Labels

About Me

Haberi çeşitli kaynaklardan sorgular ve ziyaretcilerine en doğru haberleri paylaşır.Haberi kaynağına soracaksın... Habersor editoru
türkiyem haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türkiyem haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

"Bir kazması olmayan adama gel bu köprüyü yap" demişler!

| 26 Haziran 2014 Perşembe |

İstanbul'a yapılan üçüncü boğaz köprüsü bağlantı yollarında çalışan işçiler ile iş makinelerinin sahipleri, paraları ödenmediği gerekçesiyle şantiye yollarını kapatarak çalışmaları durdurdu

Eski Edirne Asfaltı bölgesinden geçen üçüncü köprü bağlantı yolunda çalışan işçiler, paraları ödenmediği gerekçesiyle, iş makineleri ve kamyonlarıyla toprak yığarak, şantiye yolunu kapattı.

Paraları ödenmediği takdirde yolu açmayacaklarını belirten işçiler, “Üçüncü köprü inşaatı bağlantı yolu şantiyesinde çalışıyoruz. Burada 100'ün üzerinde işçi vardı. Para vermeye vermeye burada kimse kalmadı. 4-5 aydır paralarımız ödenmiyor. Bize hep, 'Bugün git, yarın gel' deniliyor. Bizi dolandırıyorlar. Ödeme yapmadıkları için araçlarımız da yatıyor. Çalıştırmaya çalıştırmaya araçlar çürüdü. Burada para alamayınca, oradan buradan borçlanıyoruz. Başka işe de gidemiyoruz.

Böyle boşta bekliyoruz. Para ödemedikleri gibi, sigortalarımızı da kestiler. Ana firma olan İCA, 'Biz bu işin arkasındayız. Siz çalışın, taşeron firma paranızı ödemezse biz size öderiz' demişti. Şimdi Taşeron firma ile ana yüklenici firma arasında anlaşmazlık çıkmış. Onların anlaşmazlığı sonucu biz mağdur olduk. Bize ödeme yapılmıyor. Hafriyat işini alan taşeron firmanın hiçbir araç gereci yok. Bir kazması olmayan adama milyon metre hafriyat vermişler. Adamlar gelmiş, birine selam vermişler, iş almışlar. Ama bakıyorsun, işi yapan bizleriz. Ama parayı alamayan da bizleriz.


Bizim sırtımızdan para kazanıyorlar. Üçüncü köprü yolları inşaatında çalışan diğer şantiyelerdeki arkadaşlar da paralarını alamadılar. Biz bu yüzden şantiye yolunu kapattık. Toplamda 1 milyon lira alacağımız var. Paramız ödenmeden de bu yolu açmayacağız. Bu ülkede kamyoncunun sırtına basıp zengin olan binlerce insan var. Yetkililer istesin, bu milletin parası internet tuşuna basılarak 'tık' diye ödenir dediler.

ÖDEMEYİ YAPACAĞIZ

Hafriyat işini alan taşeron firma İDB'nin yetkilisi Bayram İşbilir ise işçilere ödeme yapmadıklarını doğrulayarak, “Ödemeyi yapamadık. Çünkü mevcut önümüzde bir işimiz var. Proje, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından durduruldu. Şimdi önümüz açıldı. Dolguyu yapıp ödemelerimizi yapacağız. Yani bir projeden para gelecekti, gelmediği için de ödeme yapamadık diye konuştu.


Öte yandan, polis ekipleri de şantiye alanına gelerek güvenlik önlemi aldı. vatan


İnşaat'ta iskele çöktü müfettiş ile mühendis öldü.

| 13 Haziran 2014 Cuma |

Ankara'dan teftiş için gelmişlerdi.

Olay, merkez Melikgazi İlçesi Tacettinveli Mahallesi'ndeki Hassan Yapı'ya işyeri ve konut inşaatında meydana geldi. Ankara'dan gelen 25 iş müfettişinden biri olan Çalışma Ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Güvenliği Ankara Grup Başkanlığı'nda görevli ve 1 yıllık evli 29 yaşındaki Naci Ayvalıoğlu, firmanın inşaatı mühendisi Baki Güneş ile birlikte inşaatta denetleme yaptı.

DENETİM YAPARKEN İSKELE ÇÖKTÜ

İnşaatın 5'inci katındaki iskelenin çökmesi sonucu Müfettiş Ayvalıoğlu ve Güneş, 2'nci kattaki dükkanların olduğu bölümün terasına düştü.

OLAY YERİNDE HAYATLARINI KAYBETTİLER

Müfettiş Naci Ayvalıoğlu ile kendisine inşaatı gezdiren inşaat firmasında görevli mühendis Baki Güneş olay yerinde öldü. Olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
(Naci Ayvalıoğlu 1 yıl önce evlenmişti)


Bayrağı indiren komando eğitimli MİT'ci iddiası.

| 11 Haziran 2014 Çarşamba |

HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, bayrak indirme olayına ilişkin, 'Bunu bir çocuk değil, ancak komando eğitimi görmüş genç biri yapabilir' dedi

Kemal Burkay: Bayrak indirme olayının arkasında MİT olabilir
 HAK-PAR Genel Başkanı Kemal Burkay, bayrak olayının arkasında PKK içine sızmış istihbarat kuruluşları olabileceğini öne sürdü.

 “Bayrağı indiren, her halinden eğitimli bir komando olduğu belli kişi kim? Niçin derdest edilmedi? Şu anda nerede?” diyen Burkay, "KCK içinde yaklaşık bin MİT mensubu olduğunun medyaya yansıdığını" hatırlatarak, "Bu kişilerin şimdi ne yaptıklarının bilinmediğini" ifade etti.


Burkay, yüzü maskeli bir kişinin direğe çıkıp bayrağı indirdiğini ve kayıplara karıştığını hatırlattı. Burkay, “Kışlanın yüksek duvarından ve iç kısımdaki tel engelin üzerinden atlamasına, yüksek direğe tırmanıp bayrağı indirmesine bakılırsa, bunu bir çocuk değil, ancak komando eğitimi görmüş genç biri yapabilir. Bu kişi şu anda nerede? Nasıl olur da silahlı nöbetçilerin ve özel timcilerin arasında bütün bunları böyle rahatça yapabildi, kendisine karışılmadı ve kolayca çekip gitti? ” diye konuştu.

Olayın üzerinde ciddi şüpheler olduğunu, yapılanın kamuoyunu kışkırtmaya, gerilimi büyütmeye yönelik bir provokasyon olduğunu gösterdiğini anlattı. Daha önce Mersin’de de böyle bir provokasyon yaşandığını ve sonrasında ülke genelinde olaylar yaşandığını hatırlattı.
Burkay, “Böylesi provokasyonları yapanlar eğer biliniyorsa hemen yakalanmalı. Yoksa bu türden yeni provokasyonlar yaşanacak, ortam çok daha gerilecek ve kitleler kışkırtılıp çok daha kötü gelişmelere yol açılacak.” ifadelerini kullandı.

Kemal Burkay, geçmişte "KCK ve bazı başka örgütler adına sokakları karıştıran, sağa sola molotof bombası ve bomba atan, ölümlere yol açan gruplar içinde MİT elemanlarının, provokatörlerin olduğunu da bildiklerini" kaydetti. Burkay, “Birkaç yıl öncesi İstanbul’da otobüse molotof kokteyli atıp bir genç kızın ölümüne yol açan kişinin bir MİT elemanı olduğu anlaşıldı. Batman’da böylesi bir bombacının yakalandıktan sonra emniyetin elinden çekilip alındığını bizzat emniyet müdürü açıkladı. Daha birkaç yıl öncesi KCK içinde 1.000 dolayında MİT elemanı olduğu medyaya yansımıştı. Ne oldu bu kişiler? Ergenekon örgütü kurumlardan temizlendi mi, yoksa bir dizi ‘uyuyan hücre’ harekete geçmek için uygun zamanı mı bekliyor? Ve şu anda indirilen bayrak olayında da işin içinde, Genelkurmay’ın ‘sabrını zorlayan’ böylesi hücreler olamaz mı?” sorularını yöneltti. korhaber.com


İstanbulun göbeğinde ambulans olmadığı için kamyonetle hasta taşındı.

| 10 Haziran 2014 Salı |



İstanbul’un orta yerinde ambulans yokluğu nedeniyle hastalarını kamyonetle taşıyan aile yürek burkan bir manzara yarattı…

İstinye Devlet Hastanesi’nde ambulans olmadığı için hastalarını kamyonetin kasasında taşımak zorunda kalan aile halkın şaşkın bakışları arasında İstanbul sokaklarında ilerledi.


Bayrak indirme reklamdı gerçek oldu.

| |

Diyarbakır'da PKK sempatizanı bir gösterici tarafından Türk Bayrağı'nın indirilmesi tüm yurtta protesto edildi.

Diyarbakır'da bir göstericinin önceki gün 2. Hava Kuvvet Komutanlığı'ndaki Türk Bayrağı'nı indirmesi tüm yurtta protesto edildi. İstanbul'daki gösterilerde Ülkücü bir grup genç, AK Parti'nin 30 Mart seçimlerinde kullandığı reklam filmine gönderme yaparak, etten duvar örüp bayrak dikti.

Türkiye dün geceyi ayakta geçirdi! Diyarbakır'da bir göstericinin Türk Bayrağı'nı indirmesiyle başlayan gerginlik sürüyor. Devletin zirvesinden ardarda sert açıklamalar gelirken Ülkü Ocakları, tüm yurtta bir dizi protesto gösterisi gerçekleştirdi. Ankara'da Kızılay'da yürüyüş yapılırken İstanbul'da da Mecidiyeköy'de toplanan gençler, Diyarbakır'da yaşanan olayları protesto etti.

AK PARTİ REKLAMINA GÖNDERME

İstanbul'daki gösterilerde binlerce genç Mecidiyeköy meydanında toplanırken bir grup gösterici de AK Parti'nin 30 Mart yerel seçimlerinde kullandığı reklam filmine gönderme yaptı. Yön tabelasında etten duvar ören gençler, Türk Bayrağı astı.

POLİS, GRUBUN ÖNÜNÜ KESTİ


Kalabalık grup, dün saat 21.00'de Mecidiyeköy'den Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. Ancak yürümek isteyen kalabalık Şişli'ye doğru yürümeye başladı.

Halaskargazi Caddesi üzerinden Şişli Camii önüne kadar gelen grubun önü burada TOMA ve Çevik Kuvvet ekipleri tarafından kesildi.

Polis, toplanan kalabalığın Taksim'e yürüyüşüne izin verilmeyeceğini belirtti. Bunun üzerine, Şişli Camii önünde biriken kalabalık, önce tekbir getirdi, ardından İstiklal Marşı'nı söyledi.

"ÜLKÜCÜ YEMİNİ"

Ülkü Ocakları İstanbul Şube Başkanı Ahmet Yiğit Yıldırım, yüksek bir noktaya çıkarak kalabalığa seslendi.

Konuşma sırasında grup sık sık tekbir getirdi. Yıldırım'ın konuşmasının ardından "Ülkücü Yemini" edildi. Kalabalık grup daha sonra 'Hükümet istifa', 'Hepimiz ölelim, bayrağımız yaşasın' sloganları attı.


Ormana götürdüğü kız arkadaşının zorla elbiselerini çıkardı.

Davanın ilk duruşmasında savunması alınan tutuklu sanık R.C., suçlamaları reddetti.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianameye göre; 24 yaşındaki R.C., 2 yıldan bu yana görüştüğü kız arkadaşı N.G.’yi gezme bahanesiyle ıssız bir yere götürdü. Burada genç kızı öpmeye çalışan şüpheli R.C., N.G.’nin karşı koyması üzerine önce tokat atarak yere düşürdü.

 Mağdurun yere düşmesi üzerine saldıran şüphelinin, "Ben buraya bunun için geldim. Yoksa burada ne işim var?" dedi. Mağduru döverek üzerindeki kıyafetleri zorla çıkaran ve tecavüz ettiği öne sürülen şüpheli R.C.’nin cinsel saldırıdan sonra, "Ben istediğimi aldım" diyerek hakaret ettiği kaydedildi. Daha sonra mağdur N.G.’yi bir taksiye bindirerek şehir merkezine bırakan şüphelinin, araçta ağlayan kızın durumunu soran taksi şoförüne de, özel sorunları olduğunu söyleyip, karışmamasını istediği dile getiriliyor.

14 YIL HAPİS CEZASI İSTENDİ

İddianamede olaydan sonra mağdurun polis merkezine giderek şikayetçi olduğu ve sevk edildiği hastanede boynunda, yanağında, sol gözünde, başında ve boyun bölgesinde çok sayıda sıyrık ve morarma tespit edildiği ifade edildi. İddianamede, mağdurun şikayeti üzerine tutuklanan şüphelinin eylemlerinin ’Nitelikli cinsel saldırı’ ve ’Alenen hakaret’ suçlarını oluşturduğu belirtilerek, R.C.’nin 14 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi. Mağdurun suç atımında bulunmak için bir nedeni olmadığını vurgulayan Savcı, adli raporlarla doğrulanan ifadelerinin samimi bulunduğunu kaydetti.

TAKSİDE BİLE BOĞAZIMI SIKIP BENİ DÖVÜYORDU

İddianamenin kabul edilmesinin ardından tutuklu sanık R.C.’nin yargılanmasına Diyarbakır 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde başlandı. Davanın ilk celsesinde ifadesi alınan mağdur N.G., sanıktan şikayetçi olduğunu belirterek, "Olay yerine taksi ile gitmiştik. Taksi şoförü bizi bıraktıktan sonra ayrıldı. Oradayken bana saldırıp tecavüz etti. Olay yerinden ayrılırken sanık telefonla yeni bir taksi çağırdı. Bu taksi geldiğinde taksi şoförüne nişanlı olduğumuzu, aramızdaki meseleye karışmaması gerektiğini söyledi. Çünkü taksi içerisinde bile boğazımı sıkıp beni dövüyordu" diye konuştu.

CİNSEL İLİŞKİYE GİRMEK İSTEDİ

Daha sonra ifadesi alınan sanık R.C., kendisine iftira atıldığını belirterek, "Suçlamayı kabul etmiyorum. Mağduru 2 yıldır tanıyorum. Kendisi ile sevgiliydik. Diyarbakır’a geldiğimde yüzyüze görüştük. Olay günü buluştuktan sonra bir taksiye binip gittik. Gideceğimiz yeri kendisi seçti. Kendisini kaçırmamı, yoksa intihar edeceğini söyledi. Hatta köprüden atlamaya çalışırken engel oldum. Kendisine engel olmak için 2-3 tokat attım. Sonra olay yerinden ayrıldık. Kesinlikle cinsel saldırıda bulunmadım. Evlenmek istemediğim için bana iftira attı. Olay yerine gittiğimizde kendisi cinsel ilişkiye girmeyi teklif etti. Benden ayrıldıktan sonra aile büyükleri arayarak, evlenmek için kızı almamı, aksi halde şikayet edeceklerini söylediler" dedi.

Duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme sanığın tutukluluk halinin devamına karar vererek, mağdur N.G.’nin beden ve ruh sağlığının bozulup bozulmadığının tespiti için Dicle Üniversitesi’ne sevk edilmesine hükmetti. Duruşma eksiklerin giderilmesi için ileri bir tarihe ertelendi.


Kız İmam Hatip lisesinde 2. intihar vakası

| |

Kız İmam Hatip lisesinde 2. intihar vakası

SİVAS’ta 45 gün önce bir kız öğrencinin intihara teşebbüs ettiği Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi’nde ikinci kez intihar girişimi yaşandı. Üçüncü kattaki mescit balkonundan atlamaya çalışan B.Y.’yi son anda öğretmenleri yakaladı.

Sularbaşı Mahallesi’nde bulunan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi son sınıfında öğrenim gören 17 yaşındaki B.Y., sabah saatlerinde okulun 3’üncü katında bulunan mescidin balkon kısmına çıktı. Balkon demirlerinin dış kısmına geçerek kendisini sarkıtan genç kızı fark eden okul arkadaşları büyük panik yaşadı. Okuldan çığlıklar yükselirken, durumu fark eden öğretmenleri olaya müdahale etti.

 3 arkadaşı da genç kızı ikna etmek için dil döktü. Bu sırada genç kızın yanına yaklaşan 2 öğretmen aşağı atlamak isteyen öğrenciyi son anda yaptıkları müdahale ile belinden tutup çekerek balkon kısmına aldı. Bir süre sakinleştirilmeye çalışılan öğrenci, daha sonra okul içine götürüldü. Genç kızın ders notlarının kötü olduğu gerekçesiyle intihara teşebbüs ettiği iddia edildi. Polis olayla ilgili soruşturma başlattı.

25 Nisan’da da aynı okulun mescit balkonundan 17 yaşındaki R.K. intihara kalkışmış, 3’ün kattan toprak zemine düşen genç kız, yaralı olarak hastanede tedavi altına alınmıştı.



Erkek yeğenlerine tecavüz etmiş.

| |

 ''İçiniz rahat mı? Küfür etmeyeceğim'' 

ERZURUM’da yaşları küçük 2 erkek yeğenine tecavüz ettiği suçlamasıyla tutuklu yargılanan 34 yaşındaki Suat D., Yargıtay’ın bozma kararının ardından tekrar yargılandığı 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yine 56.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Karar sonrası Suat D. mahkeme heyetine ''İçiniz rahat mı? Küfür etmeyeceğim'' dedi.

Merkez Aziziye İlçesi’nde 2009 yılında Suat D.’nin, o dönem 8 ve 10 yaşlarında olan yeğenleri R.D. ile S.D.’ye tecavüz ettiği iddia edildi. Suat D.’nin 3 yıl boyunca da yeğenlerine zaman zaman tecavüz ettiği öne sürüldü. Şikayet üzerine gözaltına alınan SUat D., 11 Mayıs 2013 günü tutuklanarak Erzurum E Tipi Cezaevi’ne konuldu. Suçlamaları kabul etmeyen ve kendisine iftira atıldığını söyleyen amca Suat D., 15 Ocak 2013 tarihinde Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapılan duruşmada, yeğenleri R.D. ve S.D.’ye yönelik olarak yaptığı ’Çocuğun nitelikli cinsel istismar suçundan’ 41.5 yıl, her iki yeğeninine karşı ’kişi hürriyetinden yoksun bırakmak’ suçundan ise 15 yıl olmak üzere toplam 56.5 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Temyiz edilmesi sonrası Yargıtay 14’üncü Ceza Dairesi tarafından karar bozuldu. Yargıtay, mağdur çocukların çelişkili ifadelerde bulunmalarını ve ruh sağlıklarının bozulup bozulmadığına ilişkin tespitin zamanında yapılmamasını gerekçe göstererek bozma kararı aldığını açıkladı.

Bozma kararı üzerine, sanık Suat D., Erzurum 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yeniden yargılanmaya başlandı. Aldırılan yeni raporda da çocukların ruh ve beden sağlığının bozulduğu belirlendi. Geçen duruşmada raporun aleyhine gelmesine sinirlenen Suat D. mahkeme heyetine küfür etti. Suat D., bugün yeniden görülmeye başlanan davada 3’üncü kez hakim karşısına çıktı.

Mahkeme heyeti, Suat D.’yi yine aynı suçlardan toplam 56.5 yıl hapis cezasına mahkum etti. Suat D. karar sonrası mahkeme heyetine, "İçiniz rahat mı? Yaptığınız adalet mi? Küfür etmeyeceğim" dedi.


Sekreter Asuman prof.cinayeti işlerken oradaymış!

| 9 Haziran 2014 Pazartesi |

Selçuk Üniversitesi’nde Doç.Dr. Celalettin Özdemir’i öldüren Prof. Dr. Ahmet G. ifadesinde, “Bağırmasın diye boğazını kestim. Bu sırada Asuman S., de arkamda duruyordu” dedi.

Selçuk Üniversitesi’nde Kimya Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet G.’nin, aynı fakültede görevli Çevre Mühendisliği öğretim üyesi Doç. Dr. Celalettin Özdemir’i, boğazını keserek öldürdüğü, Türkiye ’yi dehşete düşüren cinayetin ayrıntılarına ulaştı.

Milliyet gazetesinden Sertaç Koç’un haberine göre, Prof. Dr. Ahmet G., olayın ardından Karatay ilçesindeki Adliye’ye giderek teslim oldu. Ahmet G.’nin bu itirafı karşısında dehşete düşen savcı, durumu hemen polise bildirdi. Ahmet G., emniyette verdiği ifadesinde şunları kaydetti:
“Fakültede görevli Asuman S., ile yaklaşık iki yıldır birlikteliğimiz vardı. Ben ve o evli olduğumuz için Konya’daki bir otelde birçok kez buluştuk. Asuman S. benden ihtiyacı olduğunu söyleyerek birçok kez para aldı. Bazen bana hamile kaldığını ve kürtaj olması gerektiğini söyleyerek bazen de çeşitli bahanelerle para almayı sürdürdü.

Daha sonra Asuman’ın cep telefonuna gelen aşk mesajlarından aynı fakültede Doç. Dr. olan Özdemir’in de, sekreter Asuman S. ile ilişki yaşadığını öğrendim. Ben daha sonra bunu kabul edemeyeceğimi söyledim. Asuman S. , Özdemir’in de benden haberdar olduğunu ve benden ayrılmasını istediğini söyledi.
‘Psikolojimi bozdu’
Özdemir’le aramızdaki gerginlikler son bir aydır şiddetli şekilde sürüyordu. Ona Asuman S.’den ayrılmasını söyledim. Beni eşim olan Prof. Dr. H.G.’ye ve üniversite yönetimine şikayet etmekle tehdit etti. Elinde benim Asuman S.’ye gönderdiğim cep telefonu mesajları olduğunu söyledi. Bu durum psikolojimi bozdu.
Olay günü, Asuman S. ile konuştum. Konuşmamızda bana, Özdemir’in yine beni karıma söylemekle tehdit ettiğini söyledi. Bu konuşmanın ardından doçentle konuşmak üzere odasına doğru yöneldim. Bu sırada

Asuman S. de arkamdan geliyordu.
Özdemir’le tartışmamız bir anda şiddetlendi. Ben bu sırada yanımdaki bıçakla doçente saldırdım. Daha sonra bıçağı birkaç kez sapladım. Özdemir bunun üzerine “yetişin adam öldürüyorlar” şeklinde bağırmaya başladı. Ben de bir anda paniğe kapılarak bağırmasın diye bıçakla boğazını kestim. Doç. Dr. Özdemir kanlar içinde yere düştü.

Odayı arkadan kilitledi
Bu bağrışmaların ardından odanın Asuman S. tarafından üzerime kilitlediğini duydum. Elimle kapıyı açmak istediğimde kapı kilitliydi. Daha sonra üzerimin kan olduğunu fark ettim. Özdemir’in montunu giydim odanın penceresinden atlayarak kaçtım. Eve giderek üzerimi değiştirdim.

Gece doçentin odasına geri geldim ve yine pencereden odaya girdim. Odadaki kan izlerini ve parmak izlerimi temizledim. Daha sonra, Asuman’ın olay esnasında odaya attığı anahtarı alarak kapıyı açtım ve dışarı çıktım. Kapıyı kilitledikten sonra da Asuman S., ile her zaman buluştuğumuz otelde buluştum. Bunun sonrasında da Adliye’ye giderek savcılığa teslim oldum.”

Asuman S. iddiaları reddetti
Prof.Dr. Ahmet G.’nin cinayet işlenirken arkamdaydı, odayı üzerime kilitledi iddiaları üzerine polis ekipleri, sekreter Asuman S.’yi de gözaltına aldı. Asuman S.’nin emniyetteki ifadesinde, profesör Ahmet G. ile ilişkisini kabul ettiği, ancak öldürülen Doç. Dr. Celalettin Özdemir ile ilişkisi olduğunu kabul etmediği öğrenildi. Sekreter Asuman S. ayrıca, profesör Ahmet G.’nin cinayet anında arkasından odaya geldiğini ve odanın kapısını kilitleyerek anahtarı içeriye attığı yönündeki iddiaları ise kabul etmediği öğrenildi.

Serbest kaldı
Ahmet G. ve Asuman S. emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevkedildi. Her iki şüpheli de emniyetteki ifadelerini tekrarladı. Ahmet G. tutuklanırken, Asuman S. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. İfadelerden yola çıkan polis, Ahmet G. ve Asuman S.’nin Konya merkezindeki bir otelde 20’den fazla buluştuğunu tespit etti.


"Montaj kasetlerde" şıracının şahidi bozacı.

| 8 Haziran 2014 Pazar |

Yılmaz Özdil TÜBİTAK'ın skandal raporunu köşesine taşıdı.


Yılmaz Özdil / Hürriyet - Şıracının şahidi bozacı da denir.
Çünkü...
İki farklı kişi değildir.
Aynı kişidir.
*
Osmanlı’dan kalma atasözüdür.
*
Malum, boza kışlıktır. Havalar soğuduğunda boza yapıp satan bozacılar, yaz mevsiminde yevmiyeyi doğrultmak için şıra yapıp, şıracı olurlardı.
*
Bozacıya sorarlardı, şıra nasıl?
“Şahane” derdi.
Şıracıya sorarlardı, boza nasıl?
“Mükemmel” derdi.
*
Ne desin?
*
Tübitak da, 2008’e kadar Tübitak’tı.
Bağımsız kurumdu.
2008’de Başbakanlığa bağlandı.
Tübit’ak oldu!
*
Başbakana soruyorlar, Tübitak nasıl?
“Şahane” diyor.
Tübitak’a soruyorlar, Başbakan nasıl?
“Mükemmel” diyor.


Hakim adayını mülakat'ta 11 kez abuk subuk sorular ile elemişler.

| |

Gazeteport'un haberine göre, Milli Eğitim Bakanlığında avukat olarak çalışan ve hakim savcı olmak için 11 kez sınava girip 11'inde de başarılı olan, ancak mülakat sınavlarında elenen Halil Atlı'nın durumu TBMM'nin de gündemi oldu.

CHP Kırklareli milletvekili Turgut Dibek, Atlı'nın durumunu Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a ileterek, ''11 kez yazılı sınavları kazandı ama mülakatta tuhaf sorular ile eleniyor. Noel Baba’nın yaşadığı antik kenti bile sormuşlar'' dedi. Bakan Bozdağ ise, ''11 kez sınava girip mülakatta elenen kişinin durumuna şimdi vakıf oldum. Konuyu soruşturacağım ve bilgi vereceğim'' cevabını verdi.

Milli Eğitim Bakanlığında Avukat olan Halil Atlı, “Adli Yargı Hâkim ve Savcı Adaylığı” yazılı sınavında 11 kez başarılı olmasına rağmen mülakat sınavlarının tümünde elendi. Sınav komisyonu Atlı'ya son mülakatta ''Seni almıyoruz, rağmen neden ısrarla sınava giriyorsun” diye sordu. Atlı'ya mülakatta '' Künde sanatı ne demektir ? Pritzker ödülünü alan ilk kadın mimarın ismi nedir ?'' gibi sorular da yöneltildi.

Daha önce de 22 kez sınav kazanıp 22 kez mülakatta elenen hazine avukatı Adem Sevilmiş’e de, ''Laptop bilgisayarlarda kaç çeşit batarya vardır. Elma ağaçları kaç metre arayla dikilir ? Osmanlının ilk dış borcu ne kadardı? gibi sorular yöneltilmiş ve elenmişti.
 


Akşam'ın sahibi sütçü çıktı.

| 7 Haziran 2014 Cumartesi |

CHP'nin, hakkında suç duyurusunda bulunduğu TMSF’nin son müşterisi Ethem Sancak’ın süt sektöründe de büyük yatırımları olduğu ortaya çıktı. TÜSİAD Başkanı’nı istifaya götüren “Sütten çıkmış kara kaşık” manşetini atan Akşam’ın yeni patronu, tarım ve hayvancılık sektöründe 5 milyar dolarlık yatırım planı bulunuyor.

Kamuoyunda “Patronlar Kulübü” olarak bilinen TÜSİAD’da yaşanan istifa depreminin yankıları sürüyor. “Sütten Çıkmış Kara Kaşık” manşetini atarak TÜSİAD Başkanı Yılmaz’ın istifasında büyük rol oynayan Akşam Gazetesi’nin sahibi Ethem Sancak’ın, süt sektöründe Yılmaz’ın rakibi olduğu belirlendi. Yaklaşık beş yıl önce “tarım ve hayvancılık” sektörüne adım atan Ethem Sancak’ın, Denizli’nin Acıpayam ilçesinde Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü’nden (TİGEM) kiraladığı arazi üzerinde, Avrupa’nın en büyük süt üretim çiftliğini kurduğu saptandı. Çiftlik için 50 milyon dolarlık yatırım gerçekleştiren Sancak’ın, tarım ve hayvancılık sektörüne uzun vadede 5 milyar dolarlık yatırım yapmayı planlıyor.


ETHEM BEY’İN ÇİFTLİĞİ VAR


Ethem Sancak’ın, süt sektöründe Sütaş’ın en büyük rakibi olmaya aday olduğu ortaya çıktı. Ethem Sancak, yaklaşık beş yıl ilaç şirketindeki hisselerini satarak tarım ve hayvancılık sektörüne girdi. Ata Holding ile Atasancak Acıpayam Tarım İşletmeleri Şirketi’ni kuran Sancak, Tarım işletmeleri Genel Müdürlüğü ‘TİGEM’in Acıpayam’daki 24 bin dekarlık arazisini 30 yıllığına kiraladı. Arazi üzerine, Avrupa’nın en büyük süt üretim tesisi inşa edildi. Tesis 2008 yılından bu yana hizmet veriyor. Tesislerin inşası için 50 milyon dolar kaynak harcanırken, halen çiftlikte 80 ton günlük süt üretimi gerçekleştiriliyor.


ÇİFTLİĞİNDE “6 BİN 500” İNEĞİ VAR


Atasancak şirketi, çiftlikteki inekleri ise ABD’den ithal etti. İlk ithalat ise 2007 yılının Aralık ayında bin 100 adet gebe düve ile yapıldı. Ardından 2008’de bin 700 adet daha gebe düve getirilerek sayı 2 bin 800’e ulaştı. Halen işletmede yaklaşık 6 bin 500 adet dişi hayvanın bulunduğu belirtildi. İşletmenin ihtiyacı olan yemler de sözleşmeli çiftçilik modeli ile çevre köylerden karşılanıyor. Tesis Avrupa’nın en büyük süt üretim merkezi olarak biliniyor. Tesiste 2014 yılı sonuna kadar günlük süt üretiminin 170 bin tona kadar yükseltilmesi öngörülüyor. Çiftlikte, halen 180 işçinin çalıştığı ve bu işçilerin de sendikasız olduğu öğrenildi.


ARAPLAR ORTAK OLMAK İSTİYOR


Tarım ve hayvancılık sektörüne toplam 5 milyar dolarlık yatırım yapmak istediğini açıklayan Ethem Sancak, şu anda ürettiği sütün büyük kısmını restoranlar başta olmak üzere işletmelere veriyor. Önümüzdeki yıllarda birden fazla markanın oluşturulması öngörülüyor. Yine üretilen sütün bir kısmının da işlenerek Arap ve Avrupa ülkelerine ihraç edilmesi planlanıyor. Bu arada, Ethem Sancak’ın çiftliğine ortaklık konusunda Körfez sermayesinden de teklifler geldiği kaydedildi.


Diyarbakırda karakola saldırdılar.

| |

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde bir grubun jandarma karakoluna saldırısı sonrası çıkan arbedede 1 kişi hayatını kaybetti, biri asker 2 kişi de yaralandı.

Diyarbakır’ın Lice ilçesinde devam eden olaylarda bir grup, Abalı Jandarma Karakolu’na silahlı ve molotoflu saldırı düzenledi. Jandarma ekipleri de gruba müdahale etti. Çıkan olaylarda R.B. (24) adlı gösterici hayatını kaybederken, biri asker 2 kişi de yaralandı. Yaralılar hastanelere kaldırıldı. Bölgede gerginlik sürüyor.

TUNCELİ'DE DE SALDIRI

Tunceli'nin Ovacık İlçesi Kuşluca Jandarma Karakolu'na PKK'lı teröristler uzun namlulu silahlarla saldırı düzenledi. Askerlerin karşılık vermesiyle çıkan çatışmada ölen ya da yaralanan olmadı.

Ovacık'ın Kuşluca Köyü'nde yapımı tamamlanmak üzere olan Kuşluca Jandarma Karakolu'na saat 18.30 sıralarında PKK'lı kalabalık bir grup, önce karakolun koruma kulelerine ateş açtı. PKK'lı teröristler ardından iki farklı noktadan karakolu ateş açtılar. Karakoldaki askerlerin anında karşılık vermesiyle yaklaşık 15 dakika süren çatışma yaşandı. Çatışma da ölen ya da yaralananın olmadığı öğrenildi.

PKK'lı grubun saldırısının duyulması üzerine karakola Ovacık ilçe merkezinden helikopterlerle Jandarma Özel Harekat Timleri indirildi. Kobra helikopterlerde çatışmadan sonra kaçan PKK'lı teröristlerin bulunduğu alanları ateş altına aldı.


Milletin a. koyacağız diyen adam

| |

Milletin a. koyacağız diyen adama plaket verilince twitter yıkıldı.


Sebze ve meyvede zam yağmuru

| |

Tüm Bostan Sebze Meyve Komisyoncu ve Tüccarlar Federasyonu (TÜMESKOM) Başkanı Burhan Er, soğuktan sonra yağışlı havaların üreticileri olumsuz etkilediğini belirterek, "Son günlerde ülke genelinde etkisini gösteren olumsuz hava nedeniyle sebze ve meyve fiyatlarında 2 gün içerisinde yüzde 20-30 arasında artış olacak" dedi.

TÜMESKOM Başkanı Burhan Er, Mart'tan itibaren Türkiye genelinde etkili olan soğuk hava nedeniyle sebze ve meyvelerin zarar gördüğünü ve bunun da fiyatlara yansıdığını söyledi.

Son günlerde yine ülke genelinde yağışlı havanın etkili olduğunu hatırlatan Er, çiftçilerle sürekli koordinasyon içinde olduğunu ve yağışların ürünlere etkisi üzerine bilgi aldığını anlattı.

Er, bu durumun kendilerine olumsuz yansıdığını dile getirerek, "Bu, maalesef sebze ve meyve fiyatlarına etki edecek. Son günlerde ülke genelinde etkisini gösteren olumsuz hava nedeniyle sebze ve meyve fiyatlarında 2 gün içerisinde yüzde 20-30 arasında artış olacak. Her ne kadar stoklarda mal varsa da kaçınılmaz olarak bu artış olacak çünkü belli bir bölgede değil, ülke genelinde yağış etkili" dedi.

Olumsuz hava koşullarından en çok kayısı ve kirazın etkilendiğini belirten Er, şöyle devam etti:

"Zaten kayısı ve kiraz fiyatları geçen seneye oranla yüksekti. Bir hafta önce İzmir , Manisa, Afyon'daki kiraz üreticilerimiz darbe yemişti. Aydın'daki üreticilerle görüştüm. Çilek tarlaları çok büyük oranda hasar aldı. Bu nedenle çilek fiyatlarında artış kaçınılmaz. Aydın, Denizli gibi yerlerde de büyük hasar var. İşçiler kirazları toplayamıyor. Aynı şey erik için de geçerli. Tokat, Amasya bölgesinde kiraz geçen seneye oranla yüzde 70 hasarlı. Bu çok büyük bir rakam. Üretim çok düştü."


Be ve Ce planı ne ola ki?

| 4 Haziran 2014 Çarşamba |

Başbakan Erdoğan, partisinin grup toplantısı çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, PKK tarafından dağa kaçırılan çocuklar konusunda hükümetin B ve C planı sorusuna "Bu tür yapılacak şeyler söylendiği zaman buradan netice alınabilir mi? Tüm bu süreç şu anda güvenlik güçlerimiz tarafından takipte, olayın birçok boyutu var. Onların hazırlıkları içerisindeyiz. Hazırlıklarla birlikte hem parlamento hem parlamento dışı bütün adımlar bu noktada atılmış olacak" şeklinde cevap verdi.





Jet Fadıl'dan yatırımcısına iyi bahane!

Kamuoyunda 'Jet Fadıl' adıyla bilenen Fadıl Akgündüz'ün vaat ettiği gayrimenkulleri sahiplerine teslim etmediği, kiralarını da ödemediği ortaya çıktı.

GEREKÇELER ÇOK İLGİNÇ

Bayrampaşa’da yaptığı Caprice Gold Palace Otel’den devremülk alanlara Aralık 2013’te vaat ettiği teslim sözünü tutmayan Fadıl Akkündüz’ün, bu duruma Soma faciası, Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanı’nın konuşmalarını gerekçe göstermesi dikkat çekti.

DOLANDIRICILIKTAN 1,5 YIL HAPİS YATTI

Dolandırıcılıktan 1,5 yıl hapis yatan Fadıl Akgündüz’ün, Bayrampaşa’da yaptığı Caprice Gold Palace Otel’den devremülk alanlara Aralık 2013’te vaat ettiği teslim sözünü tutmadığı, kira gelirlerini de ödemediği kaydedildi. 'Jet Fadıl' olarak bilinen Fadıl Akgündüz’ün çeşitli gerekçeler sunarak, müşterilerini ikna etmeye çalıştığı belirtildi. Jet Fadıl’ın ödeme ve teslim yapmama gerekçelerinin arasında ise Soma faciası, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç ve Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu'nun konuşması var. Fadıl Akgündüz, bu konuşmaların piyasayı etkilediğini ve ödemelerin bu sebeple geciktiğini vurguluyor.

"GEZİ OLAYLARI, 17 ARALIK OPERASYONU..."

Fadıl Akgündüz’ün gerekçe mektuplarından bazıları şöyle:

““Hepinizin bildiği üzere ‘Gezi olayları’ ve ’17 Aralık operasyonu’ piyasayı ve özellikle mülk satışlarını son on aydır çok etkiledi.

Özellikle 17 Aralık operasyonundan 30 Mart seçimlerine kadar “Vergi Barışı” taksitlerinin son ödemesinin de 30 Nisan’da yapılacak olması eklenince, piyasadaki nakit ihtiyacı daha da artmıştır…


Pkk Diyarbakır Bingöl karayolunu kapattı yola çadır kurdu!

| |

PKK, 11 gündür kapalı tuttuğu Diyarbakır-Bingöl karayoluna çadır kurdu.

Duru Jandarma Karakolu’na 1 kilometre mesafedeki çadır, örgütün gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) üyelerinin kontrolünde.

PKK ve Abdullah Öcalan posterlerinin asıldığı çadırda kadınlar kazanlarla yemek pişiriyor, YDG-H üyeleri de çevrede 24 saat nöbet tutuyor. Yol boyu aralıklarla hendek açan eylemciler, farklı noktalarda kimlik kontrolü yapıyor. PKK’lılar, çadır civarında 3 kilometre boyunca kazı yaparak asfaltı adeta tarlaya döndürdü. Bir eylemci, karakol yapımı devam ettiği sürece yolu açmayacaklarını söyledi.

Diyarbakır -Bingöl karayolunu ulaşıma kapatan eylemciler, asfaltı yaklaşık 3 kilometre boyunca iş makineleriyle kazdı. Zaman'ın haberine göre; Adeta tarlaya dönen yolun kenarına PKK bayrağı ve Abdullah Öcalan posterleri asan eylemciler, Fis Ovası ile Duru Jandarma Karakolu arasındaki bölgede kontrol noktası kurdu. Yola belirli aralıklarla hendekler açarak müdahaleleri engellemeye çalışan gruplar, farklı noktalarda kimlik kontrolü yapıyor. Yüzleri kapalı eylemciler, gelişmeleri yukarıdaki çadıra bildiriyor. Bölgedeki köylerde ikamet edenler de çadırlarda sırayla nöbet tutuyor, eyleme destek veriyor.

Diyarbakır-Bingöl karayolunu 11 gündür kapalı tutan PKK’nın gençlik yapılanması Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi (YDG-H) üyeleri, yol kenarında adeta geçici bir ‘yaşam merkezi’ oluşturmuş. Karakolun yaklaşık 1 kilometre karşı tarafına kurulan çadırda kadınlar her gün kazanlarla yemek pişiriyor. Eylemcilerin merkez olarak kullandıkları çadırın çevresinde YDG-H üyeleri 24 saat nöbet tutuyor. Adını açıklamayan eylemcilerden biri, karakol yapımı devam ettiği için 11 gündür yol kapatma eylemi yaptıklarını söyledi.

Hükümet adım atıncaya kadar eyleme devam edeceklerini vurgulayan eylemci, Abdullah Öcalan ile 2 yıldır müzakerelerin devam ettiğini, bazı anlaşmalar yapıldığını hatırlattı. PKK’nın, atması gereken adımları attığını, hükümetin ise adım atma yerine baskı oluşturmaya başladığını savunan eylemci, Kürt halkı olarak kandırılmayacaklarını ifade etti. Yaklaşık 1 ay önce yaptıkları yol kesme eylemi sırasında 2 uzman çavuşun kaçırıldığını anlatan eylemci, ‘Abalı Karakolu’nun yapımının durdurulacağı’na ilişkin kendilerine söz verildiğini; ancak inşaatın devam ettiğini söyledi. Eylemci, Bingöl-Diyarbakır, Muş-Bingöl, Muş-Kulp, Kulp-Hazro, Hani-Diyarbakır ve Hani-Lice yollarını kontrol altında tuttuklarını, buralarda arama noktaları oluşturduklarını belirtti. Geçtiğimiz hafta kaçırdıkları uzman çavuş İlhan Çalışkan’ın sağlık durumunun gayet iyi olduğunu, güvenli bir alanda bekletildiğini, somut adım atılırsa serbest bırakılacağını kaydetti.


Vali Mutlu'dan İstanbulun perişanlığına alaycı tweet

Son zamanlarda attığı Tweet'lerle dikkatleri üzerine çeken Vali Mutlu’nun gündeminde Üsküdar'daki o fotoğraf vardı. İlginç mesaj.

Twitter ’da yaptığı paylaşımlarla sık sık gündeme gelen İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’dan bu kez Temel Reis 'li ve esprili bir Tweet geldi.

 Vali Mutlu, Üsküdar ’da çekilen ve sosyal medyada paylaşım rekorları kıran denizle karanın birleşmiş izlenimi uyandırdığı fotoğrafın altına Karadeniz şivesi ile Temel Reis esprili bir mesaj paylaştı.

Vali Mutlu mesajında ‘Minibusüyle deniz seferlerini paşlatan cesur kaptanun Temel Reis oldiği ögrenildi. Hayurli yolcilikler...’ satırlarına yer verdi.


Bekir Bozdağ HSYK kararı "beni bağlamaz" dedi.

| |

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ergenekon hakimleri ve savcı Zekeriya Öz için yetkisini kullanarak iddiaların incelenmesi talimatını verdi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ , HSYK 'nın ilgili dairesinin Ergenekon hakimleri ve savcı Zekeriya Öz hakkında incelemeye gerek olmadığı yönündeki kararına karşı yetkisini kullanarak iddiaların incelenmesi talimatını verdiğini söyledi.

AK Parti Meclis Grup toplantısı öncesi gazetecilerin sorularını cevaplayan Bozdağ, Zekeriya Öz ile ilgili bir soruya "Kararlar bana geldi, ben onlarla ilgili gerekli kararı verdim ve HSYK'ya gönderdim. Yasal çerçevede yapmam gerekeni yaptım." dedi.

'İncelenmeli mi dediniz?' sorusuna ise Bozdağ, "O konularda yasal çerçevede yapmam gerekeni yaptım." diye konuştu. 'Orada takdir hakkınız var mı?' sözleri üzerine de Bozdağ, "Biz incelenmesi yönünde görüş bildirdik." şeklinde konuştu.


Search

Labels