Labels

About Me

Haberi çeşitli kaynaklardan sorgular ve ziyaretcilerine en doğru haberleri paylaşır.Haberi kaynağına soracaksın... Habersor editoru
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
haberler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

'IŞİD' 3'ü kadın 23 Türkmen'i öldürdü!

| 19 Haziran 2014 Perşembe |

Biravcılı Köyü'ne baskın yapan IŞİD militanları 3'ü kadın 23 Türkmen'i öldürdü.

Irak'ta Selahaddin kentine bağlı Tuzhurmatu İlçesi'ne bağlı Biravcılı Köyü'ne baskın yapan IŞİD militanları 3'ü kadın 23 Türkmen'i öldürdü.

Köye girmek isteyen IŞİD militanları ile Türkmenler'in yaklaşık 3 saat çatıştığı, köye giren radikal İslamcı militanlarının 23 Şii Türkmen'i kurşuna dizdiği ifade edildi. Saldırı sonrası bazı evleri de yakan IŞİD militanları köyden ayrılırken, köşyde yaşayanlar cenazelerini de alarak diğer ilçelere kaçtı.
Saldırı sonrası 2 Türkmnen'in de kaçırıldığı belirtildi. Ödürülen 20 Türkmen için Tuzhurmatu'da cenaze merasimi düzenlendi. Cenaze merasiminde gözyaşları sel oldu.


IŞİD Irakta 15 Türk'ü daha kaçırdı

| 17 Haziran 2014 Salı |


Irak'ın Selahaddin İline bağlı Dor ilçesi ile Kerkük arasında bir inşaatta çalışan işçiler IŞİD tarafından kaçırıldı.

Serbest bırakılan bir işçi, 15'i Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı 60 işçinin IŞİD tarafından kaçırıldığını söyledi. IŞİD gecen hafta da Musul'u ele geçirdikten sonra Türkiye'nin Musul Başkonsolosunun da aralarında bulunduğu 49 konsolosluk görevlisi ile 31 kamyon şoförünü rehin alarak bilinmeyen bir yere götürmüştü.


Hakim adayını mülakat'ta 11 kez abuk subuk sorular ile elemişler.

| 8 Haziran 2014 Pazar |

Gazeteport'un haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığında avukat olarak çalışan ve hakim savcı olmak için 11 kez sınava girip 11'inde de başarılı olan, ancak mülakat sınavlarında elenen Halil Atlı'nın durumu TBMM'nin de gündemi oldu.

CHP Kırklareli milletvekili Turgut Dibek, Atlı'nın durumunu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a ileterek, ''11 kez yazılı sınavları kazandı ama mülakatta tuhaf sorular ile eleniyor. Noel Baba’nın yaşadığı antik kenti bile sormuşlar'' dedi. Bakan Bozdağ ise, ''11 kez sınava girip mülakatta elenen kişinin durumuna şimdi vakıf oldum. Konuyu soruşturacağım ve bilgi vereceğim'' cevabını verdi.

Milli Eğitim Bakanlığında Avukat olan Halil Atlı, “Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı” yazılı sınavında 11 kez başarılı olmasına rağmen mülakat sınavlarının tümünde elendi. Sınav komisyonu Atlı'ya son mülakatta ''Seni almıyoruz, rağmen neden ısrarla sınava giriyorsun” diye sordu. Atlı'ya mülakatta '' Künde sanatı ne demektir ? Pritzker ödülünü alan ilk kadın mimarın ismi nedir ?'' gibi sorular da yöneltildi.

Daha önce de 22 kez sınav kazanıp 22 kez mülakatta elenen hazine avukatı Adem Sevilmiş’e de, ''Laptop bilgisayarlarda kaç çeşit batarya vardır. Elma ağaçları kaç metre arayla dikilir ? Osmanlının ilk dış borcu ne kadardı? gibi sorular yöneltilmiş ve elenmişti.
 


Tubitak'tan komik montaj raporu!

| |

'TÜBİTAK'ın 'montaj' raporu 'komik''
Uzmanlar, Başbakan Erdoğan'a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu hazırlayan TÜBİTAK'ın 'montaj' açıklaması için detaylı analiz raporu istedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan'a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu yayınlayarak, kayıtların "montaj" olduğunu açıklayan TÜBİTAK’ın "heceleme raporu" uzmanlar tarafından inandırıcı bulunmadı. Ses mühendisi Demirhan Baylan, Başbakan Erdoğan ile oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği iddia edilen kayıtlarla ilgili TÜBİTAK’ın detaylı analiz raporu açıklaması gerektiğini söyledi. Erdem Helvacıoğlu ise duygu-tonlama-arka plan bütünlüğüne dikkat çekerek kayıtlara "montaj" demenin mümkün olmadığını ifade etti.

Zaman'da yer alan habere göre, 17 Aralık’tan sonraki süreçte kapsamlı personel görevden almalarının yaşandığı TÜBİTAK’ın, Başbakan Erdoğan ile eski AB Bakanı Egemen Bağış’a ait olduğu ileri sürülen ses kayıtlarıyla ilgili tartışmalı raporuna tepkiler sürüyor. Raporda, muhataplarının bile kabul ettiği kayıtların, ‘heceler birleştirilmek suretiyle elde edildiği’ savunulmuştu. Daha önce kayıtlarla ilgili açıklama yapan uzmanlar, raporu inandırıcı bulmadı. TÜBİTAK’ın detaylı bir analiz raporu sunması gerektiğini söyleyen ses mühendisi Demirhan Baylan, raporun “Biz şu teknikleri kullanarak şu frekansta şöyle bir müdahale tespit ettik.” şeklinde netlik taşıması gerektiğini söyledi. Erdem Helvacıoğlu da anlam, duygu ve tonlama bütünlüğü ile arka fon seslerinde süreklilik olan böyle bir kaydı oluşturmanın mümkün olmadığını, tek bir cümle kurmanın bile aylar alacağını belirtti. Alp Turaç ise arka plan sesinin değişmemesinin kaydın gerçekliğinin en büyük ispatı olduğunu dile getirdi. Müzisyen ve ses uzmanı Attila Özdemiroğlu, “Bu rapor değil, söylem. Bilim böyle yapılmaz.” dedi. Sosyal medyada ‘heceleme raporu’ denilerek alay konusu edilen raporla ilgili komedyen Cem Yılmaz’dan ‘farklı farklı yerlerden alınmıştır’ notu eşliğinde ilginç bir gönderme geldi: İ....yi...uy..ku...lar!

UZMAN GÖRÜŞLERİ
Müzisyen Atilla Özdemiroğlu: ‘Heceleme yöntemi’ iddiası komik, çocuk bile inanmaz

“Bu bir rapor değil, söylem. Bilim böyle bir şey yapmaz. TÜBİTAK bir rapor yayınlamadı. Böyle bir rapor olmaz. Bilimsel yöntemlerle hazırlanan bir ses analizinin nasıl yapılacağı bellidir. Kim tarafından hangi yöntemlerle hazırlandığı, hangi referansların, araçların kullanıldığı bellidir. Bir rapora başlarken bunlar belirtilir. Böyle bir rapor yok. Bunları içeren bir rapor yayınlanmalı. Beyan ile rapor olmaz. TÜBİTAK gibi bir kurumun böyle rapor olmayan bir şey yayınlaması komik. Daha önce yayınlanmış 3 rapor vardı. Onlar bilimseldi. Amerika'nın resmi adli raporlarını hazırlayan kurumlardı onlar. Heceleme yöntemi ile böyle bir şeyin yapılması imkansız. Çocuk bile inanmaz. Bu işten az anlayan biri güler.”

Ses Mühendisi Erdem Helvacıoğlu: Duygu ve tonlama bütünlüğü olan böyle bir kayıt yapılamaz
"Anlam, duygu, tonlama bütünlüğü olan ve arka seslerinde süreklilik olan böyle bir kayıt, kelime kelime edit ile yaratılamaz. Hece hece de yapılamaz. Stüdyo kaydında tek bir cümleyi hece hece düzgün bir şekilde oluşturmaya çalışmak bile saatler, günler alabilir ki sonuç da tatmin edici olmayacaktır. Tüm bunların dışında zaten konuşmanın olduğunu  ‘Kriptolu telefonlarımız dinlendi.' diyerek Başbakan'ın kendisi de kabul etti. Bu sadece seçim öncesi meydanlarda kullanılmak için yaratılan bir propaganda malzemesi."

Ses Mühendisi Alp Turaç: Arka plan sesi değişmiyor, en büyük ispat bu
"Bu işi hayatında altı ay yapmış insan bile rahatlıkla anlayabilir ki öyle bir ‘editing' yok orada. Hece hece ya da kelime kelime diye bir şey de yok, zaten arka plan sesi değişmiyor, en büyük ispat bu. Artı, ‘kelime kelime' demek zorundalar bu durumda, konuşurken paralar telaffuz ediliyor. Niye çocuğunla konuşurken 10 milyon Euro desin? Kelime kelime ya da hece hece keserek insanlara bir şeyler söylettirebilirsiniz ama bunun yapılacağını bilerek kayda girildiğinde bile ses, müşteri hizmetleri hatlarında olduğu gibi kesik kesik duyulur. Konuşmayı keserek, bir insanın normal tonlamalarına ulaşılması, kaydın bu hale getirilmesi mümkün değil.”

Ses Mühendisi Demirhan Baylan: TÜBİTAK detaylı analiz raporlarını açıklamalı
“Bu olaylar ilk patlak verdiğinde bunun yapılabileceğine dair bir açık kapı bırakmıştım. Fakat ondan sonra o kadar çok kayıt çıktı ki montajın o düzeyde yapılamayacağına kani oldum. Analiz yapmadan kesin konuşmak istemem, ama o kadar çok kayıt var ki montajın o düzeyde yapılabilmesi, o kadar malzeme bulunabilmesi çok zor, inandırıcı gelmiyor. Elbette ki montaj diye bir teknik var. Bu belirli limitler içinde eldeki malzemenin izin verdiği ölçüde yapılabilecek bir şey. İş bu durumdayken, TÜBİTAK'tan beklediğim benim çok detaylı bir analiz raporu sunmaları, ‘Biz şu şu teknikleri kullanarak işte mili saniyede işte şu frekansta şöyle bir müdahale tespit ettik.' falan gibi çok detaylı bir analiz raporu vermeleri lazım ki insanlar da ikna olsun. Tahmin ediyorum çoğu ses mühendisi bunu bekliyor. Yoksa, ‘Biz test ettik bu montajdır.' demek çok da yeterli olmayacaktır. TÜBİTAK'ın görevi detaylı bir raporla bunu açıklamaktır, eğer varsa..."


"Ayhan Yılmaz gaz fişeği ile vuruldu" iddiası.

| 24 Mayıs 2014 Cumartesi |

"Ayhan Yılmaz gaz fişeği ile vuruldu"
Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ve kimliği dün akşam saatlerinde belirlenen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeği ile vurulduğuı öne sürüldü.

Okmeydanı'nda hayatını kaybeden ikinci kişinin kimliğinin 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.

Uğur Kurt isimli gencin polis tarafından vurularak öldürülmesinin ardından çıkan olaylarda hayatını kaybeden ancak kimliği belirlenemeyen kişinin 1972 Giresun doğumlu 42 yaşındaki Ayhan Yılmaz olduğu belirlendi.

GÖZÜNDEN ŞARAPNEL PARÇASI ÇIKTI

Çıkan olaylarda atılan el bombasının patlaması sonucu ağır yaralandığı iddia edilen kişi bugün hayatını kaybetti. Sağ gözünden şarapnel parçası çıkarılan ve beyin kanaması geçiren kişinin üzerinden sadece bir çakmak çıkmıştı.

AF ÖRGÜTÜ: AYHAN YILMAZ GAZ FİŞEĞİ İLE VURULDU

Uluslararası Af Örgütü, Okmeydanı’nda polis tarafında vurulduğu iddia edilen Uğur Kurt ve Ayhan Yılmaz’ın ölümüne ilişkin bir açıklama yaptı.
Açıklamada el yapımı bir patlayıcıdan çıkan şarapnel parçasınin kafasına gelmesi sonucu ağır yaralandığı belirtilen Ayhan Yılmaz'ın gaz fişeğinde yaralandığı öne sürülerek, "ilk raporlara göre bir kişi sağ gözünden gaz yaşartıcı gaz fişeği ile vuruldu. Hastaneye kaldırıldı fakat aldığı yaralar sebebiyle hayatını kaybetti" denildi.
Gezi Parkı eylemlerinden bu yana polisin aşırı şiddet kullanımına vurgu yapılan açıklamada “Okmeydanı'ndaki iki ölüm, Türkiye'nin gösterilerde sürekli olarak aşırı güç kullandığı bir dönemin ardından gerçekleşti. Haziran 2013'ten bu yana hak ihlali niteliğindeki güç kullanımı yüzünden dört kişi doğrudan olay yerinde öldü. Yetkililerin polisin gerçekleştirdiği hak ihlalleri ile ilgili derhal ve etkili bir soruşturma başlatma konusundaki başarısızlığı halkın artan öfkesini körükledi” ifadesi kullanıldı.


Somada Tayyip Erdoğan babasını soran madencinin kızını tekme tokat dövdü

| 15 Mayıs 2014 Perşembe |

Dün Soma'yı ziyaret eden Erdoğan vatandaşlar tarafından protesto edildi. 

Erdoğan aracına binip adeta ilçeden kaçtı. Ancak aracına binmeden önce yaşanan olaylar aynen faciada olduğu gibi Türkiye tarihinde bir ilkti.

Soma'da bulunan gazeteci Şenol Çarık, dün başbakan Erdoğan'ın bir kadını tokatladığını ilk kez YÖN Haber'de açıklamıştı. Şenol Çarık, tecrübeli ve son derece güvenilir bir gazeteci. Bu güvene dayanarak haberi büyüttük. İlk kez duyurduğumuz bu haberin bugün görüntüleri çıktı. Ardından iş, başbakanın tokatladığı kadının kim olduğunu bilmeye geldi. Bunu da YÖN Haber açıklıyor.

Evet...Başbakan babasını maden faciasında kaybeden genç bir kadını Soma'da bir markette tokatladı. Kadının ismi Hatice G. Üstelik kadının ailesi AKP'li ve yerel seçimlerde AKP'ye oy vermiş.

Başbakanın karıştığı skandallar bu kadarla da bitmiyor. Erdoğan marketin önünde de Taner Kurucan adında bir işçiyi tokatlıyor. yönhaber.com

Olayla ilgili diğer fotolar










700 binlik saatin üreticisinden Çağlayan'a yalanlama geldi.

| 7 Mayıs 2014 Çarşamba |

Ekonomi eski Bakanı Zafer Çağlayan'ın TBMM'de yaptığı savunmasında 700 bin TL'lik saatle ilgili dile getirdiği iddiaları, saatin satın alındığı Patek Philippe firması yalanladı.

 "Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor" diyen Çağlayan'ın açıklamalarını yalanlayan firma yetkilileri "Garanti belgesi, kişiye özel değil saate özeldir. Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır" dedi. 'GAZETE İLANI VERMEYİZ' Saati gazete ilanından görüp beğendiğini söyleyen Çağlayan'ın bu iddiası da yine firma tarafından yalanlandı.

 Gazete ilanı vermediklerini belirten firma yetkilileri "Özel bir saat ürettiğimiz zaman bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz" diye konuştu. Firmanın Cenevre'deki merkez mağaza sorumlusu ile görüşen Aydınlık gazetesinden Derya Derviş'in aldığı yanıtlar şöyle: "Cenevre Paris ve Londra'nın yanısıra bir çok ülkede de saatlerimizi satan aracı firmalar var. Hiçbir ülkede gazete ilanları vermeyiz. Biz marka bir firmayız ve müşterilerimiz çok özeldir. Firmamız 1996 senesinden beri dergi çıkarır. Müşterilerimiz, ürettiğimiz saatleri bu dergiden takip ederler. Özel bir saat ürettiğimiz zaman da bunu müşterilerimize elektronik postayla bildiririz." 'GARANTİ BELGESİNE İSİM YAZMAYIZ' "Faturalarda müşterilerimizin adı, ünvanı ve kanunen yazılması gereken her şey kesinlikle yazılır. Ama garanti belgesine isim yazmayız. Garanti belgesi kişiye özel değil saate özeldir.

 Garanti belgesinde sadece saatte kaç taş var, kaç karatlık altın, seri numarası, üretim tarihi ve garanti süresi yazılır. Saati alan kişi hediye edebilir veya satabilir düşüncesiyle isim yazılmaz, garanti belgesini elinde bulunduran kişi saati alan kişi demek değildir." Öte yandan Patek Philippe'le sözleşmesi olan İstanbul'daki firmanın da garanti belgesinde isim yazılmadığını teyit ettiği haberde ifade edildi.  'SAATİN PARASINI ÖDEDİM' Zafer Çağlayan, konuyla ilgili, "Ben saati bir gazetenin ilanında gördüm, çok beğendim, ilgili firmayla temasa geçtim, 'kişiye özel üretiyoruz' dediler. Daha sonra firma yetkilisi beni aradı ve 'satın alacak mısınız?' dedi. Bu konuşma yapılırken Rıza Zarrab o ortamda bulunuyordu.

 'Bizim orada ofisimiz var, alır size gönderirler' dedi. Sonra bir araçla saati bana gönderdiler. Saatin faturası alanın üstüne ama garanti belgesinde benim adım geçiyor. Saatin parasını ödedim ve mal beyanımda da gösterdim" dediği medyaya yansımıştı.  Çağlayan, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde Başbakan Erdoğan'ın Mersin mitingi öncesinde hakkındaki yolsuzluk ve rüşvet iddialarıyla ilgili açıklamada bulunmuş, "Zafer Çağlayan'a saat hediye eden varsa, eğer bir saat almışsam, saat aldığımı ve saat verildiğini kim söylüyorsa edepsizdir, vicdansızdır, ahlaksızdır. Hırsız görmek istiyorsan dön partine bak. Hırsız görmek istiyorsan İstanbul'a aday gösterdiğin başkan adayına bak" ifadelerini kullanmıştı.

  Eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan'ın avukatı Muhammed Hardalaç, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun yerel seçim öncesi miting meydanlarında yaptığı konuşmalarda sarf ettiği "Zafer Çağlayan hediye saat almış. O saati paralel devlet mi taktı? Bakanın koluna 700 milyar liralık saati paralel devlet mi taktı?" şeklindeki sözler üzerine yasal yollara başvuracaklarını söylemişti.

 Kesin mahkeme kararı olmadan bu tip asılsız ithamlarda bulunulmasının müvekkilini rahatsız ettiğini vurgulayan Hardalaç, şunları kaydetmişti: "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bahse konu saat ile alakalı müvekkilim Mersin milletvekili Zafer Çağlayan'ın, saatin bedelinin ödendiğine ve söz konusu saati mal beyanında sunduğuna ilişkin yapmış olduğu açıklamaları hiçe sayarak kamuoyunu kasten yanlış yönlendirmek istemektedir." Cihan


Fantezi hostes kostümü transparan.

| |


Henüz yeni bir blog olarak 1000 adet içerik sayımıza ulaşmış bulunuyoruz.Kısa sürede büyük bir ilgi gösteren okuyucularımıza teşekkür eder.Gecelerinin bu resimdeki hostes kostümü sıcaklığında renkli geçmesini temenni ederiz.
Nice bin içerik paylaşmak dileklerimle

                                                                                                        maksi-blog editörü sabahtanvakti
                                                                                                           


İstanbul Akasya avm de yangın paniği.

| 4 Mayıs 2014 Pazar |

İstanbul yangın haberi ile sarsıldı. Anadolu yakası AVM yangını paniği yaşadı. Akasya AVM'de yangın çıkması ile itfaiye ekipleri olaya müdahale etti.

Acıbadem'de yeni yapılan bir AVM 'de yangın çıktı. Akasya AVM 'de bulunan vatandaşlar yangın nedeniyle büyük panik yaşadı. Bazı vatandaşların dışarı çıkarken düşerek yaralandı.

Edinilen bilgilere göre, Kadıköy Acıbadem Çeçen Sokak'ta yeni yapılan bir AVM'nin çatısında izolasyon çalışması sırasında yangın çıktı. Saat 14.50 sıralarında çıkan yangına müdahale için çok sayıda itfaiye ekibi sevkedildi. İtfaiye AVM'nin rezidans kısmında çıkan yangında binanın yüksekliği nedeniyle güçlükle müdahale etti. İlk müdahaleyi personelin yaptığı yangın, hafta sonu olması sebebiyle vatandaşların yoğun olarak bulunduğu alışveriş merkezinde paniğe neden oldu.

Dumanlar nedeniyle tahliye edilen vatandaşlar panikle dışarı çıkarken adeta birbirlerini ezdi. Bazı vatandaşların dışarı çıkarken düşerek yaralandığı görüldü. Panik sırasında bazı AVM çalışanlarıyla vatandaşların fenalık geçirdiği görüldü. Kaçarken düşüp yaralanan bir kişi de olay yerindeki ambulansla hastaneye kaldırıldı.

Yetkililerce tamamen boşaltılan alışveriş merkezindeki yangın, itfaiye ekipleri tarafından söndürüldü. Yangın yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alındı.

Bu arada, yangının çıkmasının ardından yetkililerce, "Bu bir tatbikat değildir, gerçek yangındır" anonsu yapıldığı öğrenildi. Bazı vatandaşlar da "binanın yangın nedeniyle yıkılacağı" söylentisi üzerine dışarı kaçtıklarını belirtti.

Soğutma çalışmalarının devam ettiği binanın önünde tedbir amaçlı ambulans bekletiliyor.





Acun Ilıcalı fena zıpladı.

| |

Türkiye'nin vergi rekortmeni açıklandı

2013 yılı vergi rekortmeni açıklandı. Bu senenin birincisi Rahmi Koç oldu. Listenin 2. sırasında 31 milyon 766 bin 152,76 lira vergi tahakkuk ettirilen Semahat Sevim Arsel yer aldı. Gelir Vergisi rekortmenleri sıralamasında Koç ve Arsel'i Suna Kıraç, Mustafa Vehbi Koç, Yıldırım Ali Koç, Mehmet Ömer Koç izledi. İlk 6 sırada Koç ailesi mensupları yer aldı. Televizyon dünyasının yükselen yıldızı Acun Ilıcalı 2012 yılında en çok vergi veren 31'inci kişi olurken Ilıcalı geçen yıl 15'inci sıraya yükseldi.

      
Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı, 2013 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilen Gelir Vergisi beyanları sonucunda Türkiye genelinde en çok vergi beyan eden ilk 100 mükellefi açıkladı.
      
Buna göre, Türkiye'nin vergi rekortmenleri listesinin ilk sıralarında Koç ailesi mensupları yer aldı. Rahmi Koç'a kendi adına menkul sermaye iradı
 faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 37 milyon 492 bin 324,78 lira,  Arsel'e  menkul kıymet yatırım ortaklığından elde ettiği gelir için 31 milyon 766 bin 152,76 lira, Suna Kıraç'a ise menkul kıymet aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 26 milyon 949 bin 760,90 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi.
      
 Listenin 4. sırasında menkul kıymetler aracılık faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 22 milyon 673 bin 36,81 lira vergi tahakkuk ettirilen Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Vehbi Koç, 5. sırasında ise 19 milyon 317 bin 769,16 lira ile Yıldırım Ali Koç, 19 milyon 36 bin 370,69 lira vergi tahakkuku ile Mehmet Ömer Koç 6. sırada yer aldı. ENKA Şirketler Grubu Fahri Başkanı Şarık Tara, 14 milyon 878 bin 940,13 lira ile listeye 7. sıradan girdi.
      
Listenin 8. ve 10. sırasında yer alan kişiler isimlerinin açıklanmasını istemezken, 9. sırada kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için 11 milyon 718 bin 726,69 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirilen Aydın Doğan Vakfı Kurucu ve Onursal Başkanı Aydın Doğan bulundu.

İŞTE İLK 10 
1 MUSTAFA RAHMİ KOÇ 37.492.324,78 TL ANKARA

2 SEMAHAT SEVİM 31.766.152,76 TL İSTANBUL

3 SUNA KIRAÇ 26.949.760,90 TL İSTANBUL

4 MUSTAFA VEHBİ KOÇ 22.673.036,81 TL İSTANBUL

5 YILDIRIM ALİ KOÇ 19.317.769,16 TL İSTANBUL

6 MEHMET ÖMER KOÇ 19.036.370,69 TL İSTANBUL

7 ŞARIK TARA 14.878.940,13 TL İSTANBUL

8 İsmi açıklanmadı 14.320.355,33 TL İSTANBUL

9 AYDIN DOĞAN 11.718.726,69 TL İSTANBUL

10 İsmi açıklanmadı 11.247.389,63 TL İSTANBUL

      
ACUN ILICALI, CEM YILMAZ VE KIVANÇ TATLITUĞ LİSTEDE      
Gelir Vergisi rekortmenleri arasında televizyoncu Acun Ilıcalı, komedyen Cem Yılmaz ve manken Kıvanç Tatlıtuğ da yer aldı. Bağımsız müzisyen, ses sanatçısı, konuşmacı, sunucu gibi faaliyetlerden oluşan geliri için 6 milyon 204 bin 783,57 lira gelir vergisi tahakkuk ettirilen Acun Ilıcalı geçen yıla göre 16 basamak yükselerek listeye 15. sıradan girdi. Ünlü komedyen Cem Yılmaz da listede 73. sırada yer alırken, Yılmaz'a 3 milyon 40 bin 728,74 lira Gelir Vergisi tahakkuk ettirildi. Kıvanç Tatlıtuğ ise aynı bağımsız manken ve modellerin faaliyetlerden oluşan geliri için kendisine tahakkuk ettirilen 2 milyon 642 bin 539,77 lira vergi ile listede 90. sırada bulundu. Kendine ait veya kiralanan gayrimenkullerin kiraya verilmesi veya leasingi faaliyetlerinden elde ettiği gelir için Ali Ağaoğlu, 4 milyon 109 bin 141,68 lira vergi ile listede 41. sırada yer aldı.


Oğlunu kurtarmak için Suriye'ye giden Baba da esir düştü.

| 21 Nisan 2014 Pazartesi |

Suriye'ye savaşmaya götürülen oğlu Murat Çelik'i kurtarmak için Halep'e giden Nezir Çelik de kaçırıldı. Çelik'i kaçıran örgüt fidye istiyor. Babası ve ağabeyini arayan İhsan Çelik yardım bekliyor.

Başta Adıyaman olmak üzere Bingöl, Batman, Urfa, Diyarbakır ve Bitlis’i mesken tutan El-Kaide, El Nusra, Ashar Es Şam ve Esad yanlısı gruplar, ‘cihat’ ya da para karşılığında gençleri Suriye’ye savaşmaya götürüyor. Aileler ise çocuklarını kurtarmak için sıcak bölgelere gidiyor, fidye verip çocuklarını kurtarmaya çalışıyor.

 Diyarbakırlı Murat Çelik de Suriye’ye savaşmaya götürülen yüzlerce gençten sadece biri. Babası Nezir Çelik, El Nusra’ya katılan oğlunu geri getirmek için geçen aralık ayında Halep’ gitti. Aylarca kampları gezerek oğlunu bulmaya çalıştı. Son olarak oğlunun PYD tarafından esir alındığını duyunca Kürt nüfusun yoğun olduğu Afrin’e yöneldi. Ancak bir daha kendisinden haber alınamadı. Ceyşül Hür örgütü tarafından kaçırıldığı ve 25 bin dolar fidye istendiği öne sürülüyor. Oğlunu bulmak için uğraşan baba Nezir Çelik ve oğlu 

Murat Çelik’in akıbeti bilinmiyor. Diyarbakır’da yaşayan İsa Çelik şimdi hem babası hem ağabeyini kurtarmak için yetkililerden yardım istiyor.

Suriye’de yaşanan iç savaşta Türkiye ’nin çetelere yardım ettiği iddiaları tartışılırken, Adıyaman, Bingöl, Batman, Urfa, Diyarbakır ve Bitlis’ten 18 ile 30 yaş arasındaki gençlerin savaşmak üzere Suriye’ye götürüldüğünü Radikal ortaya çıkarmış ve ‘Adıyaman-Suriye cihat hattı’ haberiyle duyurmuştu. 


Kenan Işık'tan üzücü haber geldi!

| |

Hayati tehlikesi devam ediyor mu?

Geçirdiği beyin kanaması sonrası ameliyata alınan ve tedavisine uyutularak devam edilen Kenan Işık'ın sağlık durumuyla ilgili Amerikan Hastanesi'nden açıklama geldi.

BEYİNDEKİ HASAR DEVAM EDİYOR
Solunumunun başlaması nedeni ile suni solunum cihaz desteğinin azaltılması, ağrılı uyaranlara cevap alınması, spontan göz açması gibi olumlu gelişmelere karşın, Kenan Işık’ın kontrol tomografi, manyetik rezonans görüntüleme ve klinik bulgulara göre, beyin korunmasına yönelik tıbbi tedavi ve girişimlere rağmen beyin hasarının devam ettiği gözlenmiştir.


HAYATİ TEHLİKESİ SÜRÜYOR
Hastamız Kenan Işık’ın bilinci kapalı olup, stabil seyretmektedir. Hayati tehlikesi sürmektedir.


Şahan Gökbakar: Yer mi bunları Anadolu çocuğu?

| 19 Nisan 2014 Cumartesi |

Sabah Gazetesi 'nin magazin eki Günaydın'da yer alan bir yalan haber sanatçı Şahan Gökbakar 'ın tepkisine sebep oldu.

Sabah Gazetesi yazdı, oyuncu Şahan Gökbakar tepki gösterdi: Yer mi bunları Anadolu çocuğu?

Son dönemde tekzip edilen haberler bülteni şeklinde okuyucusuyla buluşan ve havuz medyasının başı olarak anılan Sabah Gazetesi, ek olarak çıkarttığı Günaydın'da manşetten ilginç bir yalan habere daha imza attı.

Hakan Uç isimli muhabirin imzasıyla çıkan haberde, Oyuncu Şahan Gökbakar'ın aldığı arabaların garaja sığmayıp sokağa taştığı, hatta mahallelinin diline düştüğü çok net ve kesin ifadelerle anlatılıyor. Haberde oyuncunun otomobil koleksiyonuna 95 bin euroluk yeni bir cip daha eklediği ve filosunu güçlendirdiği, bu gidişle oturduğu 'Rumelihisarı'nı parselleyip dev bir otoparka dönüştüreceği' şeklinde ilginç ifadeler yer alıyor.

OYUNCU TEPKİ GÖSTERDİ
Oyuncu Gökbakar haberi twitter hesabından yalanlarken ilginç ifadeler kullandı. ''YALAN yazma hakkımda Sabah Günaydın. Yalanı dolanı bi kenara bırak. DOGRU yaz YALAN yazma, ayıp günah Günaydın...'' diyen Gökbakar, grubun muhafazakar (!) yayıncılık yaptığını öne sürerek ''Bu kadar kolay YALAN haber nasıl yazıyorsunuz ya. SABAH gazetesi yöneticilerine teessüf ederim'' dedi ve ekledi: Para bozdu ayakları haa? Hadiii... Yer mi bunları Anadolu çocuğu...!!!  samanyoluhaber

İşte o tweetler...




Bitlis'te dün kaybolan iki çocuğun cesedi bulundu.

| |

Dün kaybolan amca çocukları Serpil ile Bilal Bayhan'ın cesetleri donmuş halde bulundu.

Bitlis’in Güroymak İlçesi’ne bağlı Çayarası Köyü’nde dün öğlen saatlerinde kaybolan amca çocukları 5 yaşındaki Serpil ile 4 yaşındaki Bilal Bayhan’ın bugün akşam saatlerinde birbirine sarılı cesetleri bulundu. Kuzenlerin donarak öldükleri belirtildi.

Güroymak’a 55 kilometre uzaklıktaki Çayarası Köyü’nde yaşayan amca çocukları Serpil ve Bilal, oyun oynamak üzere dün öğlen saatlerinde evlerinden ayrıldı. Çocuklar eve dönmeyence aileleri telaşlanarak köyün çevresinde ve yakınındaki dağlık alanda Serpil ve Bilal’i aramaya başladı. Aileler bir sonuç alamayınca jandarmayı arayarak durumu bildirdi. Bunun üzerine bölgeye çok sayıda jandarma ekibi gönderilirken, Van’dan ve Bitlis’ten de AFAD ekipleri de bölgeye geldi. Dün yapılan tüm aramalara rağmen çocukların izine rastlanmadı.

Aramalara bugün sabahın ilk saatlerinden itibaren yeniden başlandı. Jandarma, AFAD ve köy korucularından oluşan 300 kişi, geniş bir bölgede arama çalışması yaptı. Yapılan aramaların sonucunda, bugün saat 17.30 sıralarında, minik Serpil ve Bilal’in birbirlerine sarılı cesetlerine ulaşıldı. Çocukların köyün yakınında bulunan dağlık alanda donarak öldükleri belirlendi.

Bitlis Vali Yardımcısı Akif Pektaş, aramaların dünden beri hava destekli olarak sürdürüldüğünü söyledi. Pektaş, köylü ve korucuların da katıldığı aramalarda çocukların cesetlerine ulaştıklarını belirterek, "Ailelerine iyi bir haber vermek istiyorduk. Ancak aramalar sonucunda 2 çocuğumuzun cesedine ulaşabildik. Çocukların hava şartları ve açlıktan dolayı hayatlarını kaybettiklerini düşünüyoruz" dedi.


Ben 'Böyle şerefsizlik görmedim'

| 17 Nisan 2014 Perşembe |

Ertuğrul Özkök'ten flaş açıklamalar 'Hiç bir gazetecinin ötekilerini işten attırmak için gammazlama şerefsizliğine bu dönemde olduğu kadar tanık olmadım'

CNN TÜRK'te yayınlanan 'Aykırı Sorular' Hürriyet Gazetesi Yazarı Ertuğrul Özkök'ü konuk etti. Özkök, Enver Aysever'in sorularını yanıtladı.

Özkök, 'Ben 27 Mayıs ihtilalinden sonrasını hatırlıyorum. 12 Mart'ı hatırlıyorum. 12 Eylül'ü hatırlıyorum. Bu iki askeri darbe bir ara rejim döneminde bir biri ile bıçaklı olan hiç bir gazetecinin ötekilerini işten attırmak için gammazlama şerefsizliğine tanık olmadım' dedi.

Özkök, 'Bu gazetecilerin tarihe kalmayacağını ve bu isimleri çöp tenekeleri almayacağını' söyledi.


İnsanlıktan çıkmışlar porno uğruna hayvanlarla.

| |

ABD'nin Florida eyaletinde iki 28 ve 29 yaşlarındaki iki model, hayvanlara eziyet eden porno videolarda rol aldıkları için tutuklandılar... 

Üstelik sadece eziyet de değil, 'fetiş' uğruna tavukları bile videolarda öldüren Sara Zamora ve Stephanie Hird adlarındaki iki kadın, yapımcılarıyla birlikte yakalandılar. 

KORKUTUCU İZLEYİCİ ORANLARI

Resmi bilgilere göre iki kadın Adam Redford tarafından işe alındı. Porno filmlerde hayvanlara eziyet fetişinin başlangıcı ise birkaç ay öncesine dayanıyor ve korkutucu olan da hayli yüksek bir izleyici oranına sahip olması.



Öldürmeden önce fotograflarını çektirmiş!

| 13 Nisan 2014 Pazar |

Kars'ta kaçırılarak öldürülen 9 yaşındaki Mert Aydın'ın katil zanlısı yakalanmıştı. Kars Valisi Eyüp Tepe, katil zanlısının 23 yaşındaki Aykut B. olduğunu ve katilin, Mert'in babasıyla daha önceden tanıştığını, aralarında alışveriş olduğu açıklamıştı.

Mert'in kaçırılarak öldürülme olayını uzmanlardan oluşan bir kadronun özverili çalışması sonucu aydınlattıklarını ifade eden İl Emniyet Müdürü Ercan Çakmak, zanlının tutuklanma haberinden sonra yüzlerce telefon ve mesaj aldıklarını söyledi.

Emniyet Müdürü Çakmak, 36 AV 079 plakalı otomobille çekilen fotoğrafla ilgili olarak "Aykut kendisine ait cep telefonu ile Mert'e olay yerinde fotoğraf çektirdiğini itiraf etti. Cep telefonunu olaydan sonra bir telefoncuya ucuza sattığını söyledi. Polisler belirtilen iş yerinden telefonunu aldıklarında kırmızı oto önünde ve yanında Aykut'un fotoğraflarını buldular. İfadesinde zaten her şeyi itiraf etti. Hatta kız kaçırma olayından dolayı mı kendisini bulduğumuzu sordu. Biz de o zaman ona güvenlik ve mobese görüntülerini izlettirdik. Oto ile fotoğraf çektiren kişi ile video görüntülerinde Mert'in yanında kaldırımda yürüyen aynı kişi" diye konuştu.


Kılıçdaroğlu babalık yaptı saldırganı affetti.

| 11 Nisan 2014 Cuma |

Kılıçdaroğlu Annenin feryadına sessiz kalmadı ve Babalığını yaptı

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na yumruklu saldırıda bulunan Orhan Övet'in annesinin, 'Kılıçdaroğlu babalık yapsın, oğlumu affetsin' feryadı sonuç verdi.

Saldırıyla ilgili şikâyetçi olmayacağını belirten CHP lideri, “Bir annenin feryadına duyarsız kalamam. Olayın ayrıntıları ortaya çıktıktan sonra kararımı açıklayacağım” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında gerçekleşen MYK toplantısında, Meclis’teki yumruklu saldırı, yerel seçimsonuçları ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri mesaya yatırıldı. Meclis’teki yumruklu saldırı konusunda yapılan değerlendirmede MYK üyeleri, saldırının “provokasyon” amaçlı “profesyonel” bir eylem olduğu noktasında birleşti. CHP kurmaylarından elde edilen bilgiye göre toplantıda, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun saldırganhakkında şikâyetçi olup olmaması da gündeme geldi.


Şok ifade "Adi Diktatör"

| |

Türkiye devletinin, Suriye'de geçen yaz sivillere karşı kimyasal silah kullanmasıyla bağlantılı olduğu iddiasını Independent yazarı Robert Fisk de kaleme aldı.

Orta Doğu muhabiri Fisk, ABD'li gazeteci Seymour Hersh'in aktardığı tıklayın iddialara göndermede bulunduğu makalesinde, Şam yakınlarında kullanılan kimyasal malzemenin Suriye rejminin cephaneliğinde bulunmadığı iddiasını tekrarlıyor.

Fisk'in tartışalacak Independent gazetesindeki yazısını BBC Türkçe Servisi derledi. Fisk'in Erdoğan için kullandığı 'tin-pot' ifadesinin Türkçe karşılığı ise, "değersiz", "beş para etmez", "aşağılık" anlamına geliyor.

Fisk ayrıca, Türkiye'nin Suriye'deki savaşa karışmayı sürdüreceğini vurgulayarak, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ve Milli İstihbarat Teşiklatı Müsteşarı Hakan Fidan'ın aralarında olduğu yetkililerin Suriye hakkındaki görüşmelerini içerdiği belirtilen ses kaydına atıf yapıyor.

İngiliz gazetecinin makalesi, "Erdoğan: Model güçlü adamdan adi diktatöre" başlığını taşıyor.

TÜRKİYE VE SARİN İDDİASI

Fisk, "Öyleyse başka bir Orta Doğulu 'güçlü adam' adi (ve tehlikeli) bir diktatöre mi dönüştü? Veya muhafazakâr, aklı başında bir demokrat birden gerçek rengini mi gösterdi?" sorusunu sorduktan sonra, Erdoğan'ın "Arap uyanışı" sırasında devrimcileri desteklediğini hatırlatarak şöyle diyor: "Kim eski Osmanlı bayrağının -veya şimdiki Türk versiyonunun- bir ked daha Gazze ve Mısır'daki Arap evlerinin üzerinde gururla dalgalanacağına inanırdı?"

Yazar sözü, Osmanlı Ermenileri'nin yaşadığı Suriye kasabası tıklayın Keseb'de geçen hafta halkın yerinden edilmesine getirerek, kasabanın Suriye rejimine karşı muhaliflerin silahlandığı Türkiye sınırının hemen yakınında olduğuna dikkat çekiyor.

Suriye rejiminin, geçen Ağustos ayında Şam'ın Guta semtinde onlarca sivilin ölümüne yol açan kimyasal silahın Türkiye üzerinden getirildiği ve saldırının amacının Batının stratejik silahlarını Suriye hükümetine çevirmesi olduğu iddiasını hatırlatan Fisk şu ifadeleri kullanıyor:

NUSRA SUÇLAMASI

"Independent Suriye'deki saldırıları soruşturduğunda Rus kaynaklar, kimyasalların Esad'a satılmadığını belirtti. Bunlar Moskova tarafından Libya'daki eski Kaddafi rejimine satılan stoklardan geliyordu."

"Suriye ordusu subayları ve Esad'a yakın bir isim de, ABD ve müttefikleri gaz saldırısı nedeniyle rejimi suçlamakta ısrar edince bana, sarin gazının Türkiye'nin bir bölümünden Suriye'nin kuzeyindeki isyancılara taşındığına ilişkin resmi kanıta kulak asılmamasından şikayet ediyordu. Sürekli olarak, Türkiye'nin güneyinden, yerel polis tarafından sarin olarak tanımlanan kimyasal madde taşımakla suçlanan 10 El Nusra adamı hakkındaki 130 sayfalık Türk iddianamesine atıf yapıyorlardı. Doğru söylüyorlardı. Grubun elebaşı Haytam Kassab, Türk savcısının 25 yıl hapis cezası istediği mahkemeye çıkarıldı ve daha sonra 'yargılanmak üzere' serbest bırakıldı. Hepsi ortadan kaybolurken, Türkiye'nin Moskova büyükelçisi tutuklamaları gözardı ederek -neredeyse Saddamvari bir kanaatle- 'sarin'in 'antifriz' olduğunu iddia edecekti."

KİMYASALLARIN SURİYE ORDUSUNUN CEPHANELİĞİNDEN ÇIKMADIĞINA İNANIYOR

Robert Fisk, aynı yöndeki iddiaları makalesinde dile getiren ve eski arkadaşı olan Seymour Hersh'in adı belirsiz "yetkilileri" ve "uzmanları" kaynak olarak belirtmesine serzenişte bulunuyor.

Rosert Fisk'den Erdoğan için çok ağır sözler

Buna karşın, Hersh'in dile getirdiği, Guta'da kullanılan materyallerin bir İngiliz laboratuvarında incelenmesinin ardından ABD ve İngiltere yönetimlerinin, kimyasal malzemenin Suriye ordusunun cephaneliğinden çıkmadığına inandığı iddiasına atıf yapıyor Fisk.

İngiliz gazetecinin bu konudaki yorumu şöyle:
"Hersh'e göre Erdoğan, Amerikalıların Libya'dan Türkiye üzerinden Suriyeli isyancılara silah nakli için 'gizli hat' kurmasına izin vermişti - Sovyetler Birliği'nden Libya'ya sarin nakledilmesi gibi. Hersh, Guta saldırısının meydana gelmesinden sonraki aylar boyunca bu 'gizli hattın' devam ettiğini söylüyor. Aynı zamanda, Türklerin İran ile altın ticareti yapmasına verilen iznin; milyarlarca dolarlık rüşvet parasını, aynı zamanda Erdoğan etrafındaki üst düzey isimlerin eline geçtiği ortaya çıkan yolsuzluk parasını yaratan kârlı girişim."

"Bir Türk gazeteci geçen hafta İstanbul'da bana, Erdoğan'ın -zaten bilinen- çılgınlığının, Şam'daki Guta sarin saldırısının Obama'yı Esad rejimine saldırmaya sevk etmesi beklenirken sonunda öyle olmaması üzerine, gaddarlık düzeyine çıktığını ısrarla anlattı. Eğer Amerikan bombardımanı gerçekleşseydi Türkiye yeni Suriye'de mevki sahibi olacak, bu kadim ülke farz edilen, geniş, Osmanlı tarzı imparatorluğun parçası haline gelebilecekti. Bu işleri çok ileriye götürmek olur."

OBAMA-FİDAN DİYALOĞU

Erdoğan'da "siyasi megalomani izleri" olduğunu söyleyen Fisk, yine Hersh'e atıfla, ABD Başkanı Barack Obama'nın Beyaz Saray'daki yemekte MİT Müsteşarı Hakan Fidan'a "Suriye'deki radikallerle ne yaptığını biliyoruz" dediği iddiasını aktararak makalesini şöyle noktalıyor:

"Türkiye'nin Suriye savaşına karışması, Amerikalılar ne yaparsa yapsın sürecek. Obama isyancıların hem güvenilmez, hem tehlikeli, hem de mağlup durumda olduğuna inanıyor. Fakat YouTube'da yer alınca -ki yasaklandı- Erdoğan'ı çok öfkelendiren bantlardan biri, Türk yetkililerin Suriye'ye kendi saldırılarına bahane ararkenki konuşmalarını aktarıyordu. 'Üzerinde oynanmış' diye haykırdı Türk hükümeti. Hiç kuşkusuz." internethaber


Benzin ve motorine zam geldi.

| |

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, tavan fiyatı uygulamasında baz alınan İstanbul Avrupa Yakası'nda 12-15 Nisan arasında benzinin tavan satış fiyatını 4,99 lira, motorinin tavan satış fiyatını 4,29 lira olarak belirledi. Buna göre, benzinin litre fiyatı 2 kuruş, motorinin litre fiyatı 1 kuruş arttı

Kurulun, dağıtıcı ve bayi paylarının toplamını 2 ay süresince litrede benzinde 44 kuruştan, motorinde ise 51 kuruştan 37 kuruşa indiren kararının ardından, akaryakıt ürünlerinde 12-15 Nisan tarihleri arasında uygulanacak fiyatlar açıklandı.

Buna göre, tavan fiyatı uygulamasında baz alınan İstanbul Avrupa Yakası'nda 12-15 Nisan arasında benzinin tavan satış fiyatı 4,99 lira, motorinin tavan satış fiyatı 4,29 lira olarak belirlendi. Böylece benzinin litre fiyatı 2 kuruş, motorinin litre fiyatı 1 kuruş arttı.

Söz konusu tarihlerde İstanbul Anadolu Yakası'nda benzinin litresi 4,99 lira, motorinin litresi 4,30 liradan; Ankara'da benzinin litresi 5 lira, motorin litresi 4,30 liradan; İzmir'de benzinin litresi 5,01 lira, motorinin litresi 4,28 liradan satılacak.


Search

Labels