP BEBEKLE YAPTIM’
PKK’nın kaçırdığı B.Ç.’nin anesi Saniye Çetiner de oğlunu tüp bebek yöntemiyle dünyaya getirdiğini belirterek, "Ben çocuğumu istiyorum başka bir şey istemiyorum. 3 gündür çocuğum yok. 3 gündür evimizde yas var. Pazar günü saat 16.00- 17.00 arası yemek yiyip çıkmış. Oğlum berberde çalışıyor. Bir arkadaşına mesaj çekmiş, demiş ’bizi götürüyorlar, biz gideceğiz’ demiş. Ben çocuğumu istiyorum" dedi.
Kaçırılan iki kuzenin aileleri daha sonra Dağkapı Meydanı’nda oturma eylemi başlatırken, kendilerine yakınları da destek verince sayıları 10’u buldu.

BELEDİYE ÖNÜNDEKİ AİLE SAYISI 11’E YÜKSELDİ
PKK tarafından çocuklarının kaçırıldığını iddia ederek Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi önünde 19 Mayıs tarihinde oturma eylemine başlayan aile sayısı da, eylemin 9’uncu gününde 11’e çıktı. Çocukları dağa götürülen bazı aileler, çeşitli okullarda okuyan çocuklarına zarar gelmesinden endişe ettikleri için konuşmaktan ve görüntü vermekten kaçındı.

PKK’nın götürdüğü iddia edilen çocukların yaşı 14 ila 23 arasında değişiyor. Belediye binası önünde eylem yapan kadınlar, kendilerine destek vermek isteyen ve çocukları dağda olan çok sayıda aile olduğunu, ancak mahalle baskısı yüzünden buradaki eyleme katılamadıklarını söyledi. Bazı kadınlar sinir krizleri geçirip gözyaşlarına hakim olamazken, A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin, oğlu bırakılıncaya kadar eyleme devam edeceğini, gerekirse açlık grevi başlatacağını, hatta kendisini yakabileceğini söyledi.
BDP’DEN AÇIKLAMA: GERİLLAYA KATILIMLA ALAKAMIZ YOK
BDP Diyarbakır İl Başkanlığı, çocukları PKK tarafından dağa kaçırıldığı gerekçesiyle parti binasına saldıran aileyle ilgili yazılı açıklama yaparak, hükümeti ve polisi eleştirdi. Açıklamada şöyle denildi:
"Bölgemizde kırk yıldır devam eden savaşın yegane sorumlusu olan TC. Tekçi devlet zihniyeti ve onun bugünkÜ yürütücüsü olan AKP hükümeti kanlı ellerini tekrar devreye sokmuşlardır. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan’ın 2013 Nevruz’uyla başlattığı barış süreci, AKP hükümeti tarafından sabote edilmektedir. Kürt halk önderi ve Kürt özgürlük hareketinin tüm sağduyu çağrılarına ve çabalarına rağmen, Türk devleti saldırılarına ara vermeden devam etmektedir. Kürt coğrafyasına kan deryasına çeviren Özel Harp dairesinin kirli ve kanlı oyunları Amed’te tekrar yüzünü göstermiştir. Faşist Türk polisinin provoke ettiği üç beş kendini bilmez kişi, BDP Diyarbakır il binasına saldırmıştır.

Kalekol yaparak parti binalarımıza saldırarak Kürt halkını yıldıracağını sanan AKP polisi şu an binlerce polisi ve zırhlı aracı ile il binamızı kuşatıp provokasyonlara zemin hazırlamıştır. Yalanhaber ve karalamalarla kamuoyunu yanıltılmaktadır. Halkımız ve partimiz karşı karşıya getirilmek istenmektedir. Özellikle barış süreciyle beraber provokatörler eliyle partimiz ve değerli halkımız karşı karşıya bırakılmak istenmektedir. Gerillaya katılımların bizim partiyle uzaktan yakından alakası olamadığını herkes bilmelidir."

BAŞSAVCILIK SORUŞTURMA BAŞLATTI
Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, PKK’nın çocukları götürüp alıkoymasıyla ilgili soruşturma başlatıldığını açıkladı. Başsavcı Solmaz, "2014/16234 soruşturma numarası ile çocukları Lice’ye götürenler ve alıkoyanlar hakkında soruşturma devam etmekte olup, soruşturmanın safahati ve sonucu hakkında kamuoyuna bilgi verilecektir" dedi.
Anneler ne diyor?
Dİyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanlığı önünde PKK’nın dağa götürdüğünü çocuklarını bırakmasını isteyerek eylemlerini sürdüren annelerin görüşleri şöyle:
EYLEMİ İLK BAŞLATAN ANNE
Belediye önünde ilk eylemi başlatan 15 yaşındaki H.G.’nin annesi Safiye Gündüz: "Kızım 23 Nisan’nda piknik bahanesiyle kaçırıldı. Selahaddin Eyubi Anadolu Lisesi 2’nci sınıf öğrencisiydi. 4 çocuğum var. Kocam Ahmet Gündüz, Kuzey Irak’ta inşaat taşeronu olarak çalışıyordu. Şimdi o da işini bırakmış şu an eylem yerinde bekliyor. 2’si kız, 2’si erkek 4 çocuğum vardı. Bir kızım dağa gitti, diğer çocuklarım başka şehirlerdeki çeşitli üniversitelerde okuyor. Kızımın bırakılmasını istiyorum."

’OĞLUNU DAĞDAN İNDİREN KADIN BİZE UMUT OLDU’
15 yaşındaki F.E.’nin annesi Filiz Eren: "Oğlum F., H. ile aynı sınıftaydı. 19 Mayıs’ta geldik, bugün 9 gün oldu. 23 Nisan’da birlikte pikniğe gitmişlerdi. Orada 5 çocuğu kaçırmışlardı. Ondan sonra bir kadın üniversite yolunda eylem yaptı, ’çocuğumu getirin’ diye. Sonra onun oğluyla birlikte 3 çocuğu serbest bıraktılar. Biz de bunu televizyonda duyduk umutlandık. H.’nin annesi ile birlikte belediye önünde eylem yapmaya karar verdik ve burada eyleme başladık. Mücadelemize devam edeceğiz."
15 yaşındaki A.B.T.’nin annesi Fatma Türk: "Oğlumu Ergani’den götürmüşler. Seçimden 2 gün sonra evden çıktı ve bir daha dönmedi. 8 çocuğum var. A.B. en küçük çocuğumdu. Oğlumu istiyorum onu geri getirsinler. Partiyle alakası yoktu kendi halindeydi."
’GEREKİRSE AÇLIK GREVİNE GİRECEĞİM, HATTA KENDİMİ YAKACAĞIM’
16 yaşındaki A.K.’nin annesi Yüksel Karaşin: "Oğlum hastaydı, hiç alakası yoktu dağdakilerle. Kulağından iltihap akıyordu. 9 Nisan’da götürdüler. Ben oğlumu istiyorum. 8 gündür buradayım. Tüm bu eylemlerden önce Dağkapı Meydanı’nda tek başıma eylem yapmayı düşünüyordum. Oğlum gelir, onu bırakırlar diye bekliyordum. Sonra bu kadınların çocukları için eylem yaptığını televizyondan görünce ben de buraya gelip eyleme başladım. Açlık grevine gireceğim, gerekirse kendimi yakacağım. Küçük çocuğumu da alıp gelmişim. 4 çocuğum var evde bıraktım geldim ne yapayım?"

’AİLELER KORKUYOR’
17 yaşındaki M.T.’nin annesi Sarriye Tokay: "Oğlum 14 yaşında Namık Kemal Lisesi 1’nci sınıf öğrencisiyken gitti. 2 ay birinci sınıfa gitti, sonra onu götürdüler. Aslında bize katılmak isteyen bir çok aile var ama korkuyorlar, çekiniyorlar. Korkudan ve endişeden dolayı buraya gelemiyorlar. Onu kandırıp götürdüler, hastaydı gözlerinde rahatsızlığı vardı. Bütün annelere sesleniyorum bize destek versinler. Gültan Kışanak’a sesleniyorum, Baydemir’e sesleniyorum, Ahmet Türk’e sesleniyorum, devlete sesleniyorum; bize sahip çıksınlar, çocuklarımızı getirsinler."

’SAVAŞ İSTEMİYORUZ, ÇOCUĞUMU İSTİYORUM’
18 yaşındaki O.B’nin annesi Zeynep Baytok: "Oğlumu 40 gün önce kaçırmışlar. Serbest çalışıyordu. 9 çocuğum var. O. 5’nci çocuğumdu. Televizyonda buradaki kadınları gördük. Oğlumu geri versinler. Oğlumuzu verene kadar buradan kalkmayacağız. Biz savaş istemiyoruz. 6 günden beri buradayım. Çocuğumu istiyorum, bana oğlumu getirsinler."

’YA ÇOCUĞUMU BIRAKSINLAR, YA DA CANIMIZI ALSINLAR’
19 yaşındaki V.Ç.’nin annesi Meral Çapak: Oğlum 7 ay önce gitmiş. Okula gitti bir daha gelmedi. Televizyonlarda kadınların çocukları için yaptığı eylemi görünce hemen düşünmeden ben de geldim. Ya çocuğumuzu bıraksınlar, yada bizim de canımızı alsınlar. Biz çocuklarımızı istiyoruz. Çocuğumu serbest bıraksınlar. Bunu istiyoruz. Saf kendi halinde evden çıkmayan bir çocuktu, yani oraya gidecek bir çocuk değildi."
BİR OĞLU ASKER
21 yaşındaki Y.Y’nin annesi Hediye Yıldız: "Oğlum 17 yaşındayken dağa gitti. Burhanettin Endüstri Meslek Lisesi öğrencisiydi. 7 çocuğum var. Kocam işsiz, perişan olduk. 20 yaşındaki oğlum Recep de Yalova’da asker. Televizyonda annelerin eylemini gördüm ben de destek için ve oğlumun geri gelmesi için eyleme başladık. 6 gündür eyleme devam ediyorum. Televizyonda görüp geldim. Huzurumuz yok, her gün ağlıyoruz. Hem asker oğluma, hem de dağdaki oğluma ağlıyorum. Hasta çocuğum var evde. Her gün de buraya geliyorum. Eşimin işi yok o da buradadıır. Biz barış istiyoruz."
’KIZIM 1 YIL ÖNCE GİTTİ’
Diyarbakır ve başka kentlerde okuyan çocukları olduğunu, onlara zarar gelmesinden endişe duyduğu için görüntü vermek istemeyen, 24 yaşındaki F.A.’nın annesi Keji Aydemir de, kızının bir yıl önce örgüte katıldığını söyledi. Eskişehir Anadolu Üniversitesi’nde okurken kızını bir kez daha dağa götürülmek istendiğini, ancak durumu erken fark ederek polisle birlikte ona engel olduklarını söyledi. Anne Aydemir, "Kızım bir yıl önce gitti. Eskişehir Anadolu Üniversitesi son sınıf öğrencisiydi. Kızımın ve bizim hayatımızı bitirdiler" dedi.
’SANA İŞ VERECEĞİZ DİYE DAĞA GÖTÜRDÜLER’
21 yaşındaki S.U.’nun annesi Muhsine Uçakan: "48 gün oldu kızım gideli. 6 günden beri burada eylem yapıyoruz. Arkadaş ortamından tanıştığı kişiler onu dağa götürdüler. Sana iş vereceğiz diye kandırdılar. Kızım hastadır, sara hastasıdır. Gözleri iyi görmüyor ve dizlerinde rahatsızlığı var. Bunu dağa götürseniz ne yapabilir ki? Televizyonda kadınların çocukları için eylem yaptığını gördük ve kendi çocuğumun bırakılması için eyleme destek verdik."


http://www.haber3.com/pkkdan-sok-yalanlama-2692865h.htm#ixzz32wQIJvOC


17 yaşındaki kıza aile boyu tecavüz etmişler.

| 22 Mayıs 2014 Perşembe |

DİYARBAKIR’DA köyde ailesiyle yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden olay tarihinde 17 yaşında olan Z.K., savcılığa şikayette bulundu. 

Diyarbakır’ın bir köyünde ailesiyle birlikte yaşarken farklı zamanlarda 4 kuzeninin tecavüzüne uğradığını iddia eden Z.K., 2011 yılında Savcılığa başvurarak şikayetçi oldu. İfadesinde 2009 ve 2010 yıllarında 4 kuzeninin kendisine tecavüz ettiğini ve bir erkek bebek dünyaya getirdiğini söyleyen Z.K., "Koyun otlatırken amcamın oğlu K.K. üstüme saldırarak tecavüz etti. Engel olmaya çalıştım, bağırdım, ama kimse duymadı. Daha sonra ailemle birlikte İstanbul’a gittik.

 K.K. İstanbul’a gelerek bir kez daha bana tecavüz etti. Olaydan sonra tekrar köyümüze döndük. K.K., tacavüz olayını halamın oğlu A.G.’ye anlatmış. Halamın hasta olduğu bir gün evlerine ziyarete gittiğimde bu kez A.G., üzerime saldırarak, tecavüz etti. Bir süre sonra teyzemin oğlu M.K.’da evde yalnızken bana tecavüz etti. Bundan 1 yıl sonra ağabeyimin bahçesindeyken teyzemin diğer oğlu S.K., elimden tutarak zorla bir eve götürdü. Burada bana tecavüz etti" dedi.

TECAVÜZ HATAY’DA DEVAM ETTİ
Son olayın ardından ailesiyle birlikte portakal toplama işinde çalışmak için Hatay’a gittiklerini belirten mağdur Z.K., "S.K.’nın ailesi de Hatay’a geldi. S.K. evde yalnız olduğum bir gün yine bana tecavüz etti. Bundan 4 ay sonra M.K., yine bizim eve gelerek saldırıp tecavüz etti. Sonra rahatsızlanıp doktora gittim. Doktor hamile olduğumu söyledi. Karnım iyice büyüyünce babam beni Diyarbakır’da gönderdi. Doğuma kısa bir süre kala S.K.’nın bana tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Beni S.K.’nın yaşadığı yere götürdüler. Burada çocuğumu doğurdum. Diğer kuzenlerimin de tecavüz ettiğini teyzeme anlattım. Çocuğum 8 aylık oldu, ancak halen nüfusa kayıtlı değil. Çocuğun babasının S.K. veya M.K. olduğunu düşünüyorum" diye konuştu.

TECAVÜZCÜSÜ İLE EVLENDİRİLDİ, SONRA BOŞANDI
Tecavüze uğradığını teyzesine anlattıktan sonra olayın duyulduğunu ve dosyada yargılanan S.K. ile evlendirildiğini belirten mağdur Z.K., "Daha sonra S.K.’nın ailesinin evinde yaşamaya başladım. Tecavüz olaylarını reddetmediğim için S.K.’nın ailesiyle sorun yaşamaya başladık. S.K. ceza almamak için bana nikah kıymıştı. 4 yıl şüphelinin ailesiyle birlikte yaşadım. Ailesi bana çok eziyet etti. Bu nedenle Diyarbakır’da bulunan ailemin yanına döndüm ve eşimle anlaşmalı olarak boşandım" dedi.

ÇOCUĞUN BABASI S.K. ÇIKTI
Z.K.’nin ifadesinin ardından Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı olayla ilgili soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında doğan ve şu anda 4 yaşında olduğu öğrenilen erkek çocuğun DNA’sı, şüphelilerin DNA’ları ile karşılaştırıldı. Karşılaştırma sonucunda bebeğin babasının S.K. olduğu tespit edildi. Bunun üzerine ’Suça Sürüklenen Çocuk’ olarak tanımlanan ve olay tarihinde 17 yaşında olan S.K. hakkında ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ iddiasıyla 22.5 yıl hapis istemiyle dava açıldı. Mağdurun ifadesinde ismi geçen diğer 3 kuzeni hakkında ise ’Çocuğun nitelikli cinsel istismarı’ suçundan yargılamaya yer olmadığına dair ek karar verildiği belirtildi.

İddianamenin Diyarbakır Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nde kabul edilmesinin ardından, S.K.’nın yargılanmasına tutuksuz olarak başlandı. Kapalı olarak yapılan yargılamada mağdur Z.K.’nın ifadesi alındı. Duruşma mağdurun beden ve ruh sağlığına ilişkin raporunun alınması için ertelendi.


Servis şöförü liseli kıza tecavüz etti.

Ordu’nun Fatsa İlçesi’nde 33 yaşındaki servis şoförü F.Ç., 15 yaşındaki lise öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddiasıyla tutuklandı.

F.Ç'nin bir yıl önce de bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı gerekçesiyle gözaltına alındığı ve tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı öğrenildi...

Fatsa İlçesi’nde öğrenci servis şoförlüğü yapan evli ve 2 çocuk babası F.Ç.’nin serviste taşıdığı lise1’nci sınıf öğrencisi E.P.’ye tecavüz ettiği iddia edildi. Kız öğrencinin başından geçen olayı ailesine anlatması üzerine savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Jandarma tarafından yakalanarak gözaltına alınan

F.Ç. dün çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuklanarak Ünyecezaevi’ne gönderildi.
İddiaya göre F.Ç.’nin geçen yıl da serviste taşıdığı bazı kız öğrencilere cinsel içerikli mesajlar attığı, yapılan suç duyurusu üzerine gözaltına alınıp, çıkarıldığı nöbetçi mahkeme tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldığı belirtildi.

DEĞERLENDİRMESİNİ YAPACAĞIZ
Ordu Valisi Kenan Çiftçi, tecavüz iddiasıyla ilgili olayda şüphelinin tutuklandığını belirterek, "Dava süreci, adli süreç devam ediyor. O kişi tutuklandı. Bize düşen idari yönden arkadaşlarımızla değerlendiriyoruz. Bundan sonra neler yapılabilir, bunun değerlendirmesini arkadaşlarımızla yapacağız" dedi.


Aşırı İslamcı Boko Haram kaçırdığı iki kıza tecavüz edip ölüme terketmiş!

| 19 Mayıs 2014 Pazartesi |

Pazar günü meydana gelen patlama gece hayatının yoğun olduğu ve bir çok barın bulunduğu bir sokakta oldu. Görgü tanıklarına göre Sabon Gari isimli Hristiyan bölgesinde meydana gelen patlamaya bomba yüklü bir araç sebep oldu.

Saldırının Fransa'nın başkenti Paris'te haftasonu Boka Haram'a karşı düzenlenen güvenlik zirvesinden sonra gelmesi dikkat çekiyor. Başta Nijerya Devlet Başkanı Goodluck Jonathan olmak üzere Benin, Kamerun, Nijer ve Çad liderlerinin katıldığı Nijerya Güvenlik Zirvesi'nde Boko Haram'a karşı ortak bir eylem planı kararı alınmıştı. Yetkililer patlamanın yerel saatiyle 22.00 civarında olduğunu belirterek bombacının da aralarında olduğu beş kişinin hayatını kaybettiğini söyledi.

Patlamayı henüz kimse üstlenmezken, radikal İslamcı örgüt Boko Haram'ın geçmişte Kano'da ve ülkenin kuzeyindeki diğer bölgelerde saldırılar gerçekleştirdiği biliniyor.

İKİ KIZA TECAVÜZ
Boko Haram’ın geçen ay kaçırdığı kız öğrencilerden ikisi ise tecavüz sonrası ölüme terk edilmiş halde bulundu.

Öğrencilerin kaçırıldığı Chibok kasabası yakınlarındaki Ba'ale köyünde akıbetleri tüm dünya tarafından merak edilen kızlardan ikisi ağaca bağlı halde bulundu.
Tecavüz edildikten sonra ölüm terk edilen kızların yüzlerinin yara bere ve kan içinde olduğu, imdatlarına ise öğrencileri bulmak için oluşturulan sivil ekiplerin yetiştiği belirtildi.

Kızları kaçırıldıktan yaklaşık bir hafta sonra bulan ekipteki en genç üye olan 15 yaşındaki Baba Goni, "Onlar için çok bir şey yapamadık. Kimseyle konuşmak istemiyorlardı. Sadece birbirlerine sarılıp ağladılar. Yapabildiğimiz tek şey onları bir araca bindirip polise teslim etmekti" dedi.

Boko Haram tarafından Chibok'taki bir ortaokuldan kaçırılan 276 kız öğrenciden 223'ü halen kayıp.


"Bana 12 yaşında defalarca tecavüz ettiler."

Pamela Anderson'dan Cannes'da çarpıcı açıklamalar
Ünlü aktris Pamela Anderson, çocukluğu boyunca cinsel tacize uğradığını açıkladı. Anderson, 12 yaşındayken de tecavüze uğradığını söyledi.

Kurmuş olduğu hayvan hakları vakfının Cannes Film Festivali'ndeki lansmanında konuşan 46 yaşındaki eski Playboy yıldızı, "Şu an hayatımın en acı hatıralarını açıklamak için doğru zaman olduğunu hissediyorum" diyerek söze başladı.

Kolay bir çocukluk geçirmediğini belirten Anderson, altı yaşından 10 yaşına kadar, evlerinde çalışan bakıcı kadın tarafından taciz edildiğini söyledi.

Anderson, 12 yaşına geldiğinde ise tecavüze uğradığını ifade etti. Bir arkadaşının 25 yaşındaki erkek arkadaşının kendisini tavla öğretmek vaadiyle kandırdığını belirten Anderson, sırt masajıyla devam eden tacizin tecavüze dönüştüğünü söyledi.

Yaşadığı kötü tecrübeleri annesini daha fazla üzmemek için ailesine söyleyemediğini ifade eden Anderson, hayvanlara olan sevgisinin kendisini ayakta tuttuğunu belirtti.





Olmaz demeyin oldu burası Türkiye!

| |

Korku emaresi görülmemiş!
İzmir'de 10 yaşındaki bir çocuğun polis tarafından gözaltına alınmak istendiği ve korkudan altını ıslattığı şeklindeki haberlere ilişkin İzmir Valiliği'nden yazılı bir açıklama geldi.

Açıklamada şunlar kaydedildi:
"13.05.2014 tarihinde Soma ilçesindeki kömür ocağında meydana gelen acı olayda hayatlarını kaybeden maden işçilerinin ölümünü protesto maksadıyla kentin değişik bölgelerinde kanunsuz eylemler düzenlenmiş, bu eylemlere katılanlara gerekli uyarılar yapılmış, eylemlerde şiddet kullanan, sokakları trafiğe kapatıp işyerlerine, bankalara ve kamu mallarına zarar vererek, tahribat yapanlara yönelik, müdahale ve gözaltı işlemi uygulanmıştır."

"UZAKLAŞTIRILMAYA ÇALIŞILDI"
"Kent trafiği işlemez duruma gelmiş, güvenlik görevlilerince yolların trafiğe açılması için yapılan her müdahaleye taşlı sopalı, havai fişekli saldırılar gerçekleşmiştir. 16.05.2014 günü aynı gruplar Talatpaşa Bulvarı'nı dört yönden barikat oluşturarak trafiğe kapatmış ve yine trafiği açmak için yapılan polis müdahalesine taşlı, sopalı ve havai fişekli saldırılar olmuş, eylemci gruplar üzerlerine TOMA’larla kademeli ve artan oranda su sıkılmak sureti ile dağıtılmış, dağılmamakta ısrar edenlere yönelik gözaltı işlemi uygulanmıştır. Bu esnada söz konusu eylemlere iki gün boyunca sürekli katıldığı ve aktif rol aldığı gözlenen basın yayın organlarında bilgi ve görüntüleri aktarılan bahse konu çocuk başta olmak üzere yaşıtı diğer çocuklarla beraber zarar görmemesi ve yaralanmaması amacıyla eylemci grubun içerisinden uzaklaştırılmaya çalışılmış, medya organlarınca da bahse konu bu görüntüler yayınlanmıştır. Bu aşamada yapılan eylemlerde aktif rol aldığı gözlenen çocuğun zarar görmemesi için grubun içerisinden uzaklaştırılmasıdır ve burada gözaltı işlemi kesinlikle uygulanmamıştır."
''13 YAŞINDA''
Açıklamada, "17.05.2014 günü yapılan eylemlerde görülen ve aktif olarak olayların içerisinde yer aldığı anlaşılan çocuğun ve diğer küçük çocukların suça sürüklenen çocuklardan olup olmadığının tespiti amacıyla, eylem sonrası Çocuk Şube Müdürlüğü ekiplerince takiple, gece sokakta yalnız dolaşırken kimliğinin tespiti amacıyla muhafaza altına alınmış, bu çocuğun 2001 doğumlu (13 yaşında) A.K. olduğu, emniyet kayıtlarında bir kez yağma suçundan mağdur, bir kez de kayıp çocuk olarak işlem gördüğü, üç gündür evine gitmediğini çocuğun bizzat kendisinin beyan etmesine rağmen ailesi tarafından kayıp müracaatında bulunulmadığı tespit edilmiş, konu Nöbetçi Çocuk Savcısına aktarılmış, hakkında 2911 Sayılı Kanuna muhalefetten suça sürüklenen çocuk sıfatı ile işlem yapılması, olaya ilişkin video ve fotoğraf kayıtları ile birlikte mesai saatleri içerisinde adliyeye mevcutlu getirilmek üzere ailesine teslim edilmesi talimatı alınmış, alınan talimat gereğince 20.05.2014 tarihinde Cumhuriyet Savcılığı’na götürülmek üzere A.K. adlı çocuk annesine teslim edilmiştir."

Olay nasıl olmuştu:

10 yaşındaki çocuğu gözaltına almak istediler!
İzmir'de Soma protestosuna polis gece saatlerinde müdahale etti. Bu sırada yakınlarıyla eğlenmeye gelen 10 yaşındaki çocuğun da gözaltına alınmak istemesine çevredekiler tepki göstermişti.

Kentin en işlek caddesi Kıbrıs Şehitleri’ne yakınlarıyla eğlenmeye geldiği öğrenilen 10 yaşlarındaki bir çocuğun gözaltına alınmaya çalışılmasına, çevredekiler tepki gösterdi. Diğer polislerin de araya girmesiyle çocuk, kısa sürede bırakıldı.


Search

Labels